Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP ve Yeni Parti'deki ayrışma sonrası yaşanan siyaset sahnesindeki sessizliği, kulislerde farklı şekillerde yorumlanmaya devam ediyor.

Gazeteci Aytunç Erkin, Nefes'te yer alan köşe yazısında Yavaş’ın bu stratejisinin ardındaki temel motivasyonları ve Ankara'da konuşulan çarpıcı değerlendirmeleri yazdı.

Seçim startı verilene kadar hamle yok

Başkent kulislerinde, Mansur Yavaş'ın olası cumhurbaşkanlığı adaylığı için aceleci davranmadığı ve doğru zamanı beklediği ifade ediliyor. Erkin'in yazısında yer verdiği değerlendirmelere göre, Yavaş'ın yol haritası şu sözlerle özetleniyor:

"Seçim startı verilene kadar Mansur Yavaş’tan bir hamle beklememek gerekiyor. Seçim düzlüğüne çıkıldığında ve Yavaş’ın önü herhangi bir davayla kesilmezse tabii ki adaylık konusunda düşüncelerini öğreneceğiz."

Yüzde 35'lik kavgada taraf olmuyor

Mansur Yavaş'ın kamuoyu anketlerinde hem iktidar hem de muhalefet tabanında ciddi bir karşılığı bulunuyor. Bu durum, onun siyasi konumlanmasını da doğrudan etkiliyor. Yazıda, Yavaş'ın kavgadan uzak durma çabası şu ifadelerle vurgulanıyor:

"Mansur Yavaş, şu anda yüzde 35’lik kavgada bir taraf olmamaya özen gösteriyor. Anketlerde de görülüyor; iktidar-muhalefet, siyasi tabanlarda bir karşılığı var. Orada da bir tarafa ağırlığını koymadan bir bakıma denge kurmaya çalışıyor. O gün geldiğinde yüzde 50 artı 1’i bulmak adına kimseyi üzmeden, küstürmeden, birinin daha çok tarafı birinin daha çok karşıtı algını oluşturmadan bir siyasi hat belirlediğini görüyoruz."

CHP ile ilişkiler ve denge stratejisi

Yavaş’ın Cumhuriyet Halk Partisi ile olan ilişkisi de dikkatle yürütülen bir denge politikasına sahne oluyor. Ne partiden kopuyor ne de Genel Merkez ile çok iç içe bir görüntü çiziyor. Kulislerde bu durum, Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun Yavaş ismindeki mutabakatı üzerinden okunuyor:

"Kısa vadede CHP’den ayrılmak gibi bir düşüncesi yok. Ama CHP Genel Merkezi’yle de yakın bir temas kurmuyor. Orada dengeyi öyle kuruyor. Tamam CHP’nin belediye başkanı ama Özgür Özel’le de görüşüyor. Özel de ‘Aman Yavaş’a karışmayın, Yavaş’sız yol yürümeyelim’ diyor. Kemal Bey de karışmıyor. İki isim de Yavaş’ın ismi üzerinde mutabakata varmış gibi."

Mansur Yavaş'ın sessizliğinin perde arkası: Yüzde 35’lik kavgada taraf değil - Resim : 2

Herkesin umudu olma vizyonu

Siyasetin matematiğini duygulardan arındırarak okuyan Yavaş, kutuplaşmanın dışında kalarak seçmenin gözündeki "umut" imajını korumayı hedefliyor. Erkin'in aktardığı çarpıcı tespitlerde, Ekrem İmamoğlu'na yapılan eski bir uyarı da hatırlatılarak, sürecin nasıl bir realiteyle yönetildiği gözler önüne seriliyor:

Erkin yazısında "Bir yerin kılıcını tutmak mı yoksa herkesin umudu olmak mı? Yavaş bu denklemde bakıyor. Parlamento içindeki kavganın bir tarafı olduğun an seçmenin cumhurbaşkanlığı için ayırdığı, sandık için cebinde sakladığı siyasetçi imajını bozuyorsun. Biliyoruz, Ankara’da herkes biliyor, Ekrem İmamoğlu’nu ‘vakit gelmedi’ diye uyarmıştı. Masada bir oyun var ve zor-büyük bir oyun var. Elinizde de Mansur Yavaş var. Sandık gelene kadar duygularla değil realiteyle siyaset yapmayı tercih ettiğini anlıyoruz." ifadelerini kulladı.


Kaynak: Nefes Gazetesi