
Hasim Nezihi Okay, siirleri ve arastırmaya dayalı eserleriyle Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı’nın önemli edebiyat ve kültür adamlarından biridir. Haşim Nezihi’nin şairliğinin yanı sıra dikkat çeken yanlarından biri halk edebiyatı alanında yaptığı araştırmalardır. Benim ve Cahit Öztelli’nin dışında Zileli Şairleri araştırıp halk kültürüne kazandıran üçüncü kişi olarak bilinir.
1904’te Amasya’nın Yakutiye Mahallesi’nde doğan Haşim Nezihi’nin (doğum yeri ve tarihini farklı gösteren yayınlar vardır.) Babası Amasya’nın Çuhacıoğulları sülalesinden Yol Mühendisi Ali Hulusi Bey, annesi ise Girit göçmeni Hüsniye Hanım’dır.
Sekiz yaşında Babasını kaybeden Haşim Nezihi, daha küçük yasta yetim kalmış ve buna bağlı olarak çocukluğu güç koşullar altında geçmis bir kültür ve sanat adamıdır.
Haşim Nezihi’nin eğitim hayatı Amasya’da başlamış, 1924’te Trabzon Muallim Mektebi’ni bitirmiş, 1930’da Darülfünun Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü dışarıdan bitirmek suretiyle, edebiyat öğretmeni olmuştur.
İlk yazı ve şiirlerini Atatürk döneminde yazmaya başlayan ve eserlerinde bu dönemin atmosferini yaşatan Hasim Nezihi, Ömer Bedrettin, Kemalettin Kamu ve Behçet Kemal kuşağının şiirlerine:
Gün bitti ve dağların yamaçları karardı
Sonu gelmez yolların derdi içimi sardı
Rüzgârlar tarıyorken zeytin ağaçlarını
Topladı gün içimden kızaran saçlarını
Ben bittim bu yollarda gurbet yolu bitmdi
Ey yolcu sen bitsen de ben yine bitmem dedi
biçiminde benzek şiirler yazan bir edebiyat ve kültür adamıdır.
Haşim Nezihi hem kendi bireysel şiir anlayışı hem de devrindeki edebi hareketlerin etkisiyle değişik konularda şiirler kaleme almıştır. Bir taraftan aşk ve sevgi gibi bireysel konularda:
Güneş bile kayboldu yanında o gözlerin
Yüzündeki o rengi vermedi hiçbir çiçek
Bir gün ölürken bile büyük sevgini senin
Gönlüm meşale diye beraber götürecek
biçiminde hararetli sevi şiirleri yazarken; öte yandan:
Bir zelzele sanmayın yer değil bu sarsılan
Şahlanan bir ulusun zincir kırışlarıdır
Şimşek değil gürleyen bu böyle zaman zaman
Tutuşmuş göğüslerin gür haykırışlarıdır
biçiminde vatan, memleket, Atatürk, kahramanlık vb. temalı hamasi şiirler kaleme almıştır.
Bazı şiirlerinde de hayatın akısı içerisinde, içine düştüğü çaresizlikleri ve bunalımları dile getiren:
Karanlık damla damla erirken karşı camda
Yine mi yalnızım Allah’ım ben bu akşam
Gölgemle yapayalnız yine bu boş odamda
biçiminde sosyal içerikli deyişlere yer vermiştir.
Hece ve aruz ölçüsü ile hissi şiirler yazan Hasim Nezihi, aynı zamanda halk edebiyatı alanında yaptığı araştırmalarıyla tanınmıştır.
Adını babası Nezihi koymuş, büyüyüp Ahmet Haşim’le tanışıp onun taktirini kazanınca da adının önüne Haşim’i kendi ekletmiş, Okay soyadı ise 2 Temmuz 1934’te soyadı kanunu çıkınca, Yücel ve Varlık dergileriyle Hizmet gazetesinde yazı ve şiirleri yayımlanan, İzmir'de çıkan Fikirler dergisinin yazı işlerini yöneten, (1930-33) yılları arasında görev yaptığı Sinop’ta Halkevi’nin Dıranaz adlı dergisinde halk şairleri ve halk bilimiyle ilgili yazılar yayımlayan, Zile’de görev yaptığı (1934-37) yılları arasında Cönk ve mecmualarla zakir âşıklardan Zileli Şairlerin şiirlerini derleyen Haşim Nezihi’ye Atatürk Okay soyadını vermiştir.
Atatürk Okay soyadını verince Haşim Nezihi Okay da Atatürk’e:
Sonsuz mesafeleri aşmadayız bir hızda
O karanlık geceler kaldı hep arkamızda
biçiminde başlayan bir şiir yazmıştır.
Atatürk ve devrimleri üzerine birçok şiiri olan Okay;
Bir inana bağlıyız,amacımız bir bizim
Adına Türklük denir, yoluna Kemalizm
biçiminde özgün şiirleriyle dikkat çeken şairlerdendir.
