Tarih hep tekerrür etmiştir.
Değişen sadece takvim yaprakları ve kahramanlarıdır.
*
Ancak ne var ki tekerrür eden tarihten pek de kendimize dersler çıkaramamış aksine kendimizi farklı…
Büyük…
Akıllı…
Zeki…
Ve her şeye hâkim bir güce sahip olduğumuzu görerek, çoğu zaman aklıselim düşünülmesi gereken yerlerde hırsımızın esiri olmuşuzdur.
*
Anlaşılan o ki tek adam rejiminde ya kimse sorumluluk almak istemiyor ya da Sayın Erdoğan’na samimi bir danışmanlık hizmeti verilemiyor korkuluyor.
Ya da Sayın Erdoğan kimseyi dinlemiyor, bildiğini okuyor.
*
Oysa şu anki karmaşa içerisinde hukukçuların üzerine basa basa ileri sürdükleri iddia -özellikle mutlak butlan ve sonrasında yaşanan gelişmeler- bir hukuksuzluk örneği olduğu belirtiliyor.
CHP’nin bugün iki başlıymış gibi görüntü vermesinin nedeni dahi o hukuksuzluğun bir yansıması olduğu açıkça görülüyor.
*
Millet içinden çıkılamazların içinde bocalayıp duruyor.
Sayın Erdoğan’a neyi nasıl anlatıyorlar bilemeyiz, ama Sayın Erdoğan’ın “Bizim bu işte hiçbir dahlimiz yoktur.” açıklamalarının kamuoyunda bir inandırıcılığının olabileceğini de sanmıyorum. Dolayısıyla görülen bu davanın adil ve tarafsız bir dava olmadığını anketler bizim yüzümüze vuruyor.
*
Ve vicdanları rahatlatacak olan bir sürecin devam etmediği, aksine kamu vicdanında çok büyük mağduriyetlerin yaşanıyor olduğu görüntüsü ise gün gibi ortada duruyor.
Memlekette bunca haksızlıklar yaşanırken, iktidarın liderinin bunları görememesi, müdahil olmaması oldukça düşündürücü
Ve bu durumdan da Sayın Erdoğan, ciddi puan kaybediyor ki Sayın Erdoğan’ın etrafında kendilerine doğruyu anlatmaya cesaret edecek cesur ve etkili bir AKP’li yok anlaşılan!
*
Öncelikle o günün Türkiye’sinde sırf şiir okudu diye Erdoğan’ın cezaevine girmesi sonrasında, millet bunu Erdoğan’a haksızlık olarak düşündü ve teveccühünü de Erdoğan’dan yana kullandı.
*
Diğer taraftan, bugünlerde de Ana muhalefet Partisi lideri Özgül Özel, CHP delegelerinin oylarıyla Genel Başkan seçilip, YSK mazbatasını kendisine vermesine rağmen, mutlak butlanla devre dışı bırakılmaya çalışılıyor.
Ama o direniyor.
Ve partisi ve kamuoyu nezdinde desteği olmayan Eski Genel Başkan Kılıçdaroğlu ise CHP’nin atanmış Genel Başkanı oluyor.
Yüksek Seçim Kurulu’nun mazbatasını verdiği Özgür Özel, bugün BAM 36. Hukuk Dairesince, 2 hafta içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere ‘Oybirliğiyle’ saf dışı edilmiş sayıldı.
*
Yani efendim demem o ki tarih tekerrür ederek bugün mağdur edilen CHP’nin Genel Başkanı ile belediye başkanları, millet nezdinde -dün Sayın Erdoğan’ın olduğu gibi- milletin teveccühüne mazhar olup, bu millet -dünlerde Erdoğan’a yetki verdiği gibi- bugünlerde de yetkiyi Özel’e verirse işte o zaman ne olur hep birlikte göreceğiz.
Halkımız, “Rüzgâr eken fırtına biçer” diye boşuna dememiş!
*
Demem o ki benim ülkemin insanı, oldum olası mağdurdan yana olmuştur.
Fırtına biçenler hep kaybetmiş, mağdurlar sahiplenilmiştir.
Bu hiç değişmedi!
Bundan sonra da değişeceğini sanmıyorum.