İki Mamuşalı aydının dostluğu kitaba dönüştü - Resim : 1

Prof. Dr. İrfan Morina, uzun yıllardır yakından tanıdığı araştırmacı ve yazar Bahtiyar Sipahioğlu’nun hayatını ve eserlerini yeni kitabında anlattı.

Kosova Türk kültür hayatının iki önemli ismini buluşturan “Arkadaşım Bahtiyar Sipahioğlu – Hayatı ve Eserleri” adlı kitap okuyucuyla buluştu. Prof. Dr. İrfan Morina tarafından kaleme alınan eser, bir hayat hikâyesinin yanı sıra dostluk, vefa ve kültürel hafıza kitabı olma özelliği taşıyor.

İki Mamuşalı aydının dostluğu kitaba dönüştü - Resim : 2

Morina, çalışmasında Bahtiyar Sipahioğlu’nun çocukluk ve gençlik yıllarından başlayarak öğretmenliğini, edebiyat dünyasına girişini, gazetecilik faaliyetlerini ve araştırmalarını ele alıyor. Kitapta Sipahioğlu’nun yayımlanmış eserleriyle Balkan Türk kültür ve edebiyatına yaptığı katkılar da değerlendiriliyor.

1951 yılında Mamuşa’da dünyaya gelen Bahtiyar Sipahioğlu, Priştine Üniversitesi Yüksek Pedagoji Okulu Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. Meslek hayatına Mamuşa Hacı Ömer Lütfi İlköğretim Okulunda başlayan Sipahioğlu, 1976 yılında Türkiye’ye yerleşti. Bursa’da gazetecilik yapan ve çeşitli eğitim kurumlarında Türk dili ve edebiyatı öğretmeni olarak görev alan Sipahioğlu, emekliliğinin ardından da yazı çalışmalarını sürdürdü.

İlk şiiri henüz 14 yaşındayken Üsküp’te yayımlanan Birlik gazetesinde çıkan Sipahioğlu’nun şiir ve yazıları, ilerleyen yıllarda Kosova ve Türkiye’deki çok sayıda gazete ve dergide yer aldı. Sipahioğlu, özellikle Mamuşa ağzı, Kosova Türk folkloru ve Türk halk edebiyatı hakkındaki araştırmalarıyla tanındı. Yazılarında Kosova Türk toplumunun eğitim, kültür, tarih ve sosyal hayatına ilişkin meseleleri de gündeme taşıdı.

Prof. Dr. İrfan Morina’nın yeni eseri, Bahtiyar Sipahioğlu’nun farklı gazete ve dergilere dağılmış çalışmalarını ve kültür hizmetlerini topluca tanıtarak önemli bir boşluğu dolduruyor. Kitap, aynı zamanda Mamuşa’dan yetişen bir Türk aydınının yaşamı üzerinden Kosova Türklerinin yakın dönem kültür mücadelesine ışık tutuyor.

İstanbul’da basılan eser, Bağcılar Belediyesi ve Mamuşa Belediyesinin katkılarıyla kültür dünyasına kazandırıldı.

Benim için Mamuşa’nın önemi; Halkını Türk olması, Anadolu dışında Türkiye Türkçesini en güzel konuşan yörelerin başında gelmesi ve nüfus yoğunluğunun önemli bir bölümünün de Tokat’tan gelenlerden oluşmasıdır.

Sokakta herkesin Türkçe konuşması, dükkan isimlerinin bile Türkçe olması ve Avrupa’da resmi dili Türkçe olan tek belde olması, eğitimin Türkçe yapılması, kültür sanat etkinlikleri ve her türlü halk bilimi uygulamalarının Türkçe gerçekleştirilmesi, Türkiye dışında Türkçe olarak ‘Derya’, ‘Sofra’, ‘Mamuşa’, ‘Türkçem’ vb. kültür sanat dergileri çıkarması ve benim de Tokatlı oluşum nedeniyle Mamuşa’yı ve Mamuşalıları hep kendime yakın hissetmişimdir.

Bu yakınlıktan dolayı TİKA desteğiyle 2019’da “Tokat-Zile’den Prizren-Mamuşa’ya Uluslararası Kültür Köprüsü” adı ile Mamuşa-Prizren-Piriştine-Üsküp’te; Sempozyum – Panel – Konferans – Söyleşi – Şiir Şöleni etkinlikleri düzenleyip sempozyum bildirilerini de o dönemde Genel Yayın Yönetmeni Olduğum Zile Kültür Sanat Dergisi’nin 10. Sayısını sempozyum sayısı yaptık..

İki Mamuşalı aydının dostluğu kitaba dönüştü - Resim : 3

Mamuşa Belediye Başkanı Abdülhadi Krasniç’in açılış konuşmasında “Türkiye Cumhuriyeti’nden kilometrelercr uzakta olan Belediyemiz, her türlü engel ile karşı karşıya kalmasına rağmen, Kosova’nın tek Türk Belediyesi olma özelliğini hiçbir zaman yitirmemiştir. Şanlı ay yıldızlı Bayrağın Kosova’da en iyi şekilde dalgalanmasına vesile olan Belediyemiz, her zaman anavatanımız Türkiye’den de destek almıştır.

Yaklaşık 600 yıl önce Tokat’tan ve Zile’den Balkanlara gelip Kosova’yı vatan haline getirdik. Ancak anavatanımız Türkiye’yi hiçbir zaman unutmadık. Kosova’daki 38 Belediye arasında tek Türk Belediyesi Mamuşa Belediyesidir.

Bilindiği üzere Mamuşa Belediyesi ile Zile Belediyesi Kardeş Belediye statüsünde, kültürel birlikteliğimizi perçinlemek amacıyla ikili faaliyetlere devam etmektedir.

