İYİ Parti Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burak Dalgın, YENİÇAĞ'a yaptığı açıklamalarda 2027 yılının bütçe ve makroekonomik hedeflerini sert sözlerle eleştirdi. Hükümetin bütçe için belirlediği "Dayanıklılık, Refah ve Dönüşüm" sloganlarını tek tek analiz eden Dalgın, "Ortada dayanıklılık yerine kırılganlık, refah yerine darlık ve vergi kamçısı, dönüşüm yerine ise yerinde sayan bir vasatlık var" dedi.
"SAATTE 1 MİLYAR LİRA FAİZ ÖDENEN BÜTÇEDE DAYANIKLILIK OLAMAZ"
Hükümetin bütçedeki "dayanıklılık" vurgusunu faiz giderleri üzerinden eleştiren Burak Dalgın, bütçeden 4 trilyon liranın faiz ödemelerine ayrıldığına dikkat çekti. Bu rakamın devasa bir boyuta ulaştığını belirten Dalgın, şu ifadeleri kullandı:
"4 trilyon lira faiz dediğiniz şey, iş günlerinde günde 16 milyar lira para yapar. Uykuda olduğumuz vakitler dışında, saatte 1 milyar lira faiz ödeyeceğini söyleyen bir anlayışla nasıl dayanıklılık sağlayacaksınız? Borcumuzun ana parasını bırakın, faizini bile yeni borçla öder hale geldik. Başkanlık sistemine geçildiğinde 1 trilyon lira olan borç stoku bugün 16 trilyona dayandı, önümüzdeki yıl sonunda 20 trilyon liraya ulaşacak. Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan fabrikaların, barajların, demiryollarının karşılığı olan borç 1 trilyon liraydı; bu iktidar bunu 20 trilyon liraya çıkardı ve ortada somut bir şey yok."
"VERGİ YÜKÜ VATANDAŞIN SIRTINDA: REFAH DEĞİL DARLIK GELİYOR"
Bütçenin ikinci ana teması olarak sunulan "refah" hedefini de değerlendiren Dalgın, vergi adaletine vurgu yaptı. Bütçede dolaylı vergilerin ağırlıkta olduğunu ve yükün dar gelirliye yüklendiğini belirten Dalgın, KDV ve ÖTV gelirlerinin Kurumlar Vergisi’nin 4 katına ulaştığını ifade etti. Dalgın, "Vatandaştan doğrudan toplanan KDV ve ÖTV, şirketlerin ödediği Kurumlar Vergisi'nin 4 katı. Gelir adaletinin olmadığı, vergi kamçısının vatandaşın sırtında olduğu bir bütçeden refah çıkmaz" değerlendirmesinde bulundu.
"REEL SEKTÖRE AYRILAN PAY ZEKAT PARASI KADAR"
Hükümetin "dönüşüm" hedefini de reel sektöre ayrılan kaynaklar üzerinden eleştiren İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı, sanayi ve ihracatın büyük bir tehdit altında olduğunu savundu. Bütçeden reel sektöre ayrılan payın bütçenin 40’ta birine denk geldiğini belirten Dalgın, bu oranı "zekat parası" olarak nitelendirdi.
Avrupa Birliği ile yaşanan "Made in Europe" ve Gümrük Birliği süreçlerindeki risklere işaret eden Dalgın, ihracata dayalı sanayinin desteklenmediğini, yüksek teknoloji payının artırılamadığını ve yeni büyük pazarların denkleme dahil edilemediğini belirterek dönüşüm söyleminin karşılıksız kaldığını vurguladı.

"KLASİK BİR SEÇİM BÜTÇESİ DEĞİL; MUSLUKLAR 2028'DE AÇILIR"
Bütçenin bir "seçim ekonomisi" göstergesi taşıyıp taşımadığına ilişkin soruya yanıt veren Burak Dalgın, mevcut yapının olağan gidişatın bir projeksiyonu olduğunu ifade etti. Erken bir seçim kararı alınmadığı takdirde asıl harcama musluklarının seçim yılı olan 2028'de açılacağını öngören Dalgın, şunları kaydetti:
"Şu anki bütçede klasik bir seçim ekonomisi mantığı veya 'vanaların açıldığı' bir tablo görmüyoruz. Harcamalar yüzde 39 artarken vergi gelirleri de yüzde 36 oranında artıyor. Ancak iktidarın enflasyon ve makroekonomik hedefleri sürekli ıskaladığını biliyoruz. Eğer 2027’de erken bir seçim yaşanmazsa, 2028 seçim yılı olacağı için vanaların ve muslukların o zaman açılacağını öngörebiliriz."
Cevdet Yılmaz açıkladı: 2027 bütçe açığı tahmini 2026'yı geçiyorGündem