Geçtiğimiz günlerde Sayın Şamil Tayyar ‘yenicaggazetesi.com’da yer alan haberde AKP’yi uyaran bir paylaşımda bulunmuş.

Ne demiş?

“AKP, emeklilere savaş açmış olur!” demiş.

*

Haberi okuduğumda AKP’nin; CHP’nin eski, yeni partinin yeni Genel Başkanı ile ilgili savaşını bitirdi mi ki AKP’ye savaş açsın.

Kaldı ki Sayın Erdoğan’ın Emekliler cephesinde bir savaş açmak gibi bir niyeti olduğunu da sanmıyorum.

Nedeni belli.

Kendisinin 17 milyon emeklinin oyuna ihtiyacı var.

*

Sayın Tayyar ne diye uyarmış Sayın Erdoğan’ı?

Geçtiğimiz Temmuz ayı itibariyle enflasyon farkı kadar emeklilerin maaşları arttırılırken bir yandan da en düşük emekli , bu yıl için 23 bin 552 lirada sabitlenmişti ya, yapılan bu düzenlemenin adil olmadığını, onların yaşam şartlarını iyileştirme konusunda pansuman etkisi dahi yapmayacağını söylemiş olmalı ki bunun da AKP’nin şanına hiç de yakışmadığını, hatta seçimin 2028’in ilk çeyreninin bitimi içinde yapılabileceğini ileri sürerek şöyle demiş:

“Emeklilere düzgün bir maaş yapılmamış olması aynı zamanda emeklilere savaş açmış olur ki bunu -bunun sonucunu- hiçbir siyasi parti kaldıramaz” demiş.

*

Yanlış mı demiş?

Yanlış demiş!

Kime göre yanlış demiş?

Sayın Erdoğan’a göre yanlış demiş.

Ömrünü siyasete adamış…

Yaklaşık 25 yıldır da ülkeyi yöneten, oldukça tecrübeli bir siyaset insanına bunu demek için Sayın Tayyar çok düşünmüş olmalı!

Aksi halde en düşük emekli maaşını 23 bin 552 lira olmasını isteyen Sayın Erdoğan onun hesabını kitabını yapmamış olabilir mi?

Hiç sanmıyorum!

*

İyi de ben de tam da onu diyorum işte. Şamil Tayyar gibi AKP’ye gönül veren ve Sayın Erdoğan’a gönülden bağlı bir siyasetçi niye böyle demiş olabilir ki?

Gerçekten Sayın Erdoğan yanlış mı yapmıştır, yoksa Sayın Tayyar’ın atladığı, göremediği ya da fark edemediği bir nokta mı var?

*

O kadarını bilemem, ancak en düşük emekliği aylığının arttırımıyla ilgili düzenleme yapıldı…

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi…

Hatta emekliler çok düşük olan maaşlarının -iyileştirme denilmeyecek olan- iyileştirilmiş halini banka hesaplarından çektiler bile.

*

Sayın Tayyar açıklamasının bir yerinde:

“Toplumun her kesiminin rahatlatacak adımların yeni yılda periyodik olarak hayata geçirilmesi yüksek ihtimal ihtimal” demiş.

Iyi güzel demiş de kendilerince ihtimali yüksek olan oran da açıklanmış olsaydı

“Hayata geçirilmesi yüksek ihtimal maaş rakamı, hangi mertebelerde olsaydı mesela?”

Niye öyle diyorum?

En az emekli maaşı olarak 23 bin 552 lira alan bir emekliye Sayın Erdoğan, bu oranın yüzde kaçını verebilir ki?

Ya da o zamana kadar periodik olarak nasıl bir zam programı uygulanabilir ki bu insanlar iktidara teşekkür etmiş olsunlar?

“Neyse bizi bu zamana kadar sürüm sürüm süründürdünüz ama verdiğiniz zamlar da yüzümüzü güldürdü” deyiversinler, dimi ama!

*

O nedenle de en düşük emekli maaşı alan emekliyi rahatlatacak ve yüzünü güldürecek maaş artış oranı yüzde 100 bile yetmez bilmem farkındalar mı?

Ne AKP’nin Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan ne de Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek böyle bir oranı emekliye reva görür!

O nedenle seçim tarihi ister 2027 Nisan’da yapılsın isterse 2028 Nisan’da yapılsın AKP’nin emekliden ne oy alabileceğini ne Sayın Erdoğan’ın yeniden başkan seçilebileceğini sanıyorum.

Ha… kendisi aday olmayabilir, onun göstereceği herhangi bir aday da seçilemez.

*

Niye?

Felsefe aynı…

Anlayış aynı…

Kültür aynı da ondan.

*

Sayın Tayyar:

“Gördüğüm kadarıyla 3 yıldır uygulanan sıkı para politikası 2027’den itibaren gevşetilecek” demiş.

İyi de 2024’ten, 2027’ye kadar bu insanlar nelerini kaybetti!

Ne sıkıntıların içine girdi!

Kim bilir ne kadar onurları kırıldı!

Acılar çekti!

Bu hiç hesap edilmiş olabilir mi?

Ben hiç sanmıyorum.

*

Ama Sayın Tayyar’ın şu açıklaması çok açık:

Eğer yeni yılda emekli maaşları aynı anlayışla belirlenecek olursa, ‘17 milyonu aşkın emekliye savaş açılması’ anlamına gelir” demesi çok doğru.

Bu savaşı da AKP mı kazanır, 17 milyon emekli mi, orasını hep birlikte görürüz.

Geceler ne sabahlar doğrur bilmez miyiz?