Milyonlarca kamu çalışanı ve memur emeklisinin kaderini belirleyecek olan Temmuz ayı maaş zamları öncesinde, sendika cephesinden peş peşe kritik açıklamalar gelmeye devam ediyor. Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, konfederasyonun kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında ATO Congresium'da düzenlediği basın toplantısında, memurların kanayan yaralarına ve acil çözüm bekleyen ekonomik taleplerine dikkat çekti.
Sendikacılığı yalnızca "ücret pazarlığı" olarak görmediklerinin altını çizen Kahveci, kamu çalışanlarının derinleşen ekonomik sıkıntılarına işaret etti. Temmuz ayında memur ve emeklilere yansıtılacak yüzde 7'lik ikinci yarıyıl zammını hatırlatan Kahveci, mevcut enflasyon farkının şimdiden yüzde 5,61'i bulduğuna vurgu yaparak bu durumun maaşları hızla erittiğini dile getirdi.

"MAAŞLAR HAYATIN GERÇEKLERİNE GÖRE BELİRLENMELİ"
Sadece enflasyon farkı ödemesiyle alım gücünün korunamayacağını belirten Kahveci, maaşların enflasyona karşı korunduğu ve büyümeden pay alınan kalıcı bir sistem istediklerini ifade etti. Kahveci'nin masaya koyduğu acil talepler ise şu şekilde sıralandı:
“Kamu çalışanlarına ve emeklilere enflasyon farkına ek olarak mutlaka refah payı verilmeli; geçmiş dönem kayıplarını telafi edecek ek zam yapılmalıdır.
Maaş artışları, Merkez Bankası'nın hedeflenen enflasyonuna göre değil, piyasadaki gerçekleşen enflasyon ve hayatın gerçekleri baz alınarak hesaplanmalıdır.
Enflasyon farkı, memuru 6 ay bekletmeden, her ay düzenli olarak maaşlara yansıtılmalıdır.
Fiyat artışları karşısında maaşları otomatik olarak koruyan eşel mobil sistemi acilen hayata geçirilmelidir.
Gelir vergisi dilimi yüzde 15'te sabitlenmeli, kamu çalışanının cebine giren para vergi dilimi kesintileriyle eritilmemelidir.
Kamuda sözleşmeli, geçici ve güvencesiz istihdam modelleri tamamen bitirilmeli; aynı işi yapan memurlar arasındaki statü farklılıkları kaldırılarak herkes kadrolu ve güvenceli hale getirilmelidir.”

"ÇALIŞANLA EMEKLİ ARASINDAKİ MAKAS BÜYÜYOR"
Memur emeklilerinin yaşadığı büyük mağduriyeti de gündeme taşıyan Kahveci, 2023 yılında kamu görevlilerine verilmeye başlanan ilave ek ödemenin bugün birçok unvanda aylık 22 bin lirayı aştığını hatırlattı. Bu devasa tutarın emekli maaşlarına yansıtılmaması nedeniyle görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki bağın tamamen koptuğunu belirten Kahveci, "Çalışanlarla emekliler arasındaki gelir farkı her geçen gün uçuruma dönüşüyor. Türk Büro-Sen olarak Anayasa Mahkemesi'ne taşıdığımız bu adaletsizliğin sonuna kadar takipçisi olacağız" dedi.