Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Trabzon gezisi sırasında İstanbul’un fetih tarihi olarak 1483 demesi büyük gaf olarak değerlendirildi.

Oysa siyasi tarihimize bakarsak, Özel’in gafını epey geride bırakan pek çok gafla karşılaşmak mümkün.

Onlardan bir demet sunmak istiyorum:

Tansu Çiller, Kırıkkale’deki mitingini, “Allah’ı sizlere emanet ediyorum” diye bitirdi.

Zaten il olan Sivas’ta, “Bu bacınız sizi il yapacak” sözünü verdi.

Trabzon’da meydanda toplanan binlerce kişiye, “Sevgili Samsunlular” diye hitap etti.

Yine Trabzon’da vatandaşlara “Sizi Akdeniz’in incisi yapacağım” vaadinde bulundu.

Halkın kurban bayramını “Mübarek kurban şeker bayramınız kutlu olsun” diyerek kutladı.

Mesut Yılmaz için, “O istikrarsız biri” demek isterken, “O iktidarsız biri” dedi.

“Alman Başbakanı Helmut Kohl, Mesut Yılmaz’ın sırtını sıvazladı” diyeceği yerde, “Mesut Yılmaz, Kohl’a arkasını okşattı” ifadesini kullandı.

Mesut Yılmaz’ın uyguladığı siyaseti eleştirirken, “Doğu Perinçek’in koynuna girdi” dedi. Oysa “Doğu Perinçek’le kol kola girdi” demek istiyordu.

ABD ziyareti sırasında yaptığı bir konuşmada, “Ülkemde Osmanlı İmparatorluğundan bu yana ilk Müslüman başbakan benim” ifadesini kullandı.

***

Süleyman Demirel, “Ege bir Yunan gölü değildir, Ege bir Türk gölü değildir. Binaenaleyh Ege bir göl değildir” diye konuştu.

“İktidar plansız programsız davranıyor” eleştirilerini, “Millete plan değil pilav lazım” diyerek yanıtladı.

Gazetecilerin, “Ecevit’in elini sıktınız mı” sorusuna, “Ya neresini sıkacaktım” karşılığını verdi.

“Türkiye’de petrol vardı da ağzımızı dayayıp biz mi içtik” ifadesini kullandı.

“Devletin bazen rutinin dışına çıkabileceğini” belirtti.

“Tamam, Kürtlere kötü davranıyoruz da sanki Türklere iyi mi davranıyoruz” dedi.

***

Turgut Özal, “Bu kadar az maaşla memur nasıl geçinecek” sorusuna, “Benim memurum işini bilir” yanıtını verdi.

“Seçimden önce zam yapacak kadar enayi değilim” dedi.

Demiryollarına önem verilmeyişini eleştirenlere, “Demiryolları Moskof işidir” diyerek tepki gösterdi.

Kendisine sert eleştiriler yönelten muhalefeti yanıtlarken, “Biraz da küçük Turgut’la uğraşsınlar” diye konuştu.

“Irak savaşına Amerikalıların yanında girersek bir koyar üç alırız” sözü de onun gaf siciline yazıldı.

***

Erdal İnönü, bir seçim gezisi sırasında önüne atlayıp, “Senin için ölürüm” diyen vatandaşa şu ilginç ricada bulundu:

“Aman ölme, bir oy bir oydur.”

***

Kemal Kılıçdaroğlu, Fenerbahçe’nin ünlü golcüsü Lefter’den, “Çok iyi kalesiydi” diye bahsetti.

İktidarı eleştirirken, “Biz sizin gibi söz verip de sözünde duranlardan değiliz” dedi.

Mersin’de “Burası Güneydoğu’nun incisi haline geldi” diye konuştu.

“Hak gelecek batıl zail olacak” ayetini, Necmettin Erbakan’ın sözü sanma yanılgısına düştü.

“Cennet annelerin ayakları altındadır” hadisini, “Cennet kadınların ayakları altındadır” şeklinde değiştirerek söyledi.

Uyuşturucu baronlarından bahsederken dili sürçtü, “300 milyar dolar getireceğim buraya. Uyuşturucu baronlarının parası. Temiz para. 300 milyar dolar” diye konuştu.

2009 referandumu için halka, “Hayır oyu verin!” çağrısı yaptı. Ancak gerekli başvuruları yapıp seçmen kartı çıkarttırmadığı için kendisi oy kullanamadı.

***

Aydın Güven Gürkan, Ankara’nın Kızılcahamam ilçesindeki miting konuşmasına, “Sevgili Kızılderililer” diye başladı.

***

Son başbakanlığı sırasında zihnen ve bedenen yorgun olan Bülent Ecevit, konuğu Afganistan Başbakanı’na, “Sayın Afgan Genel Müdürü” diye hitap etti.

***

Liderlerin gaflarının ardından birkaç unutulmaz bakan gafını da yazalım:

ANAP’lı Enerji Bakanı Cemal Büyükbaş, Eskişehir’de çok zengin bir petrol rezervi bulunduğunu açıkladı.

Ama bir gün sonra gerçek ortaya çıktı.

Bulunan petrol rezervi değil bir petrol istasyonundan yandaki arsaya sızan mazottu.

***

ANAP’lı Ticaret Bakanı Cahit Aral, Çernobil faciasından sonra televizyonda, “Bizim çaylarımız radyasyondan etkilenmedi, bakın ben de gönül rahatlığıyla içiyorum” diyerek elindeki bardaktaki çayı yudumlamaya başladı.

Çok geçmeden Türk çaylarında yüksek oranda radyasyon olduğu anlaşıldı.

***

Ak Partili Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, devlete ait birçok fabrika ve tesisin özelleştirilmesini eleştirenleri, “Babalar gibi satarım... Ne komünist ülkeymişiz ya... Satıyoruz satıyoruz bitmiyor” diye yanıtladı.

Hıyardaki yüksek fiyat artışını ise şöyle yorumladı:

“Hıyar yine hıyarlığını yaptı.”

***

Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz’u da siyasilerin gaf koleksiyonunun müstesna bir yerine koymak gerekiyor tabii.

İstanbul’daki yerel seçimi partisinin adayı kaybedince YSK’nın iptal kararı vermesini isteyen Yavuz, bunu şu gerekçeye bağladı:

“Seçimde hiçbir şey olmamış bile olsa mutlaka bir şey olmuştur.”