Çerçeve Yasa'nın Meclis'ten geçmesinin ardından, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları'nın Hakkari Yüksekova'da kurulan bir taziye çadırında "Dört parça Kürdistan" ifadesini kullanması kamuoyunda geniş tepki topladı.
AK Partili Mehmet Metiner, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, DEM Parti cephesinden gelen söylemleri sert bir dille eleştirdi.
Sözde ‘Çözüm Süreci’ hakkında uyarılarda bulunan Metiner, DEM Parti’ye dostane bir çağrıda bulunarak sürece zarar veren dil ve eylemlerden bir an önce vazgeçilmesi gerektiğini vurguladı.
Metiner, sürecin yürütücüsü olan partilerin sürece zarar verecek her türlü davranıştan kaçınması gerektiğini savundu.
'HASSASİYETLERİ KAŞIMAMAK LAZIM'
Metiner, “Birliği büyüten dil yerine o eski soğuk savaş döneminin ayrılıkçılığı hatırlatan sorunlu dilini tekrarlayıp durmak süreci zehirler, süreçte öngörülen bütünleşme anlayışını inandırıcı olmaktan çıkartır. Hassasiyetleri kaşımamak lazım” sözlerini sarf etti.
Hassasiyetleri kaşımamak lazım.”
Metiner, X hesabından yaptığı paylaşımın tamamında şunları söyledi,
"DEM PARTİ’YE DOSTANE UYARI: SÜRECE ZARAR VEREN O DİL VE EYLEMDEN VAZGEÇİNİZ!
Defalarca söyledim. Sürecin yürütücüsü olan partiler sürece zarar verecek her türlü davranıştan kaçınmalıdırlar. Bu onların en başta gelen görevi ve sorumluluğudur. Acıları yarıştıran ve kaşıyan bir dil sürece zarar verir. Hassasiyetleri ortaklaştırmayan bir dil sürece verir. Birliği büyüten dil yerine o eski soğuk savaş döneminin ayrılıkçılığı hatırlatan sorunlu dilini tekrarlayıp durmak süreci zehirler, süreçte öngörülen bütünleşme anlayışını inandırıcı olmaktan çıkartır. Hassasiyetleri kaşımamak lazım. Hassasiyetleri tahrik eden bir davranış hem sürece zarar verir, hem de süreci sabote etmek isteyenlerin değirmenine su taşır. DEM Parti eski alışkanlıklarını sürdürürken sürece hem zarar verdiğini, hem de süreç karşıtlarının elini güçlendirdiğini görmeli artık. Dahası: Sürecin başarıyla hitamı için gerekli olan toplumsal rızayı örselediğini, güven iklimini fesada uğrattığını görmeli artık.
Zonguldak olayında kullandıkları dil, sürecin ruhuyla bağdaşmayan o eski sekter dildi. Neyse ki o günle sınırlı kaldı. Geçti gitti. Amedspor’a yükledikleri politik anlam ziyadesiyle sorunlu. Bir spor kulübünün sadece bir spor kulübü olmadığı savı, Amedspor’u adeta bir ideolojinin ve siyasetin taşıyıcı aparatı olarak görme yanlışlığı, süreç için gerekli olan güven ve huzur iklimini zehirlemekten öte bir sonuç doğurmaz. Bu Amedspor’a da, sporun kendisine de haksızlık. Amedspor bir spor kulübüdür, bir ideolojik örgüt veya parti değildir. Spor kulüplerimizi Türk ve Kürt diye tanımlamaktan vaz geçilmelidir. Sürekli Kürt şehri, Kürt bölgesi, Kürt takımı gibi sözleri tekrarlayıp durmak yanlış.
Türk-Kürt ilişkisini bu tür yanlış ezberler üzerinden çatışmalı bir alana taşımak isteyenlerin eline malzeme vermek son derece yanlış. Bu süreçle amaçlanan demokratik birlik ve bütünleşme anlayışına tamamen terstir bu dil ve davranışlar. HABUR YANLIŞLIĞINI TEKRARLAMAK: CENAZE VE TAZİYE TÖRENLERİ Nerden icap etti bu? Geçmişten ders çıkarmak gerekirken, çözümsüzlüğe kapı aralayan bu eylem de neyin nesidir Allahaşkına? PKK saflarında geçmiş dönemlerde ölmüş insanlar için bu kritik evrede cenaze törenleri düzenlemek, Öcalan posterleri önünde o eski ayrılıkçı dili çağrıştıran tahrik edici konuşmalar yapmak hakikaten akla ziyan bir davranış. Yeni bir Habur sabotajıdır bu. DEM Parti Eşbaşkanı Tülay Hatimoğulları’nın konuşması sürece siyasi bir sabotajdan daha fazlasıdır. Yürürlükteki yasalar açısından suç oluşturan ve çözümden yana Türk milletini tahrik edip süreçten soğumasına sebebiyet verecek bu eylem türüne derhal son verilmelidir.
Birinci çözüm sürecinde de benzer hatalar çok yapılmıştı. Şimdi aynı hataları tekrarlamanın anlamı da gereği de yok. Süreci istismar etmek yanlıştır. Bu eylem sonlandırılmazsa sürecin selameti adına müdahaleler kaçınılmaz hale geldiğinde bu olayın müsebbiplerinin şikayete hakkı olmaz.
“Devlet nerede, niçin gereğini yapmıyor?” diyen süreç karşıtlarının süreç üzerindeki dilinin uzamasına sebebiyet verenler, büyük bir yanlışın içinde olduklarını görerek yapılan uyarıyı dikkate almalıdırlar. Kendi tabanını konsolide etmenin yolu, yanlış ve zararlı yöntemlerle, verili yasaları çiğneyerek olmaz. Bir siyasal parti, hele sürecin yürütücüsü olan bir parti, yasal zeminden kendini kopartmamalıdır. Demokratik siyaset yasal siyasettir ve yalnızca çözüm odaklıdır. DEM Parti kendi pozisyonunu acilen gözden geçirmelidir. Sürece yazık etmeye kimsenin hakkı yok."


AK Partili isimden DEM'e süreç eleştirisi: PKK yetmez, DEM de silah bıraksınGündem