Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından tasfiye edilen 131 yatırım fonundaki krize ilişkin değerlendirmelerde bulunan Finansal Analist İslam Memiş, mağdurların durumundan yurt dışına kaçırılan paralara kadar merak edilen süreci kaleme aldı. Memiş, hukuki sürecin uzun olacağına dikkat çekerek devletin iyi niyetli yatırımcıları mağdur etmeyeceğini savundu.
TV100'deki köşesinde Türkiye'nin gündemine oturan fon krizini ele alan İslam Memiş, sürecin başından beri oluşan bilgi kirliliğine karşı uyarılarda bulundu. SPK'nın tasfiye edilen fondaki resmi yatırımcı sayısını 455 bin 758 olarak açıkladığını hatırlatan Memiş, daha önce kamuoyunda tartışılan 515 bin rakamının ve sosyal medyada dolaşan "17-20 milyar dolarlık kayıp" iddialarının teyitli olmadığını vurguladı. Sağlıklı bir sürecin ancak kurum ve kuruluşlardan gelen resmi açıklamaların dikkate alınmasıyla yürütülebileceğini belirten Memiş, net miktar ve rakamların yine SPK tarafından duyurulacağına dikkat çekti.

"BİR GÜNDE ÇEKİLEN 45 MİLYAR LİRA ADLİ BİR VAKA"
Sistemden büyük çaplı para çıkışlarına da değinen Memiş, bir günde çekilen 45 milyar liranın sıradan bir acemi yatırımcı refleksi olamayacağını ifade etti. Bu büyüklükteki bir para hareketinin doğrudan Adalet Bakanlığı ve MASAK'ın alanına giren adli bir vaka olduğunu belirten Memiş, krizden etkilenen küçük yatırımcıların ise artık "Nasıl kar ederim?" düşüncesinden ziyade "Paramı nasıl korurum?" endişesiyle TL mevduatlarına yöneleceğini öngördü.
"VURGUNCULAR BEKLEMESİN, İYİ NİYETLİ VATANDAŞ PARASINI ALIR"
Kamuoyunda en çok merak edilen "Paralar iade edilecek mi?" sorusunu mağdur profillerini ayırarak yanıtlayan Memiş, sisteme sadece "vurgun yapmak" amacıyla girenlerin boşuna beklememesi gerektiğini kaydetti. Buna karşılık, kazanç sağlama umuduyla sisteme dahil olan iyi niyetli acemi yatırımcıların mağdur edilmeyeceğini belirten Memiş, MASAK ve SPK incelemelerinin tamamlanmasının ardından kurulacak bir havuz sistemi ve belirlenecek takvimle ana paraların iade edilebileceğinin altını çizdi. Krizin diğer piyasalarda kalıcı bir hasar bırakmayacağını savunan Memiş, yatırımcıların yüksek kar vaatlerine inanarak risk alma eğiliminin geçmişte yaşanan kripto veya tefeci krizlerinde olduğu gibi devam ettiğini hatırlattı.
"İSVİÇRE'YE ÇIKARILAN KAYNAKLAR HAVUZA DÖNEBİLİR"
Soruşturma kapsamında İsviçre'ye kaçırıldığı iddia edilen paraların akıbetine dair de beklentilerini paylaşan Memiş, sürecin umutsuz olmadığını ifade etti. Söz konusu fonların suçtan elde edilen gelir olduğunun devlet tarafından resmi olarak ispatlanması durumunda bu paraların Türkiye'ye iade edilebileceğini belirten Memiş, geri alınan tutarların da mağdur havuzuna aktarılarak dağıtılabileceğini söyledi.
Köşe yazısının sonunda mağdurlara yönelik bir eylem planı da çizen Memiş, sürecin uzun bir zamana yayılacağını hatırlatarak yatırımcılara sosyal medyadaki dedikodulardan ve bilgi kirliliğinden uzak durmalarını tavsiye etti. Cumhurbaşkanlığı ile ilgili kurumlardan gelecek açıklamaların dikkatle analiz edilmesi gerektiğini vurgulayan Memiş, mağdurların kısa vadeli nakit sıkışıklıklarını bu fonlardan gelecek acil iade beklentisine girmeden çözmeleri gerektiğini belirtti.
Fon soruşturmasında 750 milyon liraya el koyulduGündem