Sosyal Politika Uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik, 2026 yılı bütçesinin Ocak-Temmuz dönemini kapsayan 7 aylık bilançosunun açıklanmasının ardından bütçenin teknik bir hesap metni olmadığını, kimden alınıp kime verileceğini belirleyen siyasi bir bölüşüm sözleşmesi olduğunu BirGün'deki köşe yazısında vurguladı.

Temmuz ayında en düşük emekli aylığının 23 bin 552 lira olarak saptandığını ve resmi enflasyon oranı olan yüzde 17,76 oranında milimetrik bir artış yapıldığını belirten Çelik, bütçedeki faiz gerçeğini şu sözlerle özetledi:

"Bütçeden sosyal güvenliğe daha fazla kaynak ayrılması demek daha yüksek emekli aylığı demektir. Ancak kuru kuruşuna arttırdılar; 23 bin 560 TL bile yapmadılar. Memur emeklisine söz verilen seyyanen zam ödenmiyor. Seçim öncesi 'bir defalık yüklü zam' veya 'kademeli emeklilik' gibi iddialar rivayetten ibarettir. Bütçenin 7 aylık gerçekleşmeleri, bu sözleşmenin kimin lehine işlediğini verilerle ortaya koyuyor."

Prof. Dr. Aziz Çelik hesapladı: Emekliler bu yüzden perişan - Resim : 2

BÜTÇEDE ÖNCELİK SIRALAMASI: FAİZ SERT, SOSYAL GÜVENLİK YUMUŞAK KISIT

Çelik'in paylaştığı verilere göre, 2026'nın ilk 7 ayında faiz giderleri için 1 trilyon 791 milyar TL ödenirken, tüm nüfusu kapsayan sosyal güvenlik için harcanan kaynak 894,4 milyar TL seviyesinde kaldı.

İki kalem arasındaki hukuki rejim farkına dikkat çeken Prof. Dr. Aziz Çelik, bütçedeki hiyerarşiyi şu teknik ve yalın ifadelerle açıkladı:

"Faiz sert bir kısıttır: Sözleşmeye bağlıdır, vadesi bellidir, ödenmemesi temerrüt sayılır. Buranın efendisi piyasadır. Sosyal güvenlik ise yumuşak kısıttır: Harcamanın zamanı ve tutarı idari takdire bağlıdır, ertelenmesi hukuki yaptırım doğurmaz. Buranın efendisi seçmendir; ama seçmenin eli kolu bağlıdır. Günlük dilde söyleyecek olursam faizciyi kandırmak ve geçiştirmek mümkün değilken, vatandaşı 'kaynak yok' diye uyutmak mümkündür."

Prof. Dr. Aziz Çelik hesapladı: Emekliler bu yüzden perişan - Resim : 3

"AÇIĞIN TAMAMI FAİZDEN KAYNAKLANIYOR"

İlk 7 ayda toplanan 7 trilyon 854,6 milyar TL vergiye karşılık bütçenin 1 trilyon 320,9 milyar TL açık verdiğini ifade eden Çelik, faiz dışı dengenin ise 470,1 milyar TL fazla verdiğini belirtti.

Prof. Dr. Aziz Çelik hesapladı: Emekliler bu yüzden perişan - Resim : 4

"Devlet, faiz dışındaki bütün faaliyetlerinde topluma verdiğinden 470 milyar lira fazlasını toplumdan almış. Açığın tamamı ve fazlası faizden kaynaklanıyor. Yedi ayda ödenen faizin yüzde 87'si iç kaynaklı; yani finans oligarşisine ve yerli sermayeye akıyor. Bu, verginin emekten toplanıp sermayeye aktarıldığı aşağıdan yukarıya işleyen bir mekanizmadır."

"KAYNAK YOK İDDİASI SAFSATA!"

Hükümetin harcama talepleri karşısında ileri sürdüğü gerekçeleri eleştiren Çelik, 2025 ve 2024 yıllarında da ayrılan sosyal güvenlik ödeneklerinin tam kullanılmayarak "mali disiplin" adı altında tasarrufa gidildiğini hatırlattı.

Prof. Dr. Aziz Çelik hesapladı: Emekliler bu yüzden perişan - Resim : 6

2025 YILI ÖRNEKLİĞİ

2025'te faiz ödeneği 104 milyar TL aşılırken; sosyal güvenlik için ayrılan 1.822,4 milyar TL'lik ödeneğin 282,2 milyar TL'si (yüzde 15,5'i) harcanmayıp kasada tutuldu.

REEL KESİNTİ

2026 bütçesinde faiz ödeneği geçen yıla göre yüzde 40,6 artırılırken, sosyal güvenlik ödeneği yalnızca yüzde 2,7 artırıldı. Enflasyon karşısında bu durum açık bir reel kesintidir.


Prof. Dr. Aziz Çelik, analizini şu çağrıyla tamamladı:

"2026 bütçesinde tek başına faize ayrılan ödenek (2.741,7 milyar TL), sosyal güvenlik ve sosyal yardım ödeneklerinin toplamından 315 milyar lira fazladır. 'Kaynak yok' iddiası bir safsatadan ibarettir; kaynak vardır ancak halk için kullanılmamaktadır. Kamu kaynağını halk lehine talep etmek ve bunun için örgütlü mücadele etmek şarttır."