Hayatında hiç spor salonuna adım atmamış birini düşünelim.
İlk gün kan ter içinde kalır, her bir kası ayrı ayrı ağrır. Ertesi sabah yataktan sürünerek kalkar. Gidip aynaya bakar, göbeği yerli yerinde duruyordur.
Verdiği onca emeğin karşılığını görememek insanın hevesini kırar.
Diyet yapanların durumu da farklı yürümez. İlk günler açlıkla boğuşursunuz. Teraziye çıkarsınız, ibre milim oynamaz. Eziyet çekmişsiniz, elinizde kocaman bir sıfır kalmıştır.
Marka inşa etmek üzere yola çıkan şirketlerin yaşadıkları da tıpatıp aynıdır.
Hedef kitleye ulaşmak hevesiyle reklam kampanyaları başlar. Ciddi paralar harcanır. Patronlar, finans yöneticileri harcanan paranın anında satışa dönmesini beklerler.
Kasadan çıkan parayı görürler. Geriye dönen anlık bir getiri yoktur. Şirket koridorlarında hızla mırıldanmalar başlar, yapılan onca yatırımın boşa gittiği konuşulur.
Satış odaklı reklamlar anlık indirimler, fırsatlar sunar. İnsanın aklını çelip kasaya yönlendiren kampanyalar elbette faydalıdır. Tüketiciyi anında harekete geçirir.
Öte yandan markayı zihinlere kazıyan unsur ucuzluk etiketleri olamaz.
İnsanların kalbine girmek, ihtiyaç anlarında akla gelen ilk isim olmak vakit ister. Tıpkı kasların yavaş yavaş şekillenmesi gibi marka vaadi de zihinlere azar azar işlenir.
Pazartesi başlanan diyetler çarşamba günü nasıl pes edilerek bitiyorsa, şirketlerin pek çoğu da marka yatırımını erkenden kesip atar.
Beklentiler anında karşılanmadığında inanç kaybolur. Sabır gösterenler asıl kazananlardır.
Bütçenin yüzde altmışını marka vaadini anlatmaya, yüzde kırkını doğrudan satış kampanyalarına ayıran firmalar zamanla rakiplerini açık ara geride bırakırlar.
İstikrarlı antrenmanlar aylar içinde kasları belirginleştirir, yağları eritir, bedeni zımba gibi yapar.
Uzun süre görüşmediğiniz dostlarınız sizi görünce şaşkınlıklarını gizleyemez, harika göründüğünüzü söylerler.
Düzenli iletişim yapan markalar da birebir benzer bir güçlenme evresi yaşarlar. Kararlılıkla yürütülen her iletişim stratejisi günü geldiğinde meyvesini fazlasıyla verir.
Tereddüte düşmeden, inançla yoluna devam edenler zirveyi kucaklar.