Türkiye Ormancılar Derneği’nin yayımladığı “Türkiye’deki En Büyük Orman Yangınları” araştırmasına bakınca karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor:
İlk sırada Antalya-Manavgat’ta 29 Temmuz 2021’de başlayan yangın var. 26 bin 903 hektar orman alanı yanmış bu yangında.
İkinci sırada Muğla-Çetibeli’de 23 Eylül 1979’da çıkıp 13 bin 260 hektar orman alanını yok eden yangın yer alıyor.
Üçüncü sırada Muğla-Karacahisar’da 31 Temmuz 2021’de başlayan ve 12 bin 764 hektar ormanlık alanı yok eden yangını görüyoruz.
Dördüncü sırada Muğla-Köyceğiz’de 29 Temmuz 2021 tarihindeki yangınla karşılaşılıyor. Tam 10 bin 737 hektar orman alanı yok olmuş.
Beşinci sırada Muğla-Taşağıl’da 31 Temmuz 2008’de başlayan ve 10 bin 299 hektar ormanlık alanı etkileyen yangın bulunuyor.
***
Bu veriler ülkemizdeki en büyük 5 orman yangınının 3’ünün 2021 yılının Temmuz ayında sadece 3 gün içinde çıktığını gösteriyor bize.
O günleri hatırlayalım:
Ardı ardına yangınlar çıkmasına rağmen özellikle hava itfaiye araçlarındaki yetersizlikler yüzünden bunlara müdahalede büyük sıkıntılar çekilmiş, on binlerce hektar alan içindeki canlılarla birlikte yanıp kül olmuştu.
Muhalefet partileri sorunu uzun süre gündemde tutmuş, iktidarı yangınlara karşı gerekli hazırlıkları yapmadığını belirterek sert şekilde eleştirmişti.
***
Türkiye Ormancılar Derneği, son 10 yıl boyunca orman yangınlarının hangi nedenlerle çıktığını da araştırmış.
Buna göre, yangınların yüzde 29.5’i anız yakmak, sigara atmak ve piknikçiler yüzünden çıkmış.
Terör kaynaklı çıkarılan yangınlar ile arazi kazanmak amacıyla çıkarılan yangınların oranı ise yüzde 4.5.
Ormanlardan geçen enerji hatları ve kaza sonucu ormanlara dalan araçların çıkardığı yangınların oranı yüzde 5.6’yı buluyor.
Yangınların yüzde 13’ü de ormanlık alanlara düşen yıldırımlar nedeniyle başlamış.
Ve ilginçtir, son 10 yılda çıkan yangınların yüzde 47.4’ünün nedeni belirlenememiş.
***
Bu verilerden de şu sonucu çıkarmak mümkün:
Orman yangınlarının neredeyse yarısının neden çıktığı belli değil.
Burada da işleri ciddiye almama, sorunlara kayıtsız kalma, risklere karşı gerekli hazırlıkları yapmama anlayışının parmak izleri net olarak karşımıza çıkıyor.
Neden çıktığı bile bilinmeyen yangınlarla nasıl mücadele edilebilir ki...
***
Son sözüm şu:
Ormanları alevler değil liyakatsizlik yakıyor!
++++++++
ACELE TERCÜMAN ARANIYOR!
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nın kutlanacak bir faaliyeti var.
Ülkemizde edebiyata olan ilgiyi geliştirmek, nitelikli eserleri okurla buluşturmak amacıyla 19 yıldır “Mersin Kenti Edebiyat Ödülü” veriyor.
Bu yıl Celal Soycan, Turhan Günay, Metin Cengiz, Yavuz Özdem ve Cemal Sakallı’dan oluşan jüri, ödülün öykü ve roman yazarı Sema Kaygusuz’a verilmesini kararlaştırmış.
Buraya kadar her şey çok güzel!
Ama ah o ödül verilme gerekçesi yazılmamış olsaydı.
Gerekçeden birkaç cümle yazarsam ne demek istediğim daha iyi anlaşılır sanırım:
-İnsan sonrası (post-human) çağda ütopik beklentilerin aksine, teknolojik tahakkümün yol açacağı ontik ve etik krizlere, geçmişe yapılan müdahalelere, varoluşun doğasını kökten sarsacak risklere, kaybolacak duygulara dikkat çekebildiği;
-Tekil, tahakkümcü aklı, kanıksanmış modern yaşamı bütün duyuların devinimiyle modern hayatı aklın süzgecinden geçirerek sinestezik bir dil yaratabildiği;
-Entelektüel vicdanı başat kılarak belleğe kazınmış bireysel, toplumsal, kültürel travmaların yol açtığı mahcubiyetin suskun dilini etik duyarlılıkla açarak bir şifa dili kurabildiği;
-Özden gelen sahici duyguları incelikli betimlemelerle sözcüklere dengeli yayarak duyumsal bir üslûp geliştirebildiği, insanın ontolojik varlığını düşsel bir gerçeklikle de kurarak bütünlüklü bir evren tasavvuru öne çıkardığı;
-Kültürlerin arkatipleri, söylenceleri, insanlık tarihine kazınmış imgeleri, düşsel dünyaları arasında mito-poetik geçişler yaparak yaşamın özünü kuran kök-hikâyelere ulaşabildiği için Sema Kaygusuz, 2026 Mersin Kent Edebiyat Ödülü’ne değer bulundu.
***
Merak ettim doğrusu:
Değerli öykü ve roman yazarı Sema Kaygusuz, ödülün kendisine hangi gerekçeyle verildiğini anlamış mıdır yoksa o da benim gibi çevresinde gerekçeyi tercüme ettirecek birilerini mi aramaktadır.