BARAN YALÇIN / ÖZEL HABER / YENİÇAĞ

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın olası bir seçim ittifakı için yaptığı çağrıdan sonra, muhalefet kanadında yeni bir siyasi birlikteliğin adımları atılıyor.

"Çerçeve Yasa" olarak bilinen düzenlemenin kabul edilmesiyle beraber Zafer Partisi, Adalet Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), Milli Yol Partisi ve Kutlu Parti liderlerinin 22 Ağustos Cumartesi günü Ankara’da bir araya geleceği öğrenildi.

Yeni bir ittifakın doğuşu olarak yorumlanan kritik zirve öncesinde Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz ve Kutlu Parti Genel Başkanı Yusuf Halaçoğlu, Yeniçağ Gazetesi’nden Baran Yalçın’a dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

YENİ BİR İTTİFAK MI DOĞUYOR? LİDERLERDEN MASA MESAJI

Ankara’daki yemekli buluşmayı doğrulayan liderler, Türkiye’nin mevcut siyasi tablosuna karşı ortak hareket etme arayışında olduklarını ifade etti. Dört partili veya daha geniş yelpazeli bir birlikteliğin sinyalini veren genel başkanlar, görüşmenin niteliğine ilişkin farklı değerlendirmelerde bulundu.

SİYASETTE YENİ İTTİFAK TRAFİĞİ

Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz, yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"Biz bu isimlerle beraber, hatta dahası da var, uzun süredir görüşüyoruz. Milli hassasiyeti olan, Türkiye için kaygı duyan, Atatürk çizgisinde, cumhuriyetçi, laik parti genel başkanları olarak bu gidişata karşı bir reaksiyon neticesinde liderlerle hep beraberiz. Oturuyoruz, konuşuyoruz.

‘ANKARA’DA BİR YEMEK YİYECEĞİZ’

Ümit Hoca sağ olsun bir öneri ile geldi. Bana, arkadaşlara ve canlı yayında da bir çağrı yaptı. Bu yapılan davete biz icabet ettik. Gördüğüm kadarıyla Yusuf Halaçoğlu Bey, Remzi Çayır Bey, Hüseyin Baş Bey de icabet etmiş. 22’sinde 'Bir yemek yiyelim' dedi Ümit Hoca, ben de 'Evet, memnuniyetle' dedim. Ankara’da bir yemek yiyeceğiz.

‘NASIL İTTİFAK KURABİLİRİZ? DİYE KONUŞACAĞIZ’

Müsavat Dervişoğlu’nun da gelmesini isteriz. Diğer parti başkanları da bizim gibi düşünen, bu çerçeve anayasaya karşı olan, anayasaya saygı duyan liderlerdir. 1924 Anayasası bizim için esastır biliyorsunuz. Bu bir toplantı daveti. 'Nasıl ittifak kurabiliriz, nasıl birlik ve beraberlik içerisinde olabiliriz?' sorularının yanıtlanacağı bir görüşme olacak. Biz daha önce Ümit Hoca ile Adalet Partisi ve Zafer Partisi olarak ATA İttifakı'nı kurmuştuk. Ama bunu daha geniş yelpazede yapmak lazım. O tarihte düşündüğümüzü şimdi yapmak üzere yola çıkacağız diye düşünüyorum."


Kutlu Parti Genel Başkanı Yusuf Halaçoğlu ise konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, partilerin klasik ittifak yapmasını doğru bulmadığını, ancak muhalefet partileri olarak tek bir aday üzerinde durulması gerektiğini ifade ederek, 22 Ağustos Cumartesi günü yapılacak görüşmeyi doğruladı.

‘GÖRÜŞECEĞİZ, KONUŞACAĞIZ…’

Halaçoğlu yaptığı değerlendirmede şunları söyledi, "Görüşeceğiz, konuşacağız. Neler yapılabilir diye bakacağız. Şu an 'ittifak' diye kesinleşmiş bir şey yok. Ben zaten partilerin Klasik ittifak yapmasının doğru olduğunu düşünmüyorum; siyasette 1+1 her zaman 2 etmiyor.

‘TEK BİR CUMHURBAŞKANI ADAYINDA KARAR VERMELİYİZ’

Benim açımdan parti ittifakından ziyade tek bir cumhurbaşkanı adayında karar verilmesi çok daha önemli. Cumhurbaşkanı seçmek için %50+1’e ihtiyaç var. Ancak AK Parti’nin şöyle bir planı olduğunu düşünüyorum: Transfer. DEM Parti'ye verilen tavizler de bunun için veriliyor. Anayasayı değiştirmeye çalışacaklarını düşünüyorum çünkü %50+1 ile mevcut cumhurbaşkanının bir daha seçilme imkanı bulamayacağını biliyorlar. Bunun için de belirli bir milletvekili sayısına ihtiyaç var ve o sayıya da hemen hemen ulaşmış durumdalar."

ÇERÇEVE YASA DEĞERLENDİRMELERİ

Liderler, 22 Ağustos'taki zirvenin ana gündem maddelerinden biri olan ve kamuoyunda tartışmalara yol açan "Çerçeve Yasa" maddelerine ilişkin sert eleştirilerde bulundu.

‘ANAYASA YILLARDIR İHLAL EDİLİYOR AMA BU EN ŞİDDETLİSİ OLDU’

Türkiye Cumhuriyeti yasasını ihlal edecek, sonradan çıkarılmış bütün yasalara karşı olduğunu belirten Vecdet Öz, “Bu yasa da bunlardan bir tanesidir. Yani anayasa yıllardır ihlal ediliyor ama bu en şiddetlisi oldu. Bu kabul edilebilir bir şey değildir” sözlerini sarf etti.

Yusuf Halaçoğlu ise, Bu yasanın nasıl uygulanacağının nasıl takip edilemeyeceğini ifade ederek, PKK’nın bütün unsurlarının silah bırakmayabileceğini savundu.

‘PKK’NIN BÜTÜN UNSURLARININ SİLAH BIRAKTIĞINI KİM DENETLEYECEK?’

Halaçoğlu, “Her şeyden önce bu önemli. PKK’nın silah bırakmasından bahsediliyor, KCK da işin içinde. Peki bunlar gerçekten bırakacak mı? YPG bırakacak mı? Türkiye’ye yönelik terör örgütleri silahlarını bırakacak diyorlar ama bunu kim denetleyecek? Ellerinde ne kadar silah var kim bilecek? Envanter var mı? Yok. Silahların bir kısmını teslim edip bir kısmını etmezlerse ne olacak? Tümüyle bırakmaları lazım.

‘ÜLKEDE ÖCALAN POSTERLERİNİN ASILMASI ŞEHİT OLMUŞ EVLATLARIMIZA İHANETTİR’

Belli ki anahtar sözcüklerle halkın tepkisini azaltmaya çalışıyorlar. 'Terörsüz Türkiye’yi istemiyor musunuz?' diyorlar. Terörsüz Türkiye’yi kim istemez ki? Ama bu örgüt kim tarafından kuruldu, hedefinden vazgeçecek mi? PKK’yı destekleyen ülkeler desteği kesecek mi? Hiçbir devlet hukuksuz bir örgütü muhatap alıp masaya oturmaz. Öcalan’ın onayından sonra bunları kabul ettiler. Öcalan kim? Bebek katili, idamla yargılanmış bir adam. Bu adamı koordinatör olarak nitelendirmek veya Meclis’te konuşmasını istemek bir hukuk devletine yakışmaz. Her tarafta Öcalan'ın resimlerinin olması, bu ülkede teröre karşı can vermiş şehitlerimize hakarettir” ifadelerini kullandı.