Adalet ve Kalkınma Partisi, kuruluşunun 25. yılını kutlarken BBC Türkçe 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ mikrofon uzattı.
Gül, AK Parti iktidarının ilk döneminde, Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi yasaklı olması nedeniyle yaklaşık dört ay başbakanlık yaptı.
Daha sonra ise dışişleri bakanlığı ve başbakan yardımcılığı ile cumhurbaşkanlığı görevlerinde bulundu.
Fazilet Partisi'nde (FP) "zihniyet ve bakışla" ilgili yaşanan ayrışmayı ve yeni bir parti kurma fikrinin nasıl doğduğunu anlattı.
"AK Parti'yi çok çalıştık" diyen Gül, hazırladıkları acil eylem planıyla, hükümete geldiklerinde yapacakları her şeyin hazır olduğunu söyledi.
Gül ayrıca partinin ilk zorlu sınavı sayılabilecek 1 Mart tezkeresi sürecinde yaşananları anlattı.

GÜL’ÜN RÖPORTAJINDAN SONRA BAŞLAYAN KAVGA
Abdullah Gül’ün röportajından sonra AK Parti iktidarlarında bakanlık yapan Erkan Mumcu ile eski AK Parti Milletvekili Şamil Tayyar, sosyal medyada birbirine girdi.
Önce, Şamil Tayyar, 2007'deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erkan Mumcu'nun “askeri vesayet” ile uzlaşarak AK Parti adayı Abdullah Gül'ün seçilmesine engel olmaya çalıştığı iddiasında bulundu.
Erkan Mumcu ise “Abdullah Gül ve Bülent Arınç’ın 2007’de FETÖ ile işbirliği yaparak Erdoğan’a karşı kumpas kurduğu” yönündeki değerlendirmelerini paylaşmıştı.

Şamil Tayyar, “Ne hazindir, o tarihte askeri vesayetle işbirliği yaparak AK Parti’nin cumhurbaşkanlığı seçimine takoz koyan Mumcu, sırf Gül ve Arınç antipatisi yüzünden bugün sempati topluyor. Akıl alır gibi değil. Umarım, Bahçeli’ye de FETÖ’cü demez” dedi.
Mumcu, bu sözlere karşılık Tayyar'a “Şamil efendi! Öyle uzaktan sallayıp kaçamazsın. Ben her sözümün ve kararımın arkasındayım. Sen ve yaranmaya çalıştıkların gibi fırıldak değilim. Hangi kanalda istersen canlı yayında sen bildiklerini (bilmeden salladıklarını da) söyle, ben belgeleri ve tanıkları ile gerçeği göstereceğim” karşılığını verdi.
YILLARDIR MERAK EDİLEN O HELİKOPTER
Abdullah Gül konuşunca AK Parti içindeki kliklerin gerilimi yeniden gün yüzüne çıktı ancak Gül’ün yıllardır yanıtlaması beklenen asıl soru neydi?
Abdullah Gül’ün olası adaylığının siyasete damga vurduğu dönemde helikopterle bahçesine inilip “aday mısın” denildiği iddiasını hatırlar mısınız?
Tarih, 24 Nisan 2018…
11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Necmettin Erbakan Ödülleri Platformu tarafından İstanbul’da düzenlenen “Erbakan Ödülleri 2018” törenine katıldı. Gül’ü dönemin Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu karşıladı. Habertürk Gazetesi internet sitesinde 26 Nisan Perşembe günü saat 19.08’de yer alan ve Erbakan gecesinden önce yaşanan bir iddia siyaset kulislerini hareketlendirdi. Habertürk’e göre Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Erbakan Ödülleri gecesine katılmadan önce dönemin Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ı, Abdullah Gül’ü ikna için ziyarete gönderdiği ileri sürüldü. İlerleyen saatlerde Habertürk’ün konuya ilişkin haberini yayından kaldırdığı, habere dair sosyal medya paylaşımlarını ise sildiği dikkat çekti.
Yine iddialara göre Akar-Kalın-Gül görüşmesi 3 saat 5 dakika sürdü.
Cumhuriyet Gazetesi görüşmeyi ‘Apoletli temas’ başlığıyla manşetine taşıdı. Haberde, Akar ve Kalın’ın Gül’den aday olmaması konusunda rica ettikleri öne sürüldü.
ALİ FUAT BAŞGİL OLAYI
Dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kayseri’de partisinin il başkanları toplantısında yaptığı konuşmada, ziyaret iddialarına dair şunları söylemişti:
“Genelkurmay Başkanı ile Saray Sözcüsü’nün ziyareti anlamlıdır. Şimdi konuşmayacağım, daha sonra kapsamlı üzerinde duracağım. Bir kişi kendi tek adam düzenini güçlendirmek istiyorsa buna şiddetle karşı çıkacağım. 28 Şubat diye bağırıp ondan daha ağır bir vesayeti topluma giydirmeye çalışanlara karşı çıkacağım. Demokrasinin üzerindeki vesayeti kabul etmiyorum. Ali Fuat Başgil olayına bakın. Şimdi ise benzeri 2018’de yapılmak isteniyor.”
Kılıçdaroğlu’nun bahsettiği Ali Fuat Başgil, 23 Ekim 1961’de cumhurbaşkanlığı adaylığını ilan etmişti.
Milli Birlik Komitesi üyelerinden General Sıktı Ulay ve Fahri Özdilek tarafından başbakanlığa görüşme için davet edildiğinde, bunu olumlu olarak görüp fikir ve görüşlerini anlatmak için giden Ali Fuat Başgil, 24 Ekim 1961’de gerçekleştirdiği görüşmenin ardından hem adaylıktan çekildi hem de yemin dahi etmeden Samsun Senatörlüğü’nden istifa ederek İsviçre’ye gitmişti.
HELİKOPTERLE BAHÇESİNE İNİLEREK YAPILMIŞ BİR ZİYARET!
Dönemin CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, FOX TV’deki Çalar Saat programında İbrahim Kalın ve Hulusi Akar’ın Abdullah Gül’ü ziyaret ettiği haberlerine ilişkin “Bu ziyaret otomobille gerçekleştirilmiş değil, bendeki bilgilerin doğruluğu kesin. Bu ziyaret bir helikopterle Sayın Gül’ün konutunun bahçesine inilerek yapılmış bir ziyarettir. Bu açık bir muhtıradır” demişti.

