İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin imzasıyla 15 Temmuz’da gerçekleşecek etkinlikler hakkında 81 il valiliğine gönderilen resmi yazıda “Tanklara, uçaklara ve silahlara karşı göğsünü siper eden Türk milletinin bu eşsiz kenetlenmesi, sadece bir darbe girişiminin püskürtülmesi olarak kalmamış; devlet ve millet bütünleşmesini en üst düzeyde tahkim ederek dünya demokrasi tarihine kurucu ve sarsılmaz bir dönüm noktası olarak kazınmıştır.” denildi.

“Kurucu dönüm noktası” nitelendirmesi, Fatih Ergin’in gözünden kaçmadı...

***

Bilindiği gibi Türkiye 15 Temmuz’a bir günde gelmedi. Yıllar boyunca cemaat, tarikat yurtlarında cumhuriyet düşmanı nesiller yetiştirildi. Bu nesiller, yargıya ve emniyete hâkim oldu, orduya nüfuz ettiler ve iktidarın kararıyla TSK’ya Ergenekon, Balyoz ve Casusluk operasyonları yaptılar. Sürecin sonunda iktidar da bu operasyonların “orduya kumpas” kabul etti. Öyle ki Türkiye işgal edilseydi Türk subayına ancak bu kadar hakaret edebilirlerdi. Sonuçta Türkiye 15 Temmuz gibi utanç verici bir geceyi de yaşadı. Bu da iktidar tarafından “Allah’ın lütfu” olarak değerlendirilerek, yönetim sisteminin kişiye göre değiştirilmesini sağladı, rejim düşmanları aleni propagandaya başladı. İktidar de her gün bir adım atarak, mevcut rejimi yok ediyor…

Son olarak müfredattan “kurtuluş savaşı” kavramını kaldırdıklarını ilan ettiler.

***

Türkiye'yi işgal girişimi olan ve henüz iç yüzü aydınlatılamamış 15 Temmuz kalkışmasının def edilmiş olması, Türk ordusunun, yargısının, emniyetinin ve üniversitelerinin, bizzat ülkeyi yöneten iktidar tarafından, ABD'nin istihbarat servisi CIA'nın kontrolündeki bir cemaat-tarikat yapılanmasına teslim edilmiş olduğu gerçeğini unutturmamalıdır.

Şimdi alenen FETÖ kalkışmasının, “kurucu bir dönüm noktası” olduğunu resmi yazıyla itiraf etmeleri, 15 Temmuz’da gerçekte ne olduğunu otaya koymayı zorunlu kılmaktadır.

Tabii bunu yapacak olan muhalefettir ama zaten ana muhalefet, Yenikapı sürecine, yani İçişleri Bakanlığı’nın resmi yazısında belirttiği “kurucu dönüm noktası”na varlığıyla katkıda bulunarak böyle bir niyeti olmadığını göstermiştir.

***

Peki 15 Temmuz kurucu dönüm noktası ise ne kurulmaktadır?

Bunu AKP eski MKYK üyesi Ayhan Oğan, katıldığı bir televizyon programında "Şimdi biz yeni bir devlet kuruyoruz, beğenin beğenmeyin bu yeni devletin kurucu lideri Tayyip Erdoğan'dır" diyerek açıklamıştı. Ayhan Oğan, bu tartışmalardan bir süre sonra Cumhurbaşkanlığı danışmanlığı görevine atanmıştı.

Yine eski AK Parti Balıkesir Milletvekili Tülay Babuşçu da cumhuriyet dönemi için "100 yıllık reklam arası" ifadesini kullanmıştı.

AKP adına konuşanlar, yıllardır “Yeni Osmanlı” dan söz ediyor ama ne demek istediklerini net olarak açıklayan ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack oldu.

Tom Barrack, İzmir’de Anadolu Ajansı muhabirine “Benim için İzmir, Yahudilerin, Müslümanların, Hıristiyanların bir arada yaşadığı, bu toplulukların harmanlandığı bir örnek.” diyerek, “Bu tüm dünyada ve Orta Doğu’da olması gereken bir durum” değerlendirmesinde bulunmuş ve “Bence Türkiye, tüm bunların merkez noktası olabilir, Suriye’de gördüğünüz üzere. Suriye’de olanların büyük bir kısmı, Türkiye ve liderliği sayesinde gerçekleşiyor. Osmanlı İmparatorluğundaki millet sistemi, yüzlerce yıl farklı grupların merkezi sistemde varlıklarını sürdürmelerine imkân verdi. Şimdiki nesiller için yeni bir diyaloğa ihtiyaç vardır. Bu diyalog, savaş değildir.” demişti...

Tom Barrack daha sonra da “Akdeniz'e açılan fosil yakıt kaynaklarının bulunduğu Hazar'a Türkiye ve Yunanistan bir kapı ancak 1919'dan beri ulus devletler tarafından engelleniyoruz, yeni bir bölgesel düzenlemenin zamanı geldi" diye hedeflerini açıklamıştı.

“Kurucu dönüm noktası”nın ne olduğunu, yeni bölgesel düzenlemenin nasıl yapılacağını, bunun için Trump’ın “Erdoğan’a meşruiyet vermek gerekir” dediğini açıklayan hep Tom Barrack’tır.

Yani “yerli ve milli” dedikleri ideoloji, tamamen ABD’nin Büyük Orta Doğu Projesi’ne zemin hazırlamaktan ibarettir.

15 Temmuz da yeni devletin işaret fişeğidir.