Sizde hatırlarsınız Kılıçdaroğlu 2023 seçimlerinde seçmenlere hitap ederken evinin mütevazi mutfağını kullanmış ve halka bakın ben de sizden biri, mütevazi bir insanım mesajını vermeye çalışmıştı.
Kiminin dalga geçtiği, kiminin ise beğendiği bu mutfak macerası Kılıçdaroğlu kurultayı kaybedip Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığından ayrılınca sona erdi...
Kılıçdaroğlu birden bire lüks villalar tutup eş Genel Başkan gibi davranmaya, her konuda partiyi etkilemeye çalıştı ve adeta paralel bir Genel Merkez inşa etmeye girişti.
Eh o böyle bir işe girişince vatandaş ta haklı olarak altı üstü emekli bir vekil bu parayı nereden buldu, nereden geliyor bu değirmenin suyu diye merak etmeye başladı.
Kamuoyunun yanıt aradığı bu soru geçenlerde gündeme gelmiş...
Kayyum Kemal çıktığı yayında “Genel başkan değilken ofisinizin masraflarını nasıl karşıladınız?” sorusuna yanıt vermiş ve: “Araçlarım ve korumaların yemekleri genel başkanlık tarafından ödeniyordu. Sonra bunu kesitler. Bu doğru değildi. Ancak sonrasında bir iş insanı bana destek oldu, geldi araçlarımı ödedi. Korumalarımın yemeğimi ödedi. Kim olduğunu açıklamam doğru olmaz.” Demiş...
Gazeteci Şaban Sevinç ise, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara’daki ofisinin, araçlarının ve korumalarının bazı giderlerini karşılayan kişinin Nafer Capar olduğunu iddia ederek bu kişiye yapılan ödemeleri sıralamış, bahse konu iddiaya göre Nafer Capar ya da bu kişinin şirketleri:
2023’te miting sahnelerinin düzenlenmesi işi için CHP’den 240 milyon lira (13,6 milyon dolar) ve 4 Kasım 2023’teki kurultay salonunun düzenlenmesi işi için CHP’den 50 milyon lira (1,8 milyon dolar) almış.
Önce şunu söylemem gerek: Kayyum Kemal, CHP’ye iş yapan bir müteahhitten para alıp ofislerinin masraflarını karşıladığını itiraf etti ya, artık “arınma” lafını ağzına almaya bile utanmalıdır diye düşünüyorum.
Aziz İhsan Aktaş’ın yolladığı zırhlı araca binmekte bile bir beis görmeyen ama “arınma”dan bahseden birinin yaptığı bu açıklama sizce de son derecede utanç verici değil midir?
Kayyum Kemal’in para meseleleri ile ilgili sorular elbette bunlar ile sınırlı değil, çok daha büyük bir mesele 2023 yılındaki Cumhurbaşkanlığı kampanyasında toplanan bağışlardır.
Fatih Altaylı da bu konuya değinmiş ve Temmuz 2026'da yayımladığı "Kayyum Kemal Bey bağış paralarını ne yaptı!" başlıklı yazısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun 2023 Cumhurbaşkanlığı adaylığı sırasında toplanan bağışların akıbeti konusunda kamuoyuna açıklama yapması gerektiğini söylemişti.
Fatih Altaylı 10 Temmuz 2026 tarihli yazısında: Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığı sırasında toplanan “Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu Bağış Kampanyası”nda toplanan paranın akıbetini sorgulamıştı.
Fatih Altaylı bahse konu makalede şu hususları dile getirmiş: Biliyorsunuz, cumhurbaşkanlığı adaylığı sırasında adaylar bağış toplayabiliyorlar. Muharrem İnce adayken farklı bankalarda açtığı hesaplarda bağış topladı. İnce son derece şeffaf biçimde 143 bin vatandaştan 25,9 milyon TL bağış topladığını açıkladı. Bu o günkü kurla 4 milyon 700 bin dolar ediyordu. (Ali Tarakçı’nın araştırması)
Kemal Kılıçdaroğlu da bağış kampanyası yaptı. İş Bankası, Ziraat Bankası ve Vakıfbank’ta açtığı hesaplarda bağış topladı. Ancak Fizik Öğretmeni Muharrem İnce’nin aksine, maliye müfettişi Kemal Kılıçdaroğlu bu bağışların ne kadar olduğunu, nereye nasıl harcandığını, tamamının harcanıp harcanmadığını hiç ama hiç açıklamadı.
Muharrem İnce 4,7 milyon topladı ise Kılıçdaroğlu büyük ihtimalle bunun birkaç katı bağış toplamış olmalı. Ama biz bunu öğrenemedik.
Her yerde arınmadan, temizlikten bahseden Kayyum Kemal Bey, bu halkın Cumhurbaşkanı seçilmesi için ona yaptığı bağışları hiç ama hiç açıklamadı.
Hesabını vermedi. Büyük ihtimalle “tıpış tıpış” mantığı ile “Bana bağışladınız, size mi hesap vereceğim?” diye düşündü.
Tıpkı benim iki yıldır sorduğum, “Kemal Bey bunca ofis, bunca çalışan, bunca lüks araç, bunca masrafın finans kaynağı ne? Emekli maaşınızla mı karşılıyorsunuz, birileri destek oluyorsa kim ve ne için destek oluyor?” sorularıma yanıt vermediği gibi.
Ve kim bilir belki de Kayyum Kemal Bey o bağışlarla gelen parayı cumhurbaşkanı seçilmek için değil, CHP’nin başına yeniden geçme yolunda kullanmayı tercih etti.
Ben yine de soruyorum, arınmadan bahseden Kayyum’a: “Bağış paraları ne oldu? Açıklayın.”
Açıkça söylemek gerekirse ben de Fatih Altaylı gibi düşünüyorum, kayyum Kemal parayı nereden bulduğunu ve bulduğu paraları ne yaptığını şeffaf bir biçimde açıklamadan arınma ve temizlik laflarını ağzına bile almamalıdır...