ERDOĞAN’DAN AÇIKLAMA
Tarih, 28 Nisan 2018…
Abdullah Gül, 24 Haziran seçimlerinde cumhurbaşkanı adayı olacağı iddialarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu'nun ismimi zikretmesiyle ilgili başlayan hareketlilik tamamen dışımda gelişmiştir. Geniş bir mutabakat söz konusu olursa üstüme düşeni yapmaktan kaçınmayacağımı söylemişimdir. Böyle geniş bir arzunun olmadığı gözükmüştür” dedi.
Sonra, Tayyip Erdoğan, 29 Nisan 2018’de “Bu konu ile ilgili hiçbir değerlendirme yapmayacağım. Gül kendi değerlendirmesini yaptı. Seçim meydanı herkese açıktır” ifadelerini kullandı.
İBRAHİM KALIN O GÖRÜŞMEYİ ANLATTI
4 Mayıs 2018’de gazetecilere açıklama yapan Abdullah Gül artık kulislerde konuşulanları da kabul ediyordu:
“Gördüğüm kadarıyla bugün Ankara'da bir açıklama yapılmış zaten. Söylenenlerin hepsi doğru. Açıklamadakiler doğru. Böyle bir ziyaret oldu. Ama herkesin gözü önünde gündüz vakti olan bir ziyaret. Gizli kapaklı bir tarafı söz konusu değil. Ofisimde olan bir şey. Ofisimle zaten yan yana 3. Kolordu'yla. Dolayısıyla o açıklamalar doğru.”
Ve bütün resmi netleştiren konuşmayı ise İbrahim Kalın yapmıştı.
İbrahim Kalın 6 Haziran 2018’de Habertürk televizyonunda katıldığı programda şunları söylemişti:
“Bu ziyaret tamamen Hulusi Akar Paşa'nın ve benim, Sayın Abdullah Gül ile olan şahsi hukukumuza binaen yapılmış bir ziyaretti. Hulusi Paşa'nın bildiğim kadarıyla 40 yıla varan bir dostluğu var Sayın Abdullah Gül ile. İkisi de devletin farklı görevlerine, makamlarına geldikleri zaman da bu ilişkileri devam etti. Ta ki bugüne kadar. Benim de yaklaşık 15 yıldan fazla bir süredir Sayın Abdullah Gül ile bir tanışıklığım ve hukukum var. Bu hukuka binaen yapılmış bir ziyaret. Bunun dışında 'gittiler, ultimatom verdiler, darbeydi' gibi siyasi istismar konusu yapılan meselelerin hiç birinin gerçekle bir ilgisi yok. Biz gittik, görüşlerimizi açıkladık, tamamen kendi şahsi inisiyatifimizle görüşlerimizi açıkladık. Sayın Cumhurbaşkanımızın bilgisi dahilinde gittik ama onun talebi üzerine değil. Biz kendi inisiyatifimizle gittik oraya. Birinci sorumuz, 'sizinle ilgili aday olacak, böyle bir hazırlık var' gibi şeyler konuşuluyor. Böyle bir şey var mı yok mu diye bizzat sizden duymak istedik. Gerekli konuları etraflı bir şekilde değerlendirip, tamamen nezaket çerçevesinde... Çok senaryo yazıldı, ben de ilk defa konuşuyorum bununla ilgili. Bunun böyle bir siyasi istismar malzemesi yapılması... Bir faydası da olmadı bana sorarsanız, bunu hedefleyenlerin. Netice itibariyle de Sayın Gül aday olmayacağını, olmadığını açıkladı, konu kapandı gitti.”
Hulusi Akar’la birlikte Abdullah Gül’e giden İbrahim Kalın ilk şu soruyu sormuş: “Birinci sorumuz, 'sizinle ilgili aday olacak, böyle bir hazırlık var' gibi şeyler konuşuluyor. Böyle bir şey var mı yok mu diye bizzat sizden duymak istedik.”
Belki bir gün bu tarihi ziyaretin ayrıntılarını da anlatır Abdullah Gül…