Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na açık mektup;
Sayın Bakan, KKTC’ye uçmak neden cezaya dönüştü? Acıdan da, mecburiyetten de kâr çıkarılamaz!
Sayın Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu;
Bu satırları size yalnızca bir gazeteci ve bir sivil toplum örgütü başkanı olarak değil, yıllardır Kıbrıs Türk halkının yaşadığı haksızlıkları dile getiren bir Kıbrıs Türkü olarak yazıyorum. Girne’den Taşucu’na gitmek üzere hareket eden yolcu gemisinin batması sonucu 8 kardeşimizi kaybettiğimiz, 20 kardeşimizi bulabilmek için arama-kurtarma çalışmalarının sürdüğü, ailelerin umutla gelecek bir haberi beklediği böylesine acı bir dönemde karşı karşıya kaldığımız tabloyu kabul etmek mümkün değildir. Deniz seferlerinin durmasının ardından vatandaşlarımız mecburen hava yoluna yönelmiştir. Peki ne olmuştur? Çukurova Uluslararası Havalimanı ile Ercan Havalimanı arasındaki yalnızca 45-50 dakikalık uçuşlarda bilet fiyatları önce 21 bin TL seviyelerine çıkmış, bazı seçeneklerde ise 35 bin TL’yi aşmıştır.
35 BİN TL!
Sayın Bakan,
45-50 dakikalık bir uçuşun bedeli nasıl 35 bin TL olabilir? Bunun yakıt maliyetiyle, personel giderleriyle, havalimanı ücretleriyle veya serbest piyasa şartlarıyla açıklanabilecek bir tarafı var mıdır? İnsanların başka seçeneğinin kalmadığı bir anda fiyatların böylesine yükselmesine “arz-talep dengesi” denilip geçilebilir mi? Bunun adı serbest piyasa değil, çaresizliğin fiyatlandırılmasıdır! THY, AJet ve Pegasus’un KKTC hatlarında uyguladığı fiyat politikası artık ciddi biçimde sorgulanmalıdır. Çünkü mesele yalnızca bugün yaşadığımız gemi faciasından sonra ortaya çıkan fiyatlar değildir. Biz bunu yıllardır yaşıyoruz. KKTC üniversitelerine eğitim amacıyla gelecek öğrencilerin kayıt dönemleri yaklaşır, bilet fiyatları yükselir. Bayram gelir, fiyatlar yükselir. Yaz tatili başlar, fiyatlar yükselir. Türkiye’de veya KKTC’de uzun tatil olur, fiyatlar yine yükselir. İnsanların seyahat etmek zorunda olduğu hangi dönem varsa, KKTC biletleri adeta ulaşılması güç rakamlara çıkar.
NEDEN?
KKTC’ye uçmak neden bu kadar pahalıdır? Kıbrıs Türk halkı neden Türkiye’ye ulaşırken böylesine ağır bir bedel ödemek zorundadır? Öğrencinin kayıt tarihinin belli olması, ailesini görmeye giden vatandaşın bayramda seyahat etmek zorunda bulunması veya bugün olduğu gibi deniz ulaşımının bir facia nedeniyle durması, hava yolu şirketleri açısından bir “fiyat artırma fırsatı” mıdır? Eğer öyleyse buna artık birilerinin “dur” demesi gerekmiyor mu?
BU TARİFELERİ İNCELEYİN!
THY’nin, AJet’in ve Pegasus’un Ercan hatlarındaki fiyatlandırma politikalarının Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından kapsamlı biçimde incelenmesini istiyoruz. Özellikle olağanüstü dönemlerdeki fiyat hareketleri mercek altına alınmalıdır. Bir gün önceki fiyat nedir? Faciadan sonra fiyat ne olmuştur? Aynı kilometre ve benzer uçuş sürelerine sahip Türkiye iç hatlarında fiyatlar ne kadardır? Ercan’a gelince neden tablo değişmektedir? Kıbrıs Türk halkının bu soruların cevabını öğrenmeye hakkı vardır.Anavatanımız Türkiye, Kıbrıs Türk halkının dünyaya açılan en önemli kapısıdır. Rum tarafının yıllardır sürdürdüğü doğrudan uçuş engelleri nedeniyle Kıbrıs Türk halkının ulaşım seçenekleri zaten sınırlıdır. Tam da bu nedenle Türkiye-KKTC hava ulaşımı sıradan bir ticari hat olarak görülemez. Bu hat bizim için hayat damarıdır. Böyle bir hatta vatandaşın mecburiyetinin kazanç kapısına dönüştüğü algısının oluşmasına dahi izin verilmemelidir.
ACIMIZI BİLE FIRSATA ÇEVİRMEYİN!
Bugün 8 insanımızı kaybetmenin acısını yaşarken, 18 kardeşimizden mucize de olsa gelebilecek güzel bir haberi bekliyoruz. Aileler perişan. Bir halk diken üstünde. Deniz ulaşımı durmuş. İnsanlar Türkiye’ye ve KKTC’ye ulaşabilmek için mecburen uçak bileti arıyor. Tam da böyle bir günde 21 bin, 30 bin, 35 bin TL’lik biletlerle karşılaşmak hangi vicdana sığar? Hava yolu şirketlerine de açıkça sesleniyorum: Kıbrıs Türk Halkının çaresizliğini ticari kazanca dönüştürmeyin! Gerekirse ek sefer koyun. Kapasiteyi artırın. Fiyatları makul seviyeye indirin. Bir günlük kazancınızdan vazgeçin ama insanların hafızasında “felaket gününde fiyatları artıran şirket” olarak kalmayın. Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu’nun da ifade ettiği gibi, facia ticari fırsata dönüştürülmemelidir.
Sayın Bakan Uraloğlu, Bu meseleye el koymanızı bekliyoruz. Sadece bugün için değil; öğrenci kayıt dönemlerinde, bayramlarda, tatillerde ve insanların seyahat etmek zorunda olduğu bütün yoğun dönemlerde KKTC hatlarında uygulanan tarifelerin takip edilmesini ve bu insafsız fiyat politikasının önüne geçecek mekanizmaların oluşturulmasını istiyoruz. Çünkü KKTC’ye ulaşım lüks değildir. Kıbrıs Türk halkının Türkiye ile bağı lüks değildir. Ve en önemlisi: Bir halkın mecburiyetinden kâr çıkarılamaz! Serbest piyasanın da bir vicdanı, ticaretin de bir ahlakı olmak zorundadır. Bu halk kimin felaket gününde yanında durduğunu da, kimin çaresizliğini fırsata çevirdiğini de unutmaz. Sayın Bakan Uraloğlu, şimdi soruyoruz: KKTC’ye uçmak neden cezaya dönüştü? Bu fahiş fiyatlara kim “DUR” diyecek?