2026 Dünya Kupasına veda

Futbolun 1 numaralı organizasyonuna yıllar yıllar sonra katılmanın heyecanını öyle fazla büyüttük ki… bizim “çocuklar” asla olmadıkları, olamayacakları yerlere koyduk. Onlar da rehavete kapılıp asla çalışmadan 500 m € piyasa değer olan milli takımımızın “bir şekilde” yürüyerek(!) maçları alıp, en kötü üçüncülükle turnuvaya devam edeceğini düşündüler.

ÜSTÜN BAŞARI(!) - Resim : 1

Avustralya hezimeti sonrası açıklamalarda da görmüştük aslında. Bize had bildiren futbol âlimi, üstün yetenekli hoca ve oyuncularımızdan. Nitekim elendiğimiz Paraguay maçında gördük ki çalışmaya tenezzül dahi etmemişler. O üst düzey kalitelerine ve futbol bilgi, becerilerine güvendikleri için sanıyorum. 60 dakikadan uzun bir süre (Mert’in yeni kurallara olan bilgisi ile hızlı reaksiyon alması sayesinde) 10 kişi kalmış rakibe net pozisyonlar son dakikalarda aradılar. Bu sezon resmen kulüplerini başka seviyelere taşıyan milli futbolcularımız, milli takımda en ufak bir hareketlenme göstermedi. En etkili şutları ve ortaları savunma oyuncularımız denedi! Kağıt üstünde baktığımızda dünya klasmanında çok iyi şut çeken oyuncularımız varken beklemediğimiz milliler canını dişine takmaya gayret etti.

ÜSTÜN BAŞARI(!) - Resim : 2

Türk futbolunun global başarısı malum. Her biri ayrı özel ve unutulmaz çünkü sayıları çok çok az sayıda. Kulüp ve milli takım bazında bu başarıların büyük bir çoğunluğunda kanı, teri, emeğiyle Fatih Terim pay sahibi. Futbol ile ilgisi olmayan birçok vatandaşımız da bu bilgiye sahiptir. Hocanın, ilk maç sonrası federasyon başkanı da dahil sahiplenici ve destekleyici konuşmasını çarpıtarak hedef alan federasyon başkanını da göremedik bu kabul edilemez futbol sonrası. “Tarihin en iyi ve en karakterli jenerasyonu” demişti! Hiç bir varlık gösteremeden elendi dünya kupası turnuvası grup aşamasında. Bir kesime hırsı ve artık alenen belirgin düşmanlığını, hiç kimsenin anlamadığı şekilde yorumlayıp, anında basını toplayarak cevap veren federasyon başkanının şu dakika halen kaçak oynaması, yapısal olarak ne kadar vahim durumda olduğumuzun net göstergesi.

Temelden birçok konunun değişmesi elzemdir. Yoksa futbol adına bir Türkiye bekleyemeyiz artık.

Çekya MotoGP

Brno Grand Prix, Marco Bezzecchi'nin Cumartesi günkü kazası sonrası bir emekçi görevliye fiziki saldırısı yüzünden aldığı yarıştan men cezası sonrası Marc Marquez'in kusursuz geri dönüşü şampiyona dinamiklerine heyecan kattı. Brno'nun yüksek süratli, sert şikanlı ve tırmanış içeren yapısı, podyum üçlüsü ve milli gururumuz Toprak'ın performansı için oldukça keyif verici bir pilotaj yarışı idi.

ÜSTÜN BAŞARI(!) - Resim : 3

Marc Márquez (Ducati) Bezzecchi’nin yokluğunu fırsat bilen Marquez, Ducati’nin arka tutunma (rear grip) avantajını Brno'nun ünlü "Beygir Gücü Tepesi" (Horsepower Hill) tırmanışında mükemmel kullandı, 5. sıradan başlayıp liderliği alırken, özellikle şikan geçişlerinde motoru dik konuma erken getirip erken hızlanma (early apex acceleration) taktiğiyle rakiplerine şans tanımadı. Üst üste ikinci galibiyetiyle Bezzecchi ile farkı 40 puana indirdi.

Ai Ogura (Trackhouse Aprilia) pol pozisyonundan başlayan Ogura, Aprilia'nın yüksek viraj çizgisi hızını (corner-speed carry) Brno’nun akıcı virajlarında harika sergiledi. Aprilia şasisinin ön taraf hissiyatı, Ogura'nın sert yön değişimlerinde çizgisini korumasını sağladı. Marquez'in Ducati gücüne düzlükte direnemese de muazzam bir podyum çıkardı.

Francesco Bagnaia (Ducati) hafta sonu boyunca lastik aşınması (tire degradation) problemi yaşayan Pecco, yarış yönetiminde tamamen lastik koruma modundaydı, 3. sıradan başladığı yarışı aynı yerde bitirirken, sert frenleme noktalarında (özellikle 1. ve 3. viraj) Ducati'nin stabilite avantajını kullanarak Di Giannantonio'yu arkasında tutmayı başardı.

ÜSTÜN BAŞARI(!) - Resim : 4

Toprak Razgatlıoğlu (Pramac Yamaha) için adeta bir "küllerinden doğma" ve sabır yarışı oldu, 21. sıradan başlayıp yarışı 14. sırada bitirmek ve hanesine 2 puan yazdırmak, altındaki pakete göre büyük iş. Yamaha YZR-M1’in Ducati ve Aprilia karşısında düzlük hızı ve motor gücü zaafı Brno’nun tırmanışlarında çok net hissedildi. Ancak Toprak, Superbike'tan getirdiği o meşhur agresif ön frenleme (TOPRAKLAMA) karakteristiğini konuşturarak rakiplerini hep viraj girişlerinde avladı. Gridin en arkalarından gelmesine rağmen arka lastiğin sol tarafını yarış sonuna kadar diri tutmayı başardı. Yarış temposu, önündeki orta sıra sürücülerinden çok daha istikrarlıydı. Fabio Quartararo ve Alex Rins'in kazalarla DNF (yarış dışı) kaldığı Brno hafta sonunda, Toprak yarışı bitiren ve puan alan tek ve en iyi Yamaha sürücüsü oldu. M1 projesinin geliştirme sürecinde bu istikrar takıma çok büyük veri sağlayacaktır.

ÜSTÜN BAŞARI(!) - Resim : 5

Filenin Sultanları yine yüzümüzü güldürdü. Milletler Ligi'nde Çin'i 2-1 geriden gelerek 3-2 mağlup etti.

Geçmiş olsun Alp Aksoy, F4 İtalya'da ilk kez yarış dışı kaldı. Monza'daki final yarışını 7. sırada götürüyorduk ve çaylaklar arasında zirvedeydik.

Voleybol, basketbol ve motor sporlarına daha ciddi yatırımlar ve çalışmalar yaparız umarım. Birbirinden kıymetli sporculara ve jenerasyonlara sahibiz. Futbola milyonlar değil MİLYARLAR harcıyoruz ama hiçbir tatmin edici sonuç alamıyor iyi bir oyun izleyemiyoruz. Hiçbir heyecanı da yok. Sadece stres. Türk futbolu adına kaynakları boşuna harcıyoruz.