CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM'deki grup toplantısında gündeme dair açıklamalar yaptı.
CHP'nin eski Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, Muharrem İnce'nin katkılarıyla yeniden CHP'ye katıldığını açıkladı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in malvarlığına yönelik tartışmalara ilişkin Özgür Özel, "Bana verdiği yanıta istinaden dava açıyorum. O davada ben mi doğru söylüyorum o mu doğru söylüyor? Avukat, tapu sicil kayıtlarını isteyecek. Hakim karar vermek için getirecek. O zaman bu millet yargı önünde kim doğru söylüyor kim yalan söylüyor görecek. Hodri meydan" dedi.
"Yolsuzluk" ve "rüşvet" iddialarına yönelik devam eden İstanbul Büyükşehir Belediyesi davalarında itirafçı olduğu bilinen Murat Kapki'nin de sözlerini kürsüde açıklayan Özgür Özel, "Şöyle yazmış: 'Baskı gördüm, tahliye vaadine kandım. Savcıların yönlendirmesiyle doğru olmayan şeylere imza attım'. Bir savcı, bir kişiyi yalan beyana niye zorlar?" ifadelerini kullandı.
CHP lideri Özel'in açıklamasından satır başları şöyle:
"Kötü haber; ÖTV bitti. Dünden itibaren ham petrole gelen zam doğrudan pompa fiyatına yansıtıldı.
Erdoğan bir imzasıyla KDV'yi yüzde bire indirebilir. Eğer KDV'yi yüzde bire indirirse bugünkü pompa fiyatları yüzde 20 ucuzlayacak hem de ÖTV'den daha esnek bir müdahale alanında akaryakıt fiyatlarını yüzde 15-20 altında tutabileceğiz.
HÜRMÜZ BOĞAZI VE AKARYAKIT GÜNDEMİ
Bir kez daha uyarıyoruz. ÖTV'den ve KDV'den vazgeçmek vergi kaybı yaratacak ama o mazotla taşınan domatesten salatalığa, ayakkabıdan hırkaya; taşınan tüm mallara bir zam gelmesinden ve tüm sektörlerin ve esnafların yapacağı fiyat ayarlamalarından bizi koruyacak. Hürmüz Boğazı sorunu çözüldüğünde normal şartlardaki vergi gelirlerine geri dönülür ama hiç olmazsa enflasyon baskısından kurtulunur.
Adalet Bakanlığı'nın başındaki bakanlar hangi partiden olursa olsun millete karşı sorumludur. Maalesef ne siyasetten gelen ne siyaset bilen; aksine siyasete özenen ama paçasından acemilik akan, gözünü hırs bürümüş bir atanmışla muhatabız.
ID'LER KENDİSİNE AİT OLDUĞUNU DOĞRULUYOR
Hatırlatalım; başka bir yerden para kazanamazsın, o mesleklerin gereği. Devletin de görevi o insanları başka bir şeye tenezzül etmeyecek bir gelir seviyesinde tutmalı. Onuruyla mücadele eden dünya kadar hakim, savcı var. Ama diğer yandan 190 yıl boyunca alacağı maaşla edinilmiş mal var mülk var. Bu ID numaraların her bir tanesi, bu 16 taşınmazın bu zamanda ya da çok yakın bir geçmiş zamanda kendisine ait olduğunu doğruluyor. Bunu yalanlayan yok. Sadece bir tapu kaydı gösterip dört tane var elimde diyor.

ID numaraları için bir kez daha sesleniyorum. Tapu dairelerinin bağlı olduğu bakanlıklar. Yalanlamadığınız bu 16 ID numarasından herhangi birisinde bir eksiklik varsa söyleyin. Akın Gürlek dört tapu kaydı gösteriyor fakat daha fazlası var.
DAVAYI BEN AÇIYORUM, HODRİ MEYDAN
Dava açacağım demek var ki açılmış bir dava yok. Ben de dava açacağım. Bana verdiği yanıta istinaden dava açıyorum. O davada ben mi doğru söylüyorum o mu doğru söylüyor? Avukat, tapu sicil kayıtlarını isteyecek. Hakim karar vermek için getirecek. O zaman bu millet yargı önünde kim doğru söylüyor kim yalan söylüyor görecek. Hodri meydan.
Sayın Erdoğan bu haysiyetsizlerin, bu haysiyetsizlikle üstümüze gelişlerini, İletişim Başkanlığı'ndan uyuşturucu, bilmem ne, fuhuş muhuş diye yollananların Adalet Bakanlığı'nda oturtulmasını, bu ülkenin seçilmişlerine haysiyet cellatlığı yapmasına izin verecek misin yoksa bu Akitleri buradan çekecek misin? Akitlerini çek buradan.
Bugün Sayın Bahçeli'ye yakın bir köşe yazarının -ki ömrü boyunca bana kötü şeyler yazdı- bugün yazdığı yazıyı önemsiyorum. Diyor ki 'Akın Gürlek tüm şüpheleri ortadan kaldıracak bir açıklama yapmalıdır.' Yapamaz, yapmayacak ama Cumhur İttifakı da bu yükü sırtında taşımayacak.
Başınızı kumun altına gömerek kimse bu yanlışlardan kurutulamaz. Bir iddianame varsa o iddianameden inandırıcı olan Ekrem İmamoğlu'nun suç örgütü değil, Akın Gürlek'in suç örgütüdür, turpun büyüğü Recep Tayyip Erdoğan'dır.
'BASKI GÖRDÜM, TAHLİYE VAADİNE KANDIM'
Şu anda bütün vatandaşlarımıza buradan duyururum ki, yaz boyu dinlediğiniz yalanların tamamı çöp olmuştur. Silivri'de konuşulan da şu olmuştur: Örneğin Ekrem Başkan tutuklanırken bunları söyleyen meşe ortadan kaybolmuştur, gizli tanık.
Örneğin itirafçı olduğu söylenen, yaz boyunca gösterilen Murat Kapki vardı. Dün çıktı, mahkemeye başvurdu. Şöyle yazmış: 'Baskı gördüm. Bir gün bile burada yatmazsın demelerine aldandım. Tahliye vaadine kandım. Savcıların yönlendirmesiyle doğru olmayan şeylere imza attım.' Bakın, bir savcının işi nedir? Lehe, aleyhe delil toplamak.
Bir savcı bir kişiyi 'Bir gün bile burada durmayacaksın, seni tahliye edeceğim' diyerek yalan beyana niye zorlar?
NASIL YÜRÜYECEK BU SÜREÇ?
Terörsüz Türkiye isteniyor. Beyaz Toros'lardan çekmiş insanlar varken beyaz Torosçular Adalet Bakanlığı'nda duruyor. Kayyımın davasını yapan da, kayyımı atayan da hatta geçmişte Sırrı Süreyya'ya haksızca ceza veren de, Demirtaş'ı içeride tutan da bu Akın Gürlek. Nasıl yürüyecek bu süreç?"
Akın Gürlek dava açmıştı: Özgür Özel ve Murat Emir tazminat ödeyecekGündem