Hayırlı evlat denilince akla ana-babasına hizmet eden kişiler gelir. Bu unvanı fazlasıyla hak eden Mustafa Kemal Ulusu sadece babasının hatırasına sahip çıkmakla kalmayıp yazdığı kitapla tarihe not düşerek Türk milletine de hizmet eden hayırlı bir vatan evladı. Türkiye Futbol Federasyonu’nun başarılı başkanları arasında yer alarak Türk sporuna da değerli katkılar sağlamış olan Mustafa Kemal Ulusu, babası Nuri Ulusu’nun hatıralarını, “Atatürk’ün Yanı Başında” adıyla kitaplaştırarak çok önemli bir işe imzasını attı. İlk olarak 2008 yılında okurla buluşan ve büyük ilgi gören kitabın yeni bilgiler ve belgelerle genişletilmiş özel baskısını bana ulaştıran Mustafa Kemal Ulusu hatıratın en son halinin önümüzdeki günlerde Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayımlanacağı müjdesini verdi.
Hatıratın sahibi Nuri Ulusu'nun kim olduğunu biraz açmak gerekirse; kendisi “Atatürk'ün "Kütüphanecisi” olarak anılmak istiyor. Ancak Atatürk'ün hayatındaki yeri bu sıfatın içerdiği anlamın çok ötesinde, zira dile kolay, on iki yıl boyunca bilfiil onun yanı başında, hatta son nefesini verirken bile…
Görev yaptığı dönemde en sevdiği yardımcılarından biri olmuş, dil ve tarih çalışmalarında aktif görevlerde bulunmuş, tüm yurt gezilerinde, tatbikatlarda, manevralarda ona eşlik etmiş.
Hep derler ya, “Bir insan olarak Atatürk'ü tanımadık” diye. İşte, Nuri Ulusu’un oğlu Mustafa Kemal Ulusu tarafından kitaplaştırılan “Atatürk’ün Yanı Başında” adlı hatıratı bu eksiği gidererek okuru adeta onun yanı başına götürüyor ve vaktinin büyük bir kısmını geçirdiği kütüphanesindeki dünyasına, o meşhur sofrasına, esprilerine, gezilerine, dostluklarına, kırgınlıklarına, rüyalarına, ideallerine ve yalnızlığına ortak ediyor.
Ancak bununla da kalmıyor, Atatürk'ün din, laiklik, Türk tarihi gibi önemli mevzular hakkındaki düşüncelerine de birinci elden tanıklık ediyor.
Nuri Ulusu'nun oğlu Mustafa Kemal Ulusu'nun, uzun yıllar süren araştırmalarını ilk kez görülecek fotoğraflarla birlikte bir araya getirip derlediği bu kitap, Atatürk'ün her daim ön plandaki üstün liderlik ve komutanlık yeteneklerinin gölgesinde kalmış insani yönünü gün ışığına çıkarıyor.
Kitaptaki önemli konu başlıklarından bazıları şöyle:
- Samsun yolculuğunun bilinmeyenleri.
- Mustafa Kemal Paşa’yla İstanbul’a ilk gelişimiz.
- Atatürk’ün kütüphanesi, kitap sevgisi ve okuma aşkı.
- Atatürk, edipler ve yazarlar.
- Atatürk, din ve tarih.
- Demokrasi hakkındaki görüşleri.
- İnsani yönleri, kişisel özellikleri ve zevkleri.
- Spor, futbol ve silah merakı.
- Savarona yatındaki son günleri.

KİŞİSEL ZAAFIN ÖTESİ

Çoğu zaman bireysel bir karakter zayıflığı gibi anlatılan yalakalığı yeni kitabında farklı bir bakış açısıyla ele alan Nizamettin Biber bu çalışmasıyla, onun tarihsel, kültürel ve yapısal bir gerçeklik olarak nasıl üretildiğini sorguluyor.
“Yalakalık / Bir Çürümenin Anatomisi” adlı kitabında, yalakalığı bir ahlak tartışmasının ötesine taşıyarak, onu toplumun güçle kurduğu ilişkinin görünür bir sonucu olarak ele alan Nizamettin Biber tespitlerini şöyle sıralıyor:
“Anadolu'nun uzun toplumsal hafızasında, iktidar ilişkilerinden gündelik hayata, bürokrasiden inanç dünyasına kadar uzanan geniş bir alanda şekillenen bu davranış biçimi, yalnızca kişisel tercihlerle açıklanamayacak kadar derin bir zemine sahiptir.
Osmanlı'dan Cumhuriyet'e, modern kurumların oluşumundan günümüz medya ve akademi yapısına kadar uzanan süreçte, değişen biçimlerine rağmen süreklilik gösteren bir davranış örüntüsünü takip etmektedir. Bu örüntü, kimi zaman sadakat, kimi zaman uyum, kimi zaman da hayatta kalma stratejisi olarak yeniden üretilmiştir.
Bu çalışma, yalnızca bir tespit metni olmanın ötesine geçerek bir çözümleme girişimi sunmaktadır. Çünkü her görünür davranışın ardında, tarihsel olarak biriken ilişkiler, normlar ve güç dengeleri vardır. Yalakalık da bu ilişkiler ağının dışında kalmaz, tam merkezinde yer alır.
Kitap, okuyucuyu basit bir yargıya yönlendirmek yerine daha zor bir alana davet ediyor: anlamaya. Çünkü anlamak, yalnızca bireyi değil, bireyi üreten yapıyı da görünür kılar. Bu nedenle çalışma, eleştiriyi yüzeyde bırakmadan toplumsal düzenin derin katmanlarına inmeyi hedeflemektedir.
Son bölümde mesele yalnızca teşhis edilmez; aynı zamanda erdem, liyakat ve adalet ekseninde bir toplumsal yeniden düşünme çağrısı yapılır. Çünkü yalakalığın aşılması, bireysel bir ahlak sorunu olduğu kadar, kolektif bir irade ve yapısal bir dönüşüm meselesidir. Tam da bu nedenle kitap, okuru sadece okumaya yönlendirmiyor, görmeye, düşünmeye ve sorgulamaya davet ediyor.
Ceren Yayıncılık
Tel:(0284) 214 82 82
+++++++++++