Düşünüyorum da yurdum insanının başına daha ne gelmeliydi bilmiyorum!
‘Adalet’ denildi o ortadan kaldırıldı!
‘Kalkınma’ denildi, o da ‘Denildi’ sadece, çünkü insanımız iyiden iyiye fakirleşti?
Bu dönemde kalkınmanın ne olduğunu biri söylese de anlasak diyorum!
*
Epey zamandır hepimiz, ‘Yalnızlık kabuğumuza’ çekildik.
Nedeni tam olarak cep telefonlarının içindeki ‘Cazibesi yüksek programlar’ olmasa gerek.
Teknoloji de değil biliyor musunuz?
İnsan yanımıza dokunulmuyor bizim!
Belki de teknoloji bizim insan yanımıza dokunuyor da ben bilmiyorum.
*
Madem aramızda iletişimin sürdürülmesi isteniyor, bunun için ‘Büyük bir gayret gösterilmesi’ de gerekmez mi?
Gerekir elbette.
Gerekir de günümüzde güven tüketilmişse iletişim de olamıyor maalesef!
Sadece ‘-muş’ gibi yapılıyor ya, onun da foyası çabucak ortaya çıkıyor.
*
Tabi memlekette adalet zedelenirse…
Kalkınma hamleleri etkili olmaz, düzgün gidenlerde bozulmaya yüz tutmuşsa, çoğunluk tarafı yaşadığı tedirginliği ile kendi yalnızlığına itilmiş, tükenme noktasına getirilmiş olur.
O zaman da kime güven olsun ki!
*
Böyle bir ortamda güven olmuyor işte?
Güvenin olmadığı yerde de iletişim olmuyor.
Tedirginlik oluyor.
Şüphe oluyor.
Korku oluyor.
Fakirlik oluyor…
Çaresizlik yaşanıyor…
Umutsuzluk oluyor.
*
Mesela şu günlerde ülkeyi kasıp kavuran ‘Fon’ vurgunu ile ilgili önemli(!) isimler gözaltına alınırlarken, acaba onlar da sabaha karşı bir şafak baskınıyla mı evlerinden alındılar. Ekranlarda göremedik de!
Hani binlerce kişinin madur olduğu söyleniyor ya, acaba onları madur edenler emniyetten adliyeye götürülürlerken, -alemi cihana ibret olsun diye- her birinin iki koluna birer polis girerek, yürütüldüklerini gösteren videolar, televizyonlara servis edildi, yayınlandı da ben atlamış olabilir miyim?
*
Oysa CHP’li belediye başkanları -üstelik ortada sadece iddia varken- defalarca sanki ağır suç işlemişler gibi…
Vatandaşın parasını gasp etmişler gibi…
Memleketi soymuşlar, milletin hayallerini çalmışlar gibi o seçilmiş insanları ekranlardan itibarsızlaştıran görüntüler servis edilmesi kime ne yararı vardı bilmiyorum.
*
Ben, “Fon vurgununu yapanlar da o şekilde gösterilsinler” demiyorum elbette.
Henüz suç, mahkeme kararıyla sabit olmamışken, elbette o insanlar da o şekilde teşhir edilmesinler!
Sonuçta ne oluyor?
Hükümete olan güven zaten azalmıştı, devlete olan güvenin de azalması beni çok üzüyor!
*
Hele bu fon vurgunu ile ilgili, sorumluluk taşıyan zatı muhteremler -olup bitenlerden- önceden haberleri olduğu halde önlem alınmamış ya, niye alınmamış acaba?
Şimdi ise binlerce insan madur edilirken, yapılması gereken istifa eylemi, niye düşünülmüyor?
*
“İstifa da bir kültür işidir” diyeceğim ya, o kültür bizde yok!
O kültür olmuş olsaydı, belki de adalete daha güven duyulacak…
Kalkınma söylemlerine inanılacak…
Güven ise bu kadar zedelenmeyecek, insanımız ayrışmayacak hiç olmazsa -fakir olsak da- mutlu olacaktık.
O zaman da ‘İletişim’ olacaktı…
‘Adalet varmış’ denilecekti…
‘Kalkınma’ daha adil olacaktı.
*
Velhasıl, bugün aranan ‘Huzur’ aranmayacak, yaşanacaktı!
Ben öyle düşünüyorum.