Bu dönemde Türkçe, edebiyat öğretmenlerinin pek çoğu yörelerinin halk şairlerini, gelenek ve göreneklerini araştırdıkları ve Halkevleri dergilerinde yayınladıkları bilinmektedir. Haşim Nezihi de Türkçe öğretmenliği sırasında halk şairlerine eğilmiş, Sinop’ta iken hapishanede yatan Sümmânî’nin çırağı Zekeriya Çavuş’tan derlemeler yapmış ve Sümmânî’nin 33 şiirini bir kitapta toplamıştır. Bu durum, onun halk şiiri ile tanışmasını sağlamış, halk şiirine karşı bakış açısı değişen Haşim Nezihi, “Hamal” şiirinde olduğu gibi:
Öyle ise ne diz çök, ne kuvvetini sına
Yine hiç düşünmeden gir çuvalın altına
Bu ağır yük altında kat kat olsa da belin
Öyle hor bakanlara düşünme göğsünü ger
Sana en büyük varlık alnının teri yeter
Varsın nasırlı olsun ve kirli olsun elin
biçiminde halk yaşamına ve halk söyleyişlerine yer vermeye başlamıştır. Anadoluculuğun etkisiyle yazdığı şiirlerden “Mahalle Akşamları” şiirindeki:
Her mahalle bu yerde bir parça keder saklar
Hep böyle bu ülkenin cana yakın yerleri
Ah insana dert veren yara veren sokaklar
Ah bu Anadolu’nun bakımsız şehirleri
ifadeleri dikkat çeken deyişlerdendir.
Zile’deki Türkçe öğretmenliği sırasında, yörenin halk şairlerini araştırmaya önem vermiş, (daktilo ile yazılmış orjinal hali arşivimde bulunan) Zile Şairleri adıyla bir kitap hazırlamış ancak bastıramamıştır. Bastırılamayan kitapta yer alan Hacı Talibî, Fedaî, Ceyhunî, Ârifî ve Kamilî’yle ilgili derlemeleri yıllar sonra 1969-1982 arasında İstanbul’da Folklor adlı dergide 14 sayı tefrika edilerek Türk halk kültürüne kazandırılmıştır. (Bastırılamayan bu kitapta bulunan fakat benim kitabımda bulunmayan diğer şiirlerse, 2004’te Zile Belediyesinin desteği ile yayımlanan 320 sayfalık “16. Yüzyıldan Günümüze İz Bırakan Zileli Şairler” adlı kitabımda ilgili sayfalara ‘Haşim Nezihi Okay Arşivinden dipnotları düşülerek’ ekleyip oluşturduğum “Anadolu Âşıklık Geleneği Ve Bu Gelenek İçinde Yetişen Zileli Âşıklar” adlı 500 sayfalık yeni bir kitapta baskıya hazır hale getirdim. Fakat Zile Belediyesi de sıcak bakmadığı için yayınlayamadım.
Haşim Nezihi Okay'ı kalıcı kılan diğer bir özelliği de, onun halk edebiyatına yaptığı katkısıdır. Bazı halk şairlerinin eserlerini gün ışığına çıkaran Okay, onların edebi değerlerini inceleyip tanıtmış, bu yüzden ona -1983 yılında- Türk folkloruna hizmet ödülü verilmiştir.
Haşim Nezihi’nin kitapları iki bölümde toplanır. İlk bölüm kendi şiirlerini yayımladığı beş kitabıdır. İkinci bölümdekiler halk edebiyatı alanında yaptığı çalışmaların ürünü olan kitaplardır. Hayatı boyunca öğretmen olarak çalıştığı illerde eğitim alanında çeşitli hizmetleri bulunan Haşim Nezihi Okay, gittiği her ilin âşıkları, gelenek ve görenekleri, yaşayışlarıyla ilgili bilgiler toplamış, derlemiş daha sonra da topladığı bilgileri çeşitli halk bilimi dergilerinde okuyuculara sunmuştur. Bu nedenle Haşim Nezihi’nin Halk edebiyatı alanındaki çalışmaları yadsınamaz ve halk bilimine emek verenler arasında önemli bir yeri vardır.
Halk bilimiyle ilgili kitaplarına göz attığımızda: Âsık Sümmani, İstanbul, 1934 (26 şiir); Kitabı 1948’de Âşık Sümmani Hayatı ve Şiirleri adı ile genişletip 104 sayfada yayınlamıştır. Bolulu Dertli Divanı Hayatı ve Şiirleri, İstanbul: 1954, 112 sayfa; Develili Seyrani, İstanbul: 1953, 240 sayfa; Dadaloğlu Hayatı ve Deyişleri, Ankara: 1959, 64 sayfa; Köroğlu ve Dadaloğlu, İstanbul: 1970, 159 sayfa; Hatay, Ankara Halkevi, Ankara: Kasım 1937, 30 sayfa (Hatay’ın anavatana katılma mücadelesinin anlatıldığı, milli bir duyarlılıkla hazırlanmış belgesel niteliğinde önemli bir çalışmadır.) gibi eserlerin ilk olmaları açısından önem arzettikleri görülmektedir.
Haşim Nezihi özellikle şiir alanında ve halk edebiyatı konusunda son derece başarılı yayınlar yapmıştır. Kendisinden sonra yetişen nesle, yaptığı çalışmalarla örnek olmuş birçok genç şair ve yazarın yetişmesinde ön ayak olmuştur. 9 Mayıs 1998’de 93 yaşında vefat eden Okay’ın ruhu şad olsun.