Bir önceki celsede savunma yapan Ali Sukas suçlamaları reddederken, savcılığın delilleri ve grafikleri mahkemede tartışma konusu oldu. İmamoğlu söz konusu iddialara 'çöp niteliğindedir' diyerek tepki gösterdi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik açılan ve aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 107’si tutuklu toplam 402 sanıklı davada dün üçüncü haftaya girildi. Yargılama bugün, 9. duruşmayla devam edecek.
Davanın bugün Şişli Belediyesi’ne yönelik suçlamalarla, ilk olarak eski belediye danışmanlarından Akın Ertürk, daha sonra ise Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın savunmalarıyla devam ediyor.
"Ben, 11 ay boyunca Şişli’de yaşayanların huzuru ve refahı için çalıştım. Kuştepe’de “Bir Öğün Bizden” projesini hayata geçirdik; okullaşma oranı arttı. Aileler, çocuklarının karnı doysun diye onları okula gönderdi. Böyle bir yoksulluk var. Orada lüks AVM’ler varken, o insanların hakkına girilmişti. Biz, bir kez daha haklarına girilmemesi için çalıştık.
19 Mart 2024’te başkan adayıydım ve bir basın toplantısı yaptım. Şişli’nin yeşil alana ve deprem toplanma alanına ihtiyacı olduğunu söyledik. Buna rağmen 1 milyon metrekarelik bir inşaat yapılmak istendi.
Bana 'vampir' dediler, başkana 'vampir' dediler, 'çete' dediler. 26 Nisan’da arkadaşlarım bir denetim yaptı; ruhsata aykırı olduğunu tespit ettik. Bakanlığa yazı yazdık. Bakanlık da tespitimizi doğru buldu ve çalışmayı durdurdu.
Belediyenin arkasındaki alanı da inceledik; onun da ruhsata aykırı olduğunu gördük. “Olmaz” dedik. Yetkimiz olmadığı için yine bakanlığa yazı yazdık. İzinler iptal edildi, kamyon giriş-çıkışları durduruldu.
Ancak mührü tanımayıp inşaata devam ettiler. Savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Buna rağmen 'Belediye başkanı gelmiş, bizimle uğraşıyor' denildi. Hemen 8 bilirkişi ve 3 müfettiş gönderildi. Sayın vali de oradaydı; umarım bunu yalanlamaz. 'Şişli’de her yerde gökdelen var, burada da olsun' denildi.
Ama biz yapmadık, durduk. Durmamız gereken yerde durduk.
Bugün ben, müteahhitlerin istediklerini yapmadığım için tutukluyum. Benim yanında olduğum şey halktır, kamudur.
PKK terör örgütü suçlamasıyla gözaltına alındığını, maruz kaldığı gözaltı sürecinin ne akla ve mantığa ne de hukuka sığdığını savunan Şahan, "Bu yöntem incitici ve onur kırıcıdır. Sabahın kör saatinde 5,5 yaşındaki kızımın gözü önünde gözaltına alındım. Çağırsalar gelirdim. 1 kilometre uzaktaydım. Benim bildiğim devlet bu değil" dedi.
Çağlayan Adliyesi nerededir? Abide-i Hürriyet Anıtı’nın yanındadır. Bunu niye hatırlatıyorum? Çünkü böyle bir mekândan yürütülen bu siyasi operasyon, Türkiye siyasi tarihine kara bir leke olarak yazılacaktır. Şişli herhangi bir ilçe değildir; Atatürk’ün izleriyle doludur. Her sokak… Daha geçen hafta yaptırdık: Şişli halkının yüzde 72’si bu davaya “siyasi” diyor. Yüzde 80’i Şahan’ın suçlu olduğuna inanmıyor. Yüzde 85’i tutuklu yargılamayı doğru bulmuyor. Yüzde 92’si bu davayı üzüntü, şaşkınlık, öfke ve korkuyla karşılıyor. Şişli, Türkiye gibi, bu operasyonun siyasi olduğunu söylemiştir.
Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın savunmasına başlandı. Şahan, "1 yıl sonra karşınızdayım. 12 metre karelik hücremde binlerce mesajla yarınlara umudum arttı. Bana suçlusun diyorlar neden suçluyum bilmiyorum. Tam da bu boşluğa karşı savunma yapıyorum. Şişlinin seçilmiş 11 aylık belediye başkanına bu gözaltı ve tutuklama yöntemi ne akla ne hukuk sığar. Bu yöntem incitici ve onur kırıcıdır" diye konuştu.
Ertürk'ün avukatı Haydar Sığınak, müvekkilinin kamu görevlisi olmamasına rağmen irtikap suçundan tutuklu olduğunu belirtti. Ertürk hakkındaki rüşvet iddiasının 2023 yılına dayandığını ancak rüşvete konu olan kararın 2025'te alındığına dikkati çeken avukatı Sığınak, "2 yıl sonrasına gidip karar alıyor sonra 1 yıl öncesine gidip parayı çekip günümüze gelip parayı verdiğini söylüyor. Paranın verildiği tarihten 10 gün önce iskan almışlar. Aldığınız iskan için neden para ödediniz?" dedi.
Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, aranın ardından salona giriş yaptı. Şahan'ın salona girdiği sırada, "kayyumlar gidecek biz kalacağız" sloganı atıldı. İmamoğlu'nun salona girdiği sırada ise "kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz" sloganı atıldı. Duruşma heyeti salondaki yerini aldı.
Duruşmaya ara verildiği sırada İBB Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, gazetecilere, "size minnet duyuyorum" dedi.
Duruşmada belediye danışmanlarından Altan Ertürk'ün savunma yaptı. İş insanı Nezih Barut'un rüşvet iddiasına yönelik savunma yapan Ertürk, süreci takip ettiğine yönelik sözlere "Nezih Barut'un ifadesine göre takip edecek süreç kalmamış ki zaten. Timur Soysal tüm süreci takip etmiş" yanıtını verdi. Duruşmaya 1 saat ara verildi.
Sukas'ın avukatının ardından bir diğer tutuklu sanık Altan Ertürk'ün savunması başladı. Ertürk söze, "Bu ülke başbakanlarını, genç fidanlarını idam sehpalarında kaybetti. Bir çok şey değişti ama siyaset yapma şekli hiç değişmedi" diyerek başladı.
Ertürk, iddianamede yer alan 143 eylemin yalnızca 1'inden sorumlu tutulduğunu, avukatlarının kendisine "Sen 1 eylem bile değil çeyrek eylemden tutuklusun" dediğini belirtti. Ertürk ayrıca, "Tutuklanmama sebep olan İlker Aydın’ı ifadesini okudum. Bana isnat edilen suça gözüyle şahitlik etmediğini söylemiş" dedi.
İş insanı Nezih Barut'un rüşvet iddiasına yönelik savunma yapan Ertürk, süreci takip ettiğine yönelik sözlere "Nezih Barut'un ifadesine göre takip edecek süreç kalmamış ki zaten. Timur Soysal tüm süreci takip etmiş" yanıtını verdi.
Ali Sukas’ın avukatı Beyza Nur, iddianamede yer alan ‘Özel Vasfa Haiz Üye’ kavramının ne kanunda ne de Yargıtay içtihatlarında böyle bir kategori olmadığını belirterek, “Bu, suçların ve cezaların kanuniliği ilkesine aykırı bir şekilde, alt sınırdan uzaklaşmak maksadıyla iddia makamı tarafından kurgulanmış bir kavramdan ibarettir.” dedi. Sukas'ın avukatı Nur, tutukluluk incelemesi için 10 saat beklediklerini, hakimin "Bu dosyada nasıl bu şekilde tutukluluk veriliyor bilemiyorum ama tutukluluk devam kararı vermek zorundayım" dediğini duyurdu.
Halk TV muhabiri Gamze Altunay'ın aktardığına göre avukatlar CHP'li 5 ismin duruşmaya girmesinin engellenmesine itiraz etti.
Mahkeme başkanı, "sizinle ilgili bir durum değil savunmanıza başlayın" dedi. Bir avukat, "duruşmanın aleniyeti bizi de ilgilendirir" sözleriyle yanıt verdi. Mahkeme başkanı ise "başsavcılığın takdirinde uygulama onlara bıraktık" açıklamasında bulundu. Öte yandan duruşma savcısının değiştiği belirtildi. Savcının bugünlük gelmediğ ve yerine vekaleten başka bir savcının bakacağı öğrenildi. Duruşma Ali Sukas'ın avukatının savunmasıyla devam ediyor.
İBB Davası'nda dokuzuncu celse öncesi mahkeme heyetinin dördü milletvekili olan beş CHP'linin mahkeme binasına alınmayacağını aktardığı öğrenildi.
Mahkeme başkanın sözlü talimatıyla yasaklanan CHP'liler şöyle
sıralandı:
Ali Mahir Başarır
Mahmut Tanal
Turan Taşkın Özer
Özgür Karabat
Bahadır Erdem
NE OLMUŞTU?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik, aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 402 sanıklı davanın 8. duruşması yapıldı ve yargılamada üçüncü haftaya girildi. Duruşmanın odağında, Ağaç AŞ Genel Müdürü olan tutuklu sanık Ali Sukas’ın savunması vardı.
Sukas savunmasında, hakkında yöneltilen rüşvet ve örgüt üyeliği suçlamalarını tamamen reddetti; böyle bir örgütün varlığını kabul etmediğini, ihalelere müdahale etmesinin mümkün olmadığını ve somut delil bulunmadığını söyledi. Ayrıca kaçma imkânı olmasına rağmen kaçmadığını, suçsuz olduğuna inandığını ve beraat beklediğini ifade etti.
Duruşma sırasında savcılığın sunduğu tablo ve grafikler tartışma yarattı. Ekrem İmamoğlu bu verileri çok sert sözlerle eleştirerek “çöp niteliğinde” olduğunu söyledi ve iddiaların dayanaksız olduğunu savundu. Sanık avukatları da iddianamedeki delillerin kendi içinde çelişkili olduğunu ileri sürdü. Sukas’ın avukatı Kaptan Yılmaz ise özellikle HTS kayıtları ile banka hareketleri arasındaki uyumsuzluklara dikkat çekerek iddianamenin çelişkili olduğunu savundu.