Osmanlı dönemi...
Yıl 1893...
Mardin’in zengin isimlerinden Ali Fendi Ağa, geride 22 bin dönüm arazi bırakarak hayatını kaybetti.
Mirasçıları kendilerine kalan araziyi bir türlü paylaşamadı.
Doğan anlaşmazlık 1896 yılında Osmanlı Bidayet Mahkemesi’ne (ilk derece mahkeme) taşındı.
Dava Osmanlı Devleti tarihe karışıncaya kadar sürdü ama bir sonuç vermedi.
Türkiye Cumhuriyeti kurulunca Ali Fendi Ağanın mirasçıları yeniden harekete geçti.
Açtıkları dava Mardin Kadastro Mahkemesi’nde halen sürüyor.
İnanması güç ama 130 yıldır sonuçlanmayan bir dava var karşımızda.
Hukuk tarihinde yer alacak, hukuk fakültelerinde okutulacak, Guinness Rekorlar Kitabı’na yazılacak nitelikte bir dava bu.
Şimdiye kadar kaç hâkimin görev aldığını bilmek bile çok zor.
Bilinen şu ki, Osmanlı döneminde 3 padişah, Cumhuriyet döneminde ise 12 cumhurbaşkanı görmüş bir davayla karşı karşıyayız.
Şunu da belirtmek gerekiyor:
Bugün dava ilk açanların üçüncü kuşaktan yakınları tarafından sürdürülüyor.
***
Dün davadaki taraflardan birinin avukatı Prof. Dr. Ahmet Battal’la konuştum.
İlk sorum, davanın neden bu kadar uzun sürdüğüne ilişkindi.
Sık sık değişen hâkimlerin verdikleri erteleme kararlarının, yeni belgeler aramalarının, bilirkişi raporları beklemelerinin davayı uzattığı yanıtını verdi.
İkinci olarak davanın ne zaman biteceğini sordum.
Prof. Dr. Battal’ın yanıtı şöyle oldu:
“Davaya şu anda bakan hâkim dikkatli bir şekilde dosyaları inceliyor. Geçtiğimiz pazartesi ve salı günleri bilirkişi yeni bir inceleme daha yaptı. Onların verecekleri rapor doğrultusunda mahkeme kararını açıklayabilir.
Ancak Mardin Kadastro Mahkemesi ilk derece mahkeme.
Kararını verse bile bunun daha istinafı var, Yargıtay aşaması var.
Oralarda geçecek süreleri de hesaba kattığımızda davanın bitmesinin 10 yıl daha alacağını düşünüyorum.”
***
Adalet Bakanlığı 1 Eylül tarihi itibariyle Ankara, İzmir ve Kayseri’de pilot uygulama olarak “Alo 135” hattını açtı.
Bu hattı arayanlar uzayan soruşturma ve davalarla ilgili şikâyetlerini dile getirecekler.
Mardin henüz uygulamaya dâhil edilmediği için Ali Fendi Ağa’nın üçüncü kuşak mirasçılarının bu hatta başvurup “Bizim 130 yıldır süren davamız ne zaman bitecek?” demeleri mümkün değil ne yazık ki...
Dilerim yakında o da mümkün olur.
++++++++++
HUKUK REFORMU İHTİYACI
Türkiye’nin acilen hukuk reformuna ihtiyacı var.
Böyle bir reformun getireceği ilk şey, Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun her türlü siyasi müdahaleden uzak çalışmasına imkân yaratmak olmalıdır.
Bunun dışında şu tedbirlerin alınması da zorunludur:
-Önündeki dosyayı tam incelemeyen, tüm tanıkları dinlemeyen, davaları keyfi olarak uzatan, kanun hükümlerini doğru yorumlayamayan hâkimler görevden alınarak bakanlık bünyesinde idari görevlere verilmelidir.
-Yerel mahkeme hâkimleri açılan davaları 6 ay içinde sonuçlandırmak zorunda olmalıdır.
-Bir yıl içinde verdikleri kararların en az yüzde 90’ı üst mahkemelerde aynen onaylanmayan yerel mahkeme hâkimleri ya özel eğitim programına çağrılmalı ya da idari görevlere atanmalıdır.
-İstinaf mahkemeleri ile Yargıtay, dava dosyalarını yıllarca bekletmemeli, birkaç ay içinde sonuca bağlamak zorunda kalmalıdır.
-Verdikleri kararlarla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde Türkiye’nin ağır para cezalarına çarptırılmasına neden olan hâkimler, söz konusu para cezasının bir kısmını ödeme yükümlülüğü ile karşı karşıya kalmalıdır.
-Hukuk fakültelerinin sayısı 90’ı buldu. Anaokulu açar gibi hukuk fakültesi açma uygulamasından vazgeçilmeli, bu alandaki eğitimde niceliğe değil niteliğe önem verilmelidir.