Meksika’nın Sinaloa eyaletinde, emniyetin zirvesindeki ismin uyuşturucu kartelleriyle kirli iş birliği deşifre oldu. The Wall Street Journal gazetesinin ABD mahkeme kayıtlarına dayandırdığı sarsıcı rapora göre; Sinaloa’nın eski Emniyet Müdürü emekli general Gerardo Merida, uyuşturucu baronlarından düzenli rüşvet aldığı suçlamasıyla ABD'nin Arizona eyaletine bağlı Tucson kentinde kıskıvrak yakalandı.

Meksika hükümetinden yapılan resmi açıklamada, hakkında gizli iddianame bulunan Merida'nın Nogales sınır kapısını geçerek ABD topraklarında Amerikan adli makamlarına teslim olduğu duyuruldu. Eski emniyet müdürü, davanın asıl yürütüleceği New York’a sevk edilmeden önce Tucson’da yapılması planlanan gözaltı duruşması hakkından feragat etti. Merida’nın ABD’deki savunma avukatı ise iddialar karşısında sessiz kalmayı tercih etti.

İddiaya göre emekli general Merida, görevde olduğu dönemde, "El Chapo" lakaplı efsanevi baron Joaquin Guzman'ın oğulları tarafından sevk ve idare edilen kartelin silahlı kanadı "Chapitos"un maaşlı memuru haline geldi.

Eyalet polisini yöneten Merida’nın, bu kirli ittifak kapsamında kartelden aylık 100 bin dolar rüşvet aldığı belgelendi. Bu paranın karşılığı olarak Merida; zehir tacirlerinin fentanil ve metamfetamin ürettiği gizli laboratuvarlara yönelik gerçekleştirilecek en az 10 büyük polis baskınını önceden kartel liderlerine sızdırdı. İhbarı alan kaçakçılar ise polis timleri adrese ulaşmadan dakikalar önce tonlarca uyuşturucu maddeyi ve milyon dolarlık üretim ekipmanlarını güvenli bölgelere nakletmeyi başardı.

İddianame, sadece emniyet müdürüyle sınırlı değil. Aralarında Sinaloa Valisi Ruben Rocha Moya'nın da yer aldığı, eski ve halen görevde bulunan toplam 10 Meksikalı bürokrat "ABD’ye fentanil, eroin, kokain ve metamfetamin sokulmasına göz yummak ve yardım etmekle" suçlanıyor.

Daha da vahimi, suçlanan yetkililerden bazılarının Sinaloa Karteli'nin kan donduran şiddet ve infaz eylemlerine bizzat iştirak ettikleri savunuluyor. Ayrıca dosyada adı geçen 3 kritik ismin, Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'un iktidardaki partisi Ulusal Yenilenme Hareketi (MORENA) ile doğrudan organik bağları olduğu bilgisi iddianameye girdi.

Sarsıcı suçlamaların odağındaki Sinaloa Valisi Ruben Rocha Moya, X (eski Twitter) hesabı üzerinden zehir zemberek bir açıklama yaparak hakkındaki iddiaları yalanladı. ABD'nin bu hamlesinin Meksika Birleşik Devletleri Siyasi Anayasası'nın 40. maddesinde güvence altına alınan "ulusal egemenlik" ilkesinin açık bir ihlali olduğunu savunan Vali Moya, "Sinaloa halkına söz veriyorum; bu iftiranın hiçbir hukuki dayanağı olmadığını cesaret ve vakarla kanıtlayacağız" dedi.

Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum ise ABD adli makamlarının başta Vali Moya olmak üzere 10 yetkili hakkındaki dosyaları ve somut kanıtları kendilerine sunması halinde, Meksika devletinin yasal olarak gerekli her türlü radikal adımı atmaktan çekinmeyeceğini vurguladı.