Gece boyunca bir veya birkaç kez uyanıyorsanız bunun her zaman bir uyku bozukluğu anlamına gelmediği belirtiliyor. Araştırmalar ve tarihsel kayıtlar, insanların yüzyıllar boyunca "iki fazlı uyku" olarak adlandırılan bir düzenle uyuduğunu ortaya koyuyor.

Evrim Ağacı'nın haberine göre, Ulusal Uyku Vakfı, yetişkinlerin her gece ortalama 7 ila 9 saat uyumasını önerse de, sanayi öncesi toplumlarda uyku tek parça halinde gerçekleşmiyordu. Tarihçi Roger Ekirch'in araştırmalarına göre, 18. yüzyıla kadar birçok Batı Avrupalı geceyi "ilk uyku" ve "ikinci uyku" olmak üzere iki bölüm halinde geçiriyordu. Bu iki uyku dönemi arasında ise yaklaşık 1 ila 3 saatlik uyanıklık süresi bulunuyordu.

Bu ara dönemde insanlar dua ediyor, kitap okuyor, komşularını ziyaret ediyor, sigara içiyor ya da gördükleri rüyalar üzerine düşünüyordu. "İlk uyku" ve "ikinci uyku" ifadeleri İngilizce, Fransızca, İtalyanca ve Latince gibi birçok dilde tarihsel kaynaklarda yer alıyor.

Gece ortasında uyanıyorsanız panik yapmayın: Atalarımızın uyku düzeni de böyleydi - Resim : 1

Araştırmacılara göre günümüzde tek parça uyku düzeninin yaygınlaşmasının en önemli nedenleri arasında elektrikli aydınlatma, modern yaşam tarzı ve değişen çalışma saatleri bulunuyor.

Bu konuda yapılan bilimsel çalışmalar ise farklı sonuçlar ortaya koyuyor. Psikiyatrist Thomas Wehr'in deneyinde, yapay ışıktan uzak kalan gönüllülerin birkaç hafta içinde doğal olarak iki fazlı uyku düzenine geçtiği gözlemlendi.

Öte yandan Tanzanya, Namibya ve Bolivya'daki avcı-toplayıcı topluluklar üzerinde yapılan araştırmalarda ise kesintisiz ve tek fazlı uykunun daha yaygın olduğu belirlendi. Benzer şekilde Vanuatu'da yürütülen bir çalışmada da düzenli iki fazlı uykuya dair güçlü kanıt bulunamadı.

Buna karşın Madagaskar'daki elektriksiz kırsal bir toplulukta yapılan araştırma, gece yarısından sonra insanların önemli bir bölümünün kısa süreliğine uyandığını ve bunun tarihsel iki fazlı uyku düzenine benzerlik gösterdiğini ortaya koydu.

Uzmanlar, bölünmüş uykunun insanın "doğal" uyku biçimi olup olmadığı konusunda kesin bir sonuca varılamadığını belirtiyor. İklim, gün ışığı süresi, yaşam tarzı ve yapay aydınlatma gibi birçok etkenin uyku düzenini şekillendirdiği, bu nedenle konunun bilim dünyasında halen tartışılmaya devam ettiği ifade ediliyor.