Rasim Ozan Kütahyalı, Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ifadeye çağrıldığını iddia etti. Başsavcılık yaptığı açıklamada ROK'un iddiasını yalanladı.

Konuya ilişkin paylaşımda bulunan Kütahyalı şunları söyledi:

Dün geceden beri çok sayıda gazeteci-muhabir kardeşim mesaj atarak Kozinoğlu-Kurtlar Vadisi soruşturmasında “bilgi sahibi” sıfatıyla tanık olarak çağrılıp çağrılmadığımı soruyor. Evet doğrudur, Ensonhaber’deki YouTube videolarım ve yazdığım yazılar dolayısıyla Kozinoğlu-Kurtlar Vadisi soruşturmasında “bilgi sahibi” sıfatıyla tüm bildiklerimi ve tanıklıklarımı anlatmak için şu an Silivri Adliyesi’ndeyim. Bu soruşturmayı yürüten Silivri Cumhuriyet Başsavcıvekili Ebubekir Efe Bey’e, Kaşif Kozinoğlu’nun ölümü, Kurtlar Vadisi ve Kurtlar Vadisi Pusu sürecinde şahit olduğum tüm hadiseleri detaylı olarak anlatacağım.

Kütahyalı’nın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarının ardından Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı yazılı açıklama yaparak ifadeye çağrıldığı yönündeki iddiayı yalanladı.

Başsavcılığın açıklamasında, “Rasim Ozan Kütahyalı isimli şahıs, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca ifadeye çağrılmamıştır. Kendisi ziyaret sebebiyle adliyeye gelmiştir. Herhangi bir ifade alma işlemi uygulanmamıştır” denildi.

RASİM OZAN KÜTAHYALI NE DEMİŞTİ?

Rasim Ozan Kütahyalı'nın bir önceki paylaşımı ise şu şekilde:

“Kurtlar Vadisi meselesini 2009’dan beri defalarca yazdım. Rahmetli Birand bile benim yazılarım yüzünden 2009’da 32. gün’de bu konuyu işlemeye karar verdi. Bu hafta savcılık önüne çıkacak olan Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan da o programda konuktu. Bu dizi Polat Alemdar tarzı raconla kafa kesmeye, kan dökmeye özenen yepyeni binlerce silahlı suç örgütü yarattı.

Şu an Türkiye’nin başına bela olan yeni nesil suç örgütlerinin temel sebebi Kurtlar Vadisi ile başlayan bu tarz diziler furyasıdır. NOW’da hala yayınlanan ve organize suç örgütlerine övgüler yapan 'Yeraltı' da aynı ekibin eseridir. Kurtlar Vadisi, 2003-2009 arası Recep Tayyip Erdoğan’ı bir askeri darbe ile devirmeyi amaçlayan klasik Türk kontrgerillasının emrindeydi. Senaryoyu bu üç adam yazdı. Ama bilgileri özellikle 2008’de tutuklanana kadar Hasan Atilla Uğur gibi kontrgerilla subayları verdi.

Devrin MİT Müsteşarı’nın emriyle Kaşif Kozinoğlu’nun yazdığı MİT raporuyla da bu bilgi kesinleşti. Bu arada şu an hapisteki Oğuzhan Uğur’u da bu bağlantılarla Sinema-TV sektörüne sokan babası Hasan Atilla Uğur’dur.

'BU YÜZDE YÜZ BİLGİDİR'

2009-10 arası Kurtlar Vadisi iki yöne yalpaladı ve sonra kendilerini Ergenekon soruşturmasından kurtarmak için tamamen Fetullahçı polis şeflerinin, özel olarak da Ali Fuat Yılmazer ve ekibinin kontrolüne girdi. Bu %100 bilgidir. Ben bizzat şahidim bu olaya.

İşte o dönem 2011’de Kaşif Kozinoğlu’nun dizide öldürülme olayını da yaptıran Gülenistlerdir. Zaten sonra da gerçek hayatta Kozinoğlu’nu öldürdüler. Üç senarist kesinlikle savcının önünde bu gerçeği inkar etmemelidir. Bu senaryoda onları yönlendirenleri lütfen korumasınlar, isimleri ifşa etsinler. Hem kontrgerilla askerleri dönemini hem Gülenist polis şefleri dönemini anlatsınlar. Ben bizzat tanığım.

'KURTLAR VADİSİ BİR PROPAGANDA GÜCÜYDÜ'

Çünkü bana da o dönem Fetullahçılardan Kurtlar Vadisi ekibiyle kavgayı sonlandırmam yönünde telkinler geldi. 2011 sonrasında Şaşmaz biraderlerle beni barıştırmak istedi Gülenistler. Ben de reddettim, çünkü dizinin şiddete tapma yöntemleri aynıydı ama sadece sahibi eski tip kontrgerilla örgütünden Gülenist örgüte geçmişti.

Kurtlar Vadisi ekibiyle kavgaya hep devam ettim. Gülenistler de Kurtlar Vadisi ekibini kendi örgütsel amaçları için tepe tepe kullandı. 17-25 Aralık sürecine giderken ben Kurtlar Vadisi olgusunun Fetullahçıların elinde kalmaması için ilgili yetkili yerleri çok uyardım. Çünkü Kurtlar Vadisi olgusu büyük bir propaganda gücüydü.

Sonrasında 17-25 Aralık sürecinde bu koz Gülenist örgütün elinden alındı. O arada Şaşmaz biraderler arası iç savaş çıktı, ekip dağıldı. Başka başka tuhaf gelişmeler oldu ve Kurtlar Vadisi dönemi kapanarak tarihe gömüldü. Özellikle Polat’ı oynayan Necati Şaşmaz da bir daha ortalarda görünmedi ya da görünemedi.”