Haber gazetelerde özetle şöyle yer aldı:
“Yeni Parti lideri Özgür Özel, Mersin’de belediyelere yönelik operasyonda basılan bir evde kapıyı açan kadının gecelikli görüntülerinin servis edilmesine tepki gösterdi.
Görüntüyü paylaşanı bildiğini söyleyen Özel, ‘Bundan sonra bir özel hayat görüntüsünü basına yollarsa o şarlatan, o bakanlığı milletvekilleri olarak basacağız. Onun ağzını elimle yırtacağım’ dedi.”
Özel’in özel hayat konusunda gösterdiği duyarlılığı saygıyla karşılıyorum.
Ama bunu ifade ederken tehdit-hakaret-argo kokteyli yapmasına hiç gerek yoktu.
Görüşlerini daha sakin ve veciz bir şekilde ifade edebilirdi.
***
Siyasetin dili bozulursa birçok siyasetçi elinde Ferit Develioğlu’nun “Türk Argo Sözlüğü”yle dolaşır ve eleştirilerini oradan aldığı ilhamlarla yapmaya başlar.
Örneğin, “Uyguladığınız politikanın yanlış olduğunu düşünüyorum” demek yerine, “Toriği çalıştır Abuzettin Bey” diye bağırabilir.
“Hafızanız sizi yanıltıyor olmalı, gerçek şu ki” diye başlayan bir cümle kuracağına, “Atmasyonculuğun âlemi yok, bana martaval okuma, piyaz doğrama, madik atma” diyebilir.
Karşı partiden laf atan birine, “Bozum havası çalma.... Façanı alırım... Kurdeleni keserim... Mor ederim... Koftiliğin âlemi yok” diye yanıt verebilir.
***
Son söz:
Siyasetçi özüyle ve sözüyle topluma örnek olmalıdır.
Onun saygınlığına yolsuzluk yaparak da, tartışılacak sözler söyleyerek de gölge düşürmemek gerekir.
++++++++++
ZENGİN DÜŞÜNSEL MİRAS BIRAKTI
Otoriter hocayla şefkatli anneanne arasında gidip gelen bir ses tonuyla konuşur, daha ilk cümlesinde söylediklerinin dikkatle dinlenmesi gerektiğini düşündürürdü.
Kitaplarını eline alanlar bazı sayfaları dönüp dönüp okuma ihtiyacı duyarlardı.
89 yaşında hayatını kaybeden değerli felsefe profesörü İoanne Kucuradi’den bahsediyorum.
Bir Rum ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmişti.
Eğitimini Türkiye’de yaptı.
6-7 Eylül 1955’de gayrimüslim vatandaşlara yönelik organize şiddet eylemlerinin ardından birçok Rum aile ülkeyi terk ederken onun ailesinin gitmemesi ülkemiz adına şans oldu.
Hayatı boyunca iyi bir eğitimci ve filozof olarak felsefe, insan hakları, etik gibi konulara ağırlık vererek binlerce gencin yetişmesine önemli katkılarda bulundu.
Bazı sözlerini paylaşmak istiyorum:
-Düşünceye düşünceyle karşı çıkılır, cezayla değil.
-Mesleki eğitimden önce insanlaşma eğitimi verilmeli.
-Soyluluk, insanın nereden geldiğine değil, nereye gittiğine bağlıdır.
-İnsanlık, kendi başınıza gelene değil, başkasının başına gelen bir şeye karşı nasıl tavır aldığınızla ölçülür.
-Temeli olmayan bir düşünceye saplanmak, böyle düşünmeyenlere de saldırmak: İşte yobazlık budur.
-Fikirler saygı konusu değildir, insanlar saygı konusudur. Fikirler değerlendirme konusudur.
-Her “izm”de bir genelleme, bir sınır aşma, bir toptan açıklama vardır.
-Ölüm cezası kabul edilemez. Hukuk intikam almak için değildir.
***
İoenne, “tanrının armağanı” demekmiş.
O, “tanrının armağanı” olarak geldi, görevini en iyi şekilde yaptı ve geride zengin bir düşünsel miras bırakarak gitti.
+++++++++
FAY HATTINDA MADEN OCAĞI AÇILIR MI?
Soma’da 5 işçinin ölümüne 2 işçinin yaralanmasına yol açan maden ocağı kazasına ilişkin olarak Maden Mühendisleri Odası’nın yaptığı açıklamada bir cümle dikkatimi çekti:
“Çalışmaların yapıldığı bölgede bir fay hattı bulunmaktadır.”
Fay hattı biliyorsunuz, yer kürenin üzerinde enerjinin fazlaca biriktiği ve bu yüzden zaman zaman kırılmaların yani depremlerin yaşandığı hat demektir.
Son kazada depremin etkisi yok ama fay hattının olduğu bir yerde maden ocağı açılmasına nasıl izin verildi sorusuna da yanıt vermek gerekiyor.
Tabii şu sorular da yanıt bekliyor:
-İlgili kurumlar madendeki çalışmaların güvenli yürütülmesi konusunda etkili bir denetim yapıyorlar mıydı?
-Avrupa ülkelerinde de çok sayıda maden ocağı var. O ülkelerde nadiren kaza olurken bizde sık sık kaza olmasının nedeni hiç sorgulanıyor mu?