Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve bunun enflasyona yansımalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

ANKA Haber Ajansı'na konuşan Yılmaz, yılbaşından bu yana akaryakıtla ilgili eşel mobil sistemin başlatılması, ÖTV desteğinin azaltılması ve motorin ile benzinde kademeli vergi artışına geçilmesi dahil beş temel düzenleme yapıldığını belirtti.

Ünlü ekonomistten yıl sonu için dikkat çeken uyarı: Rakam verdi - Resim : 1

BENZİNDE KADEMELİ ÖTV ARTIŞI

Yılmaz, 1 Ekim'de Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla önceki düzenlemenin değiştirildiğini hatırlattı.

Buna göre 95 oktan benzinde litre başına ÖTV'nin ekimde 7,90 TL, kasımda 11,36 TL ve aralıkta 14,8277 TL olarak belirlendiğini aktardı.

Motorinde ise ağustosta alınan kararla sıfırlanan ÖTV'nin eylülde 3 TL, ekimde 6 TL, kasımda 9 TL, aralıkta 12 TL ve Ocak 2027'de 13,9006 TL'ye yükseltilmesinin öngörüldüğünü belirten Yılmaz, 1 Ekim'den itibaren benzin için de ÖTV'de kademeli artış yaklaşımına geçildiğini söyledi.

Yılmaz, alınan son kararla benzine KDV dahil 12,47 TL yerine 4 lira 15 kuruş zam yapıldığını ifade etti.

"MOTORİN YENİDEN 100 LİRAYI AŞABİLİR"

Benzinin litre fiyatının 85 TL'yi, motorinin ise 98 TL'yi aştığını belirten Yılmaz, uluslararası fiyatlarda düşüş yaşanmaması halinde motorin fiyatının yeniden üç haneli seviyelere çıkabileceğini söyledi.

Yılmaz, "Eğer uluslararası fiyatlarda bir düşme yaşanmazsa bu ay içinde veya Kasım başındaki ÖTV zammıyla birlikte motorinin litre fiyatının 100 TL'yi tekrar aşacağını söyleyebiliriz. Şu anda başta Bitlis olmak üzere doğu illerinde litre fiyatı 99 TL'yi aşmış ve 100 TL'ye dayanmış durumda" dedi.

AKARYAKIT ZAMLARININ ENFLASYONA ETKİSİNİ HESAPLADI

Akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin enflasyona etkisini de değerlendiren Yılmaz, sekiz aylık enflasyonun yüzde 22,1 olduğunu hatırlattı.

Eşel mobil uygulamasına rağmen motorindeki fiyat artışının yüzde 82,4, benzindeki yükselişin ise yüzde 61,6 olduğunu belirten Yılmaz, bu alandaki kamu politikalarının hane halkı ve reel ekonomi üzerindeki etkileri dikkate alınarak daha hassas hazırlanması gerektiğini söyledi.

"TOPLAM ENFLASYONA KATKISI 7 PUANI AŞIYOR"

Akaryakıt fiyatlarındaki artışın genel fiyat seviyesindeki yükselişin yaklaşık üç-dört katına ulaştığını belirten Yılmaz, eylül ayı enflasyonuna doğrudan katkının yaklaşık 0,35 puan olacağını hesapladıklarını ifade etti.

Yılmaz, ağustos-eylül dönemindeki birikimli etkinin yüzde 0,66, eylül sonu itibarıyla dokuz aylık birikimli katkının ise 1,58 puan olacağını belirtti.

Ulaştırma, gıda ve üretim maliyetleri üzerinden oluşacak ikincil etkilerin de hesaba katılması gerektiğini söyleyen Yılmaz, akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin toplam enflasyona katkısının 7 puanı aştığını ifade etti.

Yılmaz'a göre akaryakıt fiyatlarının ekim ayında düşmemesi ve mevcut seviyelerde kalması halinde enflasyon üzerindeki etki 8,5 puana kadar çıkabilir.

YIL SONU ENFLASYON TAHMİNİNİ AÇIKLADI

Bu senaryoyu muhtemel gördüğünü belirten Yılmaz, 2026 yıl sonu enflasyon beklentisini de açıkladı.

Yılmaz, "Muhtemel gördüğümüz bu senaryonun gerçekleşmesi halinde, TÜİK'in enflasyon konusunda tüm hesaplama zorlamalarına rağmen yıl sonu enflasyonunun yüzde 32 civarında oluşmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

"ASIL RİSK İKİNCİL ETKİLER"

Akaryakıt zamlarının ardından asıl riskin, ikincil etkiler yoluyla diğer mal ve hizmet fiyatlarında ortaya çıkabilecek artışlar olduğunu söyleyen Yılmaz, küresel belirsizliklerin yoğunlaştığı dönemde petrol fiyatlarının yükselme riskinin düşme ihtimalinden daha güçlü olduğunu savundu.

Petrol fiyatlarındaki olası yükselişin fiyatları hem doğrudan hem de ikincil etkilerle artıracağını belirten Yılmaz, bu riske son üç aydır dikkat çektiğini ifade etti.

DÜŞÜK GELİRLİLER VE ÜRETİCİLER İÇİN UYARDI

Yılmaz, baz senaryoda enerji fiyatlarının yıllık enflasyonu 7-8 puan daha yukarı taşımasının düşük gelirli çalışanlar, emekliler ve yoksul haneler açısından geçim maliyetlerinin artması anlamına geldiğini söyledi.

Enerji maliyetlerindeki artışın tarım ve imalat sanayisinde girdi maliyetlerini de yükselttiğini belirten Yılmaz, bunun mal ve hizmetlerin üretim maliyetlerine güçlü şekilde yansıdığını ifade etti.

Toplam talepteki yavaşlamaya rağmen maliyetlerdeki yükselişin devam ettiğini kaydeden Yılmaz, sorunun yalnızca akaryakıt fiyatlarındaki artıştan ibaret olmadığını, yaşam maliyetleri, üretim maliyetleri ve genel fiyat düzeyi üzerinde de etkiler oluşturduğunu söyledi.

ÖTV VE SOSYAL YARDIM ÇAĞRISI

Yılmaz, mevcut tablo karşısında ÖTV oranlarının sıfıra indirilmesi gerektiğini savundu.

Tarım sektörü ile reel sektörün girdi maliyetlerini desteklemeye yönelik teşvik politikalarının uygulanmasını isteyen Yılmaz, enerji maliyetlerinden etkilenen yoksul hanelere yönelik sosyal yardımların da artırılması gerektiğini belirtti.

Yılmaz, söz konusu adımlar için gereken kaynağın, harcamaların doğru önceliklendirilmesi halinde bütçede bulunduğunu ifade etti.