Mamuşa Belediyesi olarak bizler Kosova’da Türk Bayrağının dalgalanması ve Türklerin en iyi şekilde temsil edilmesi için çalışıyoruz. Bizim işimiz Kosova’da ‘Türk’ olmaktır.

Tokat Belediyesinin resmi olarak 11 ilçesi var. Hayır. Tokat Belediyesi’nin aslında 12 ilçesi bulunmaktadır. Tokat’ın 12. İlçesi Mamuşa’dır.” Biçimindeki konuşması ayakta alkışlanmıştır.

Rektör Prof. Dr. Bünyamin Şahin’in, TDK Başkanı Prof. Dr. Gürer Gülsevin’in, Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu’nun, Zile Belediye Başkanı Şükrü Sargın’ın ve Prof. Dr. Yaşar Özgök’ün konuşmalarından sonra ben, yapılan dört sempozyum üzerine bilgi verdikten sonra bildirilere geçildi.

“Dr. Mehmet Yardımcı: Zileli Âşıklardaki Âşıklık Geleneklerinin Prizrenli Âşık Ferki’de Benzerlikleri, Prof. Dr. İrfan Morina (Kosova): Rivayetler Işığında Tarihi Yazılan Bir Belde: Mamuşa, Mustafa Özcivan: Balkanlarda Bektaşilik, Prof. Dr. Tacida Zubçeviç Hafız (Kosova): İşkodra’da 1944’te Yayınlanan Sarı Saltık Efsanesi, Prof. Dr. Ali Yaman: Zile’de Anşa Bacililar Ocaği, Dr. Altay Suroy (Kosova): Prizren’de Su İle İlgili İnançlar, Prof. Dr. Ilhan Genç: Zile’den Prizren’e Ortak Değerler - Muharrem Efendi ve Suzî Çelebi, İskender Muzbeg (Kosova): Kosova Türk Şiirini Zenginleştiren Deyimlerimiz, İrfan Ünver Nasrattinoğlu: H.K.A.K. - Kosova Kültür Ilişkilerinin 40 Yılı, Prof. Dr. Nimetullah Hafız (Kosova): 1027’de Paris’te Yayınlanan Bektaşilikle İlgili Kaynak, (Prof. Dr.) Hayrettin İvgin: Zile’de ve Mamuşa’da Derlenmiş Benzer Atasözleri, Cemali Tunalıgil (Kosova): Mamuşa’da Yetişen Önemli Şahsiyetler, Feyyaz Sağlam: Mamuşa’da Yayınlanan Sofra ve Derya Dergilerinde Türk Dünyası, Bahtiyar Sipahioğlu(Kosova): Mamuşa’da Geleneksel Düğün Adetleri, Ahmet Divriklioğlu: Zile’deki Halk Inançlarinin Prizren ve Mamuşa’ya Yansıması, Hasan Akar: Almus /Mamu Köyünden K Prizren / Mamuşa’ya Uzanan Kültür Yolu, Necdet Kurt: Tokat Ve Zile Türkülerinin Kosova - Prizren Türküleriyle Mukayesesi, Lütfi Vidinel: Kosova Mimarisine Tokat-Zile Etkisi, Fatma Dinçer: Tokat’taki Mamuşa - Mahmutpaşa Mahallesi,” gibi bildiriler sunulmuştur.

GÖNÜL HATTI

Prizren’de çok lüleli

Dilek pınarı başındayım

Ömür denilen yola çile döşediğim

Savaş artığı

Gönül külü kalmasın

Kesilsin artık hüzün yağmuru

Göğün nefesiyle

Gamze açayım yanağına,

Tokat/Zile’den - Prizren Mamuşa’ya

Kurulu köprüyü anımsayalım

Yineleyelim akrabalık ilintilerini

Soralım

Bu diyarlara

Altı yüz yıl öncesi

Kaç hemşehrimiz geldiğini

Haydi gel

Çocuklarımıza

Torunlarımıza dilek dileyelim

Dilek pınarında

Gönlümün güzeli

Mamuşa’dayım

Altı yüz yıllık bir zincirin

Öte başındayım şimdi

Dün bir başında zincirin

Tokat Saat kulesi yanında

Şadırvan’da su içerken

Zile saat kulesi önünde

Zile ovasına bakarken kaleden

Söyleyerek Niksarın fidanları ezgisini

Bugün Mamuşa saat kulesi dibinde izliyorum

Cumbalı evlerin tenteneli pencerelerini

Haydi gel birlikte seyredelim

Otantik güzelliklerini Mamuşa’nın

Şeftali bahçelerini

Gönlümün güzeli

Tokat / Prizren gönül hattında

Belki akrabalarımla konuşmaktayım

Bilmeden Hısımlığımızı

Dönüş yoluna girmeden özlem turnaları

Düşlerimize konan Kelebekler gibi

İçimi ısıttı

Yaşlı kaldırım taşları

Aşınmış yüzleriyle yüzyıllar ötesinden

Zamanı dinler gibi dururken

Sessizliğini bozar belki

Anlatır ceddimizi

Haydi gel dinleyelim sessizliğin sesini

Gönlümün güzeli

Yılların hüzünlü sızısına tanık

Yorgun imgesi şiirlerimin

Vefalı çiçeklerin asaleti

Meydanlarda sergilensin güzellikler

Güneşin kucakladığı

Aydınlık yamacına serilmiş

Nakışı Tokat’tan gelen Mamuşa kilimi gibi

Sarı gelinin işlediği

Kuytularında saklı motiflerin

Dinleyelim öykülerini

Bir ‘Tokat Sarması’ oynayalım Mamuşa meydanında

Düğün havasında sergileyelim güzellikleri

Haydi gel

Gönlümün güzeli...

Mehmet YARDIMCI