Trendyol Süper Lig’in 2026/2027 sezonu henüz beşinci haftasını yaşarken heyecan dorukta.
Galatasaray ve Beşiktaş güvenli şekilde zirve yolculuğuna devam ederken, Fenerbahçe ile Trabzonspor krizinin eşiğinde.
Bir yanda Fatih Tekke’nin istifasıyla sarsılan ve toparlanmaya çalışan Trabzonspor…
Diğer yanda Şampiyonlar Ligi’nde Fenerbahçe’yi yönetip Roma ile berabere kaldıktan sonra istifa eden İsmail Kartal…
Sezonun bu kadar erken döneminde iki büyük kulübün yaşadığı krizler küçümsenecek boyutta değil. Hatta ligin kaderini doğrudan etkileyebilecek seviyede.
Trabzonspor ve Fenerbahçe’nin bu kriz dönemlerinden sağlam çıkması zor görünse de kulüp yönetimleri puan farkının açılmasından duydukları endişeyi muhakkak yaşıyordur.
Süper Lig’in kalitesinin yükselmesinden söz ederken, hakem kararlarını eleştirirken bu kaosun ortasında kalmak futbolseverleri sezonun daha başında hayal kırıklığına uğrattı.
Rekabet ortamının sekteye uğraması anlık olarak rakip taraftarları sevindirebilir; ancak unutulmamalı ki ne kadar rekabet varsa o kadar kalite vardır.
Hele ki bu durum dört büyüklerden ikisinde yaşanıyorsa, Türk futbolu için felaket habercisidir.
Avrupa’da birçok kulüpten daha köklü takımlarımız ve daha ateşli taraftarlarımız olmasına rağmen, bu istikrarsızlıkla beklenen başarı gelmez.
Galatasaray’ın yakaladığı istikrar, diğer takımların da örnek alması gereken bir modeldir.
Avrupa'da beklediğimiz başarıları umarım böylece gelecektir.
Süper Lig'de her ne kadar rekabet azalıyor gibi görünse de temsilcilerimizin Avrupa başarısından umudu kesmek için hala çok erken.
***
Tüm bunları konuşurken Hull City’ye değinmemek olmaz.
Acun Ilıcalı’nın sahibi olduğu Hull City, Premier Lig’e muhteşem bir başlangıç yaptı ve İngiltere’yi salladı.
Manchester United’ı yenip Chelsea’den beraberlik kopararak namağlup ilerleyen takım, 8 puanla şov yapıyor.
Kümede kalma hedefinin ötesine geçen bu performans, Acun Ilıcalı ve ekibini tebriği hak ediyor.
Başarılar Hull City!