Rize / Yücel Tanay / Yeniçağ
Gürcistan'ın Zugdidi kentinde bu yıl 3'üncüsü gerçekleştirilen Lazca Kitap Günleri, tarih boyunca birbirinden ayrı düşmüş akraba halklar olan Megreller ile Lazları bir araya getirdi. Kültürel bağların ve ana dil bilincinin güçlendirilmesini hedefleyen etkinlik, iki halk arasında tarihi bir buluşmaya sahne oldu.
Zugdidi Kütüphanesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen fuara Türkiye'den de katılım sağlandı. Etkinlikte Yeni Parti Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı ile Yeni Parti Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu yer alarak organizasyona destek verdi.
Katılımcılar, kapılarını bu anlamlı buluşmaya açan Zugdidi Kütüphanesi Müdürü Besiki'ye, organizasyonun her yıl hayata geçirilmesinde büyük emeği bulunan Natia ve Ioseb'e ve misafirperverliklerinden dolayı tüm Megrel halkına teşekkürlerini sundu. Fuar, Lazca ve Megrelce edebiyatın yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması adına önemli bir adım olarak kayıtlara geçti.
Öte yandan, Türkiye'de hızla yükselen etnikçi bir dalganın doğduğu görülüyor. Kimi çevreler tarafından farklı kültürlerin yaşatılması çabası olarak savunulsa da bu dalga, Türk ulus kimliğini tehdit eder bir boyut kazanmaya başladı. Masum talepler veya kültürel etkinlikler adı altında pazarlanmaya çalışılan bu girişimler, özünde Türk kimliğinden ayrışan müstakil bir kimlik inşa etme çabasını barındırıyor.
Sınırın diğer tarafındaki tablo da bu kaygıları derinleştiriyor. Gürcistan'da düzenlenen bu tür organizasyonların arka planında Gürcü derin devletinin ve istihbarat aygıtlarının yer aldığı değerlendirilirken, bu adımların bölgesel nüfuz ile kimlik politikalarını örtülü stratejiler üzerinden yönlendirme hedefi taşıdığı izlenimi veriyor. Gürcü resmi tezleri ve akademik yaklaşımı; Lazca ve Megrelceyi Kartvelian (Güney Kafkas) dil ailesinin ayrılmaz parçaları veya Gürcücenin diyalektleri/kardeş dilleri olarak ele alıyor. Gürcü devleti, Abhazya sınırına komşu olan Megrelleri ve Türkiye sınırındaki Lazları aynı tarihsel ve dilsel havzanın parçası kabul ediyor.
Nitekim Gürcistan; kütüphaneler, kültür merkezleri, akademisyen değişimleri ve kitap fuarları (Zugdidi örneğinde olduğu gibi) aracılığıyla Türkiye'deki Laz nüfusu üzerinde aktif bir kültür politikası yürütüyor. Gürcü güvenlik ve istihbarat bürokrasisi, bu tür sivil ve kültürel ağları bölgedeki etki alanını genişletmek ve sınır ötesi bağları canlı tutmak adına yakından takip edip destekliyor.