Son yıllarda artan kira bedelleri, gayrimenkul piyasasında ev sahipleri ile kiracılar arasındaki hukuki anlaşmazlıklar artıyor. Kiraları piyasa koşullarına göre daha yüksek fiyatlardan güncellemek isteyen bazı mülk sahiplerinin "evde kendim oturacağım" veya "esaslı tadilat yaptıracağım" gerekçesiyle kiracıları tahliye etmesi, en sık karşılaşılan sorunlardan biri haline geldi.
Sosyal medyada yayımlanan ve kısa sürede dikkat çeken bir bilgilendirme videosu, kiracıların bu tür durumlardaki yasal haklarını yeniden gündeme getirdi.
"3 YIL BOYUNCA BAŞKASINA KİRAYA VEREMEZ"
Ev sahiplerinin ihtiyaç veya tadilat bahanesiyle kiracıları haksız yere tahliye etmesine karşı yasaların kiracıyı koruduğunu hatırlatan bir vatandaş, yayınladığı videoda şu kritik uyarılarda bulundu:
"Arkadaşlar artık şu konuyu netleştirelim. Ev sahibiniz geldi ve 'Ben oturacağım veya tadilat yaptıracağım, evden çıkar mısınız?' dedi. Siz de çıktınız. Ancak ev sahibi, üç yıl boyunca o evi sizden farklı yabancı kişilere kiraya veremez. Neden biliyor musunuz? Çünkü yasal olarak sizi tadilat dolayısıyla veya ihtiyaçtan kaynaklı olarak çıkarttığını beyan etti. Bunun başka bir nedeni olamaz."
KÖTÜ NİYETLİ TAHLİYELERDE TAZMİNAT YAPTIRIMI
Açıklamasının devamında, bu yöntemin genellikle kiraları suni olarak yükseltmek için bir kılıf olarak kullanıldığına dikkat çeken vatandaş, kiracıların yasal haklarını şu şekilde özetledi:
“Gayrimenkul hukuku gereği; ev sahibi, taşınmazı kendi ihtiyacı veya tadilat nedeniyle tahliye ettirirse, aynı evi haklı bir sebep olmaksızın 3 yıl boyunca eski kiracısından başkasına kiralayamaz.
Sırf daha yüksek kira geliri elde etmek amacıyla eski kiracısını çıkaran ve evi kısa süre içinde başkasına kiralayan ev sahipleri, yasaları ihlal etmiş sayılır.
Tahliye edilen kiracı, ev sahibinin kiralama yasağını ihlal ettiğini tespit ederse dava açarak asgari 1 yıllık kira bedeli tutarında tazminat talep etme hakkı kazanır.
Uzmanlar da kiracıların haklarını bilmelerinin altını çizerek, ihtiyaç sebebiyle tahliye durumlarında sürecin yazılı beyanlar ve hukuki zemin üzerinden yürütülmesinin mağduriyetleri önleyeceğini belirtiyor.”