Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılındaki şüpheli vefatına ilişkin tartışmalar sürerken, İYİ Parti Genel Başkan Başdanışmanı Op. Dr. Turhan Çömez’den gündem yaratacak değerlendirmeler geldi.

'BOĞULDUĞU SENARYOSUNU GÜÇLENDİRİYOR'

Denizolgun'un otopsi raporunu ve dosyaya giren yeni adli tıp bulgularını inceleyen Çömez, ölümün arkasında bir cinayet ihtimalinin son derece güçlü olduğuna dikkat çekti. Göğüs adalelerindeki kanama alanlarına vurgu yapan Çömez, "Orijinal otopsi raporunda göğüs adalelerinde kanamalar var. Bu durum, üzerine dizle çökülerek bastırılarak boğulduğu senaryosunu çok güçlendiriyor" ifadelerini kullandı.

Ayrıca merhum bakanın yakın çevresinden daha önce kendisine gelen uyarıları da hatırlatan İYİ Partili Çömez, "1 yıl önce bana 'Bu bir cinayet, öldürüldü' diyerek feryat etmişti" diyerek şüphelerin uzun süredir dile getirildiğini aktardı.

NE OLMUŞTU?

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun, 7 Eylül 2016 tarihinde İstanbul Beykoz’daki evinde hayatını kaybetti. O dönem hazırlanan ilk Adli Tıp raporunda, ölüm nedeni "beyin kanamasına bağlı doğal ölüm" olarak kayıtlara geçirildi ve dosya kapatıldı.

Ancak aradan geçen yılların ardından, ilk otopsi raporunu hazırlayan adli tıp uzmanının FETÖ/PDY soruşturması kapsamında ihraç edilmiş olması ve ailenin şüpheleri üzerine dosya yeniden raftan indirildi. Yürütülen yeni soruşturma kapsamında Ağustos 2026'da fethi kabir (mezarın açılması) işlemi gerçekleştirildi.

ŞU ANDA DÜZENLENEN BİLİRKİŞİ RAPORU VE SON GELİŞMELER

İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan yeni bilirkişi raporu olayın seyrini tamamen değiştirirken, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosu dosyayı "kasten adam öldürme" şüphesiyle genişletti. Soruşturma kapsamında cemaatin mevcut lideri Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında incelemeler sürüyor.

Orijinal otopsi fotoğrafları ve videoları üzerinde yapılan detaylı incelemelerde, Denizolgun’un göğüs bölgesinde 4 ayrı darp ve ezilme izi ile doku içi kanama tespit edildi. Bilirkişi raporunda, bir kişinin maktulün göğsüne diziyle bastırıp yüzünü kapatarak öldürmüş olma ihtimalinin bilimsel olarak dışlanamayacağı vurgulandı.

Ayrıca ilk incelemelerdeki çürüme sıvılarında baryum, arsenik ve cıva gibi ağır metallere rastlandığı, ancak bu oranların o dönemki raporda gizlendiği belirlendi. Daha önce varlığı reddedilen otopsi video kayıtlarının ortaya çıkması ve süreçte yalan tanıklık yaptığı tespit edilen şahıslara yönelik adli işlemlerle birlikte soruşturma derinleştirilerek devam ediyor.