Norveç merkezli Rystad Energy tarafından yapılan değerlendirmede, bölgedeki çatışmaların petrol ve doğal gaz tedarikinde ciddi aksamalara yol açtığı belirtildi. Sıvılaştırılmış doğal gaz tesisleri, rafineriler, yakıt terminalleri ve gazdan sıvıya üretim yapan kritik tesislerin savaş nedeniyle zarar gördüğü ifade edildi.

İlk analizlere göre enerji altyapısının onarım ve yeniden yapılandırma maliyetinin şimdiden en az 25 milyar dolara ulaştığı, harcamaların büyük kısmını mühendislik ve inşaat giderlerinin oluşturacağı kaydedildi.

RAS LAFFAN EN KRİTİK ÖRNEK

Katar’daki Ras Laffan Endüstri Şehri, hasarın en belirgin görüldüğü noktalar arasında yer aldı. LNG üretim ünitelerinde meydana gelen zarar nedeniyle tesisin kapasitesinin yüzde 17 azaldığı, bunun yıllık yaklaşık 12,8 milyon tonluk üretim kaybına karşılık geldiği aktarıldı.

Tesisin yeniden tam kapasiteye ulaşmasının 5 yılı bulabileceği belirtilirken, bunun en önemli nedenlerinden birinin LNG ana soğutma kompresörlerini çalıştıran büyük gaz türbinlerinin dünya genelinde sınırlı sayıda üretici tarafından sağlanması olduğu ifade edildi. Söz konusu ekipmanlarda 2 ila 4 yıllık tedarik gecikmeleri yaşandığına dikkat çekildi.

BAHREYN’DE RAFİNERİ VURULDU

Bahreyn’de bulunan BAPCO Sitra Rafinerisi’nin iki ayrı saldırıya maruz kaldığı, iki ham petrol damıtma ünitesi ile bir tank sahasının zarar gördüğü bildirildi.

Bu gelişmelerin ardından operasyonlarda mücbir sebep ilan edildiği ve yeni devreye alınan bir ünitenin tahrip edilmesinin kapasiteyi düşürdüğü, yatırımlardan beklenen getiriyi geciktirdiği ifade edildi.

BÖLGEDE TOPARLANMA ZAMAN ALACAK

Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Irak ve Suudi Arabistan’da ise orta ve hafif düzeyde kesintiler yaşandığı belirtilirken, toparlanma hızının onarım kapasitesi ve finansman planlamasına bağlı olacağı vurgulandı.

Rystad Energy Tedarik Zinciri Araştırmaları Başkanı Audun Martinsen, bazı tesislerin aylar içinde devreye alınabileceğini ancak bazılarının yıllarca kapalı kalabileceğini belirtti. Martinsen, özellikle İran’daki Güney Pars sahası ile Katar’daki Ras Laffan tesisinin kritik riskler barındırdığını ifade etti.

Tedarik zincirinde yaşanan gecikmelerin toparlanmayı yavaşlatabileceğine dikkat çeken Martinsen, İran’ın batı tedarik zincirlerinden dışlanmasının Çinli ve yerel yüklenicilere bağımlılığı artıracağını, bunun ise süreci daha maliyetli ve uzun hale getirebileceğini kaydetti.