YENİÇAĞ - Kulis Ankara / Nihat BOZKURT

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ "Birileri yıllardır 'Atatürk'ü koruma kanununu kaldıralım' diyordu. Şimdi birilerinin, 'Abdullah Öcalan'a küfür edilmesini engelleyelim' dediğini görüyoruz. Ne yapacaksınız, Öcalan'ı koruma kanunu mu çıkaracaksınız? Neden, vatandaş Öcalan'a küfrediyormuş. Ne yapsın vatandaş Öcalan'a küfretmesin de!" diye bir mesaj yayınladı.

Öcalan yıllardır korunuyor zaten. İmralı Adası'nın Öcalan adası haline getirilmesinin sebebi budur. Zaten ABD, Öcalan'ı teslim ederken, idam edilmemesini şart koşmuştu. Arık devlet adına kim söz vermişse, bu söz günümüze kadar tutuldu. Ne olur ne olmaz diye idam cezası bile kaldırıldı. Şimdi İmralı'daki villaya taşınmak için kendisine statü de verilmesini bekliyor.

***

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da “Bayrak Açıyorum” mitinglerinin üçüncüsünü, Aksaray'da Milli İrade Meydanı'nda yaptı ve “Utanmazlar ittifakı, şimdi de İmralı’da inşaat yapıyormuş. Bu milletin gazisi hakkını almak için park köşelerinde bekleyecek; elini, kolunu, gözünü, ömrünü vatan müdafaası yaptığı yerde bırakmış insanlarımız hâlâ hak mücadelesi verecek ama eli kanlı bir terör örgütünün elebaşına statü konuşacaksınız öyle mi? Ömür boyu hapse mahkûm bir hükümlüye ev yapacaksınız öyle mi? Yok öyle yağma” dedi.

Dervişoğlu, "Türk milletini duymaz, söylemez ve görmez zannedenler, buradan bir kez daha haykırıyoruz; Türk milleti ve Türk devleti, iktidardaki işbirlikçi zihniyetten ibaret değildir. Ey Türk’e kefen biçmeye hazırlananlar, bu iktidarın zafiyeti sizi cesaretlendirmesin. Tarihin her anında, yurdun her köşesinde gösterdiğimiz kararlılığı bir kez daha haykırıyoruz: Türkiye’yi Türksüzleştirmeyeceğiz! Türk vatanını böldürmeyeceğiz! Cumhuriyet'i yıktırmayacağız!" diye seslendi.

Dervişoğlu, "Elçi kılığına girmiş sömürge valisiyle aynı dili konuşuyor, çözüm sürecini de alenen beraber yönetiyorsunuz. Şeytana dua ederek cennete gideceğinizi zannedecek kadar saf olmadığınıza göre yoksa yine mi kandırılıyorsunuz?" dedi.

***

Milli cephede bunlar konuşulurken, Mehmet Uçum, "Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili" imzasıyla Anadolu Ajansı bülteninde yayınlanan bir analiz yazdı. Mehmet Uçum, yazının başlığına "Türkiye'nin yeni anayasa gündemi" dedi ama gerçekte böyle bir gündem yok. Halkın gündemi belli. Akaryakıt fiyatlarındaki artıştan dolayı tarımın durma noktasına gelmesi, dolayısıyla fiyatların her gün zamlanması...

Uçum, "İlk dört maddenin esasları (devamlılık ilkesi dahil) korunacağından, yürütme ve yürürlük maddeleri de çıkınca geride kalan 97 maddenin gözden geçirilmesi, bazılarında esaslı değişiklikler yapılması, bir kısmının güncellenmesi, bir kısmının kaldırılması temel bir ihtiyaçtır. Değişiklik yapılmış 51 maddede ise elbette geliştirme ve yenileme ihtiyacı söz konusudur" diyor ama bu konuda kendi fikirlerini inkâr etmiş oluyor.

Çünkü Uçum, 30 Aralık 2015 tarihli yazısında, "1924'le birlikte Kuruluş Felsefesi'ne geçildi ve bu Kuruluş Felsefesi -- dışlayıcı ve baskıcı -- ulus yaklaşımı üzerine kuruldu. Bu felsefeden ise, tek etnik ve lengüistik (dilsel) kimlik esaslı Türk Milleti ideolojisine dayanan devlet pratikleri çıktı. Kuruluş Felsefesi, 2002'den itibaren Türkiye Toplumu tarafından tasfiye sürecine sokuldu. Yani, dışlayıcı ve baskıcı Türk Milletinden kapsayıcı ve özgürleştirici Türkiye Milletine geçiş sürecinde Kürt sorununun kalıcı çözümünün gerçekleşeceği bir siyasal realite söz konusudur. Gerçekten de Türkiye Toplumu, özellikle AK Parti hükümetleriyle birlikte bir Türkiye Milleti inşa süreci yürütüyor" diyordu.

Bu görüşler, aynı zamanda Öcalan'ın da savunduğu görüşlerdir.

Bu sebeple, yeni Anayasa için gündem oluşturma çabaları boşunadır.