Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşları Hasan Ataman Yıldırım ile Hasan Atilla Uğur’un gözaltına alınmasıyla birlikte, Yıldırım’ın Kozinoğlu'nun ölümden yalnızca günler sonra mahkemeye sunduğu ve “Biz de koğuşta ölümü bekliyoruz” dediği dilekçeyi gazeteci Saygı Öztürk köşesine taşıdı.
Saygı Öztürk, Kozinoğlu dosyasındaki yeni gelişmelerin ardından 2011 yılında mahkemeye sunulan dilekçeyi yeniden gündeme getirdi.
Öztürk’ün aktardığı dilekçe, Kozinoğlu’nun ölümünden yalnızca beş gün sonra koğuş arkadaşı Hasan Ataman Yıldırım tarafından İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulmuştu.
Dilekçede Kozinoğlu’nun son saatlerinde yaşananlar dakika dakika anlatılırken, cezaevindeki sağlık koşullarına ilişkin dikkat çekici ifadeler de yer alıyordu.
KOZİNOĞLU'NUN SON SAATLERİNİ DAKİKA DAKİKA YAZDI
Hasan Ataman Yıldırım, 17 Kasım 2011’de mahkemeye sunduğu dilekçede Kozinoğlu’nun hayatını kaybettiği 12 Kasım günü koğuşta yaşananları anlattı.
Yıldırım’ın anlatımına göre Kozinoğlu, bir gece önce rahatsızlanan Hasan Atilla Uğur nedeniyle sabah saatlerine kadar uyumadı. Uğur’un kalp krizi geçirmesinden endişe edildiği belirtilirken, Kozinoğlu ertesi gün öğleden sonra uyandı.
Kozinoğlu daha sonra havalandırmada yürüyüş yaptı, odasına geçti ve spor yaptı.
Saat 18.15 sıralarında ise göğsündeki şiddetli ağrı nedeniyle Hasan Atilla Uğur’dan yardım istedi.
Tansiyonu ölçülen Kozinoğlu için saat 18.17’de cezaevinin acil çağrı butonuna basıldı.
Dilekçeye göre Kozinoğlu’na bu sırada dil altı ilacı verildi.
Yaklaşık 20 dakika sonra görevliler koğuşa sedyeyle geldi. Yıldırım, Kozinoğlu’nun o sırada bilincinin açık olduğunu ve konuşabildiğini belirtti.
Kozinoğlu daha sonra koğuştan çıkarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Hastaneye ulaştırıldığında ise yaşamını yitirdiği belirlendi.
“BİZ DE KOĞUŞTA ÖLÜMÜ BEKLİYORUZ”
Ancak dilekçenin dikkat çeken bölümü yalnızca Kozinoğlu’nun son saatlerine ilişkin değildi.
Hasan Ataman Yıldırım, cezaevindeki sağlık hizmetlerine ilişkin kaygısını da mahkemeye taşıdı.
Yıldırım dilekçesinde, yaşananların ardından cezaevindeki tutukluların sağlık konusunda ciddi endişe taşıdığını belirterek şu ifadeyi kullandı: “Biz de koğuşta ölümü bekliyoruz.”
Yıldırım ayrıca Kozinoğlu’nun ölümünden sonra Hasan Atilla Uğur’un sağlık durumunun kötüleştiğini belirtti ve “Koğuşta ikinci bir ölüm istemiyorum” diyerek mahkemeden Uğur’un başka bir hastaneye sevk edilmesini istedi.
DİL ALTI İLACI TARTIŞMASI
Dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte Kozinoğlu’na rahatsızlandığı sırada verilen dil altı ilacı da yeniden tartışılmaya başlandı.
Hasan Atilla Uğur, daha önce yaptığı açıklamalarda söz konusu ilacın kendisinin kullandığı bir kalp ilacı olduğunu ve Kozinoğlu’nun rahatsızlanmasının ardından kendisinden istendiğini söylemişti.
Aynı dilekçede yer alan anlatıma göre ise Kozinoğlu’nun ölümünden bir gün önce rahatsızlanan kişi Hasan Atilla Uğur’du.
Yıldırım, Kozinoğlu’nun o gece Uğur’un sağlık durumundan endişe ettiği için sabaha kadar uyumadığını kayda geçirmişti.
Bu nedenle bugün soruşturmanın odağındaki isimlerden biri olan Uğur’un Kozinoğlu’na verdiği belirtilen ilacın, kendisinin de kullandığı ilaçlardan biri olduğu yönündeki anlatım 2011 tarihli kayıtlarla birlikte yeniden gündeme geldi.
Ancak Kozinoğlu’nun ölüm nedeni ile kullanılan ilaç arasında herhangi bir nedensellik bulunup bulunmadığı soruşturmanın konusu. Bu konuda kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor.
NE OLMUŞTU?
Kozinoğlu’nun ölümüyle ilgili yeniden yürütülen soruşturmada aralarında Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşlarının da olduğu dört kişi hakkında işlem başlatıldı.
Dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören, dönemin cezaevi savcısı Necip Doğan ve Hasan Ataman Yıldırım 17 Eylül’de gözaltına alındı.
KKTC’de bulunan Hasan Atilla Uğur ise Türkiye’ye dönüşünde 18 Eylül gecesi İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alındı.
Hasan Atilla Uğur’un Kozinoğlu’na verdiği ilacı bir gün önce kim içti?Gündem
Hasan Atilla Uğur gözaltına alındıGündem