Geçtiğimiz hafta sonu, motor sporuna doyduk demek isterdim ama Fia’nın anlamsız hibrit teknolojisi baskısı birkaç tık hevesi kırıyor. Formula-E de elektrik gücünü görüyoruz zaten? V12leri göremeyeceğiz ama V8lerin döndüğü bir F1 hayalimiz var.
MotoGP
Şampiyona Artık Kıl Payı… Márquez'in Motegi'de kazandığı kusursuz hafta sonu puanları, lider Jorge Martín ile aradaki puan farkını sadece 2 puana indirdi (Martín: 333, Márquez: 331). Sezonun son virajına girilirken Ducati ile Aprilia arasındaki üretici ve pilotlar savaşı tamamen mental bir satranç oyununa dönüştü.

Marc Márquez (Ducati Lenovo Team) kusursuz blok ve lastik yönetimi ile zaferi kazandı. Motegi'nin dur kalk karakteristiğine sahip sert frenaj bölgeleri ve dikey hızlanma gerektiren yapısı, Ducati'nin Desmosedici GP'si ile Márquez'in sürüş stiline kusursuz uydu. Yarışın ilk bölümünde Jorge Martín'in temposunu yakından takip ederek lastik aşınmasını, özellikle arka lastik sıcaklığını ve basıncını ideal pencerede tuttu. 7. turdan itibaren tırmandığı tempoda, 11. turda iç çizgiden yaptığı kusursuz ve temiz atakla liderliği aldı. Liderliği ele geçirdikten sonra temposunu artırıp Martín ile arasındaki mesafeyi koruyarak yarışı kontrol etti. Bu hafta sonu elde ettiği "hafta sonu dublesi" (Sprint + Ana Yarış), mekanik uyumun ve pilotaj zekasının tam birleşimiydi. “0:41:31.467”
Jorge Martín (Aprilia Racing) akılcı hasar kontrolünü gösterdi. Nisan ayından bu yana Aprilia ile harika bir uyum yakalayan Martín, Motegi gibi Aprilia'nın V4 motor karakteristiği açısından tamamen dezavantajlı sayılmasa da Ducati'nin düzlük hızına karşı dezavantajlı olduğu bir pistte maksimum puanı hedefledi. Yarış başlarında liderliği alıp temiz havada gitmeye çalışarak arka lastiği koruma stratejisi güttü. Ancak Márquez'in taze temposuna 11. turdan sonra direnemedi. Viraj çıkışlarındaki çekiş kaybını minimuma indirmek için motosikletin elektronik haritasında yaptığı konzervatif değişiklikler, onu zirvede tutmaya yetmese de 2. lüksüyle şampiyona liderliğini korumasını sağladı. “+1.363s”
Marco Bezzecchi (Aprilia Racing) direnç ve savunma mühendisliğiyle podyumu tamamladı. Aprilia'nın diğer kozu Bezzecchi, yarış boyunca arkasından gelen Enea Bastianini'nin (KTM) ölümcül baskısına karşı koymak zorunda kaldı. Özellikle son turlarda Bastianini'nin attığı en hızlı tur zamanlarına karşı Bezzecchi, motosikletin ön uç (front-end) stabilitesini koruyarak geçiş şansı tanımadı. Viraj apex'lerinde motosikleti çok dik tutup erken gaz açma taktiğiyle podyumu kurtarmayı başardı. “+2.252s”
Toprak Razgatlıoğlu'nun performansı Pramac Yamaha ile adaptasyon süreci paralelinde devam ediyor. Toprak, Yamaha ile Motegi'nin dur-kalk pist yapısında ve sıralama turlarında Yamaha'nın sıralama hızı eksiklikleriyle yine boğuştu. Yarışı 17. sırada tamamlayan milli pilotumuz, sıralama turlarındaki geride kalma dezavantajı nedeniyle ilk turlardaki kaosun içinde kaldı. Yamaha'nın sıralama turlarındaki tek tur patlamasını yapamaması, Toprak'ı yarış başlangıcında orta gruptaki pilotlarla mücadele etmeye itti. Motegi gibi frenlemede geç frenaj yapmayı seven bir pilot için fırsatlar sunan bir pistte bile, Yamaha'nın motor gücü ve arka yol tutuş sınırlamaları, Toprak'ın frenajdaki doğal avantajını turlar ilerledikçe törpüledi. Lastik basınçlarının grup arkasında kaldığı için yükselmesi, son bölümlerde tork yönetimini zorlaştırdı. “+39.562s”
MotoGP korteji şimdi Endonezya Grand Prix'si (Mandalika) için hazırlanıyor. Mandalika'nın pist yapısı ve karakteri, özellikle Aprilia ve KTM gibi motosikletlerin Ducati'ye karşı elini güçlendirebilecek yeni bir denklemi beraberinde getirecek. Şampiyonluk düğümü Asya ayaklarında çözülecek gibi duruyor.
F1
Sepang’da koşulan yarış üstüne aslında konuşulacak tek şey bu rezalet hibrit sistem! Algoritma her şeyi yanlış hesap edip (ıslak zeminde lastikler daha çok kaydığı için daha çok mesafe kat ediyor, yazılım da bunu hata görüyor) sistemi kapayarak, F1’in eşsiz heyecanını ve tadını mahvetti.

Max Verstappen (Red Bull) aerodinamik verimlilik ve lastik yönetimi ile lider. Pole pozisyonundan başlayıp galibiyete ulaşan Verstappen, Red Bull’un yüksek sürat virajlarındaki aerodinamik basma kuvveti ve kirli havadan en az etkilenen taban tasarımı avantajını sonuna kadar kullandı. Değişken hava ve pist koşullarında lastik hamurunu çalışma aralığında tutmayı başaran Red Bull paketi, özellikle arka aks stabilizasyonu sayesinde çekiş bölgelerinde rakipsiz bir hat çizdi. “1:47:14.808”
Kimi Antonelli (Mercedes) altın çocuğun şasi dengesi ve batarya stratejisi. Yarış boyunca temposunu koruyarak 2.3 saniye geride podyumun ikinci basamağına tutunan genç yetenek Antonelli, Mercedes’in düzlük hızı avantajını ve hibrit enerji geri kazanım sistemini (ERS) savunma hattında kusursuz kullandı. Şasinin yüksek hızlı viraj geçişlerindeki tutarlılığı, ön lastik aşınmasını minimize ederek yarış sonundaki baskıya direnmesini sağladı. “+2.307s”
Lewis Hamilton (Ferrari) tecrübesiyle, mekanik yol tutuş ve ön aks hassasiyetini gösterdi. İkinci cepte başladığı yarışı 3. sırada tamamlayan Hamilton, Ferrari’nin mekanik tutunma gücünü orta-yavaş hızlı virajlarda skora yansıttı. SF-26’nın ön süspansiyon geometrisi sert frenleme noktalarında oldukça stabil kalsa da, pist sıcaklığının düştüğü veya değiştiği bölümlerde yaşanan hafif önden kayma eğilimi, Mercedes’e karşı atak yapacak o ekstra 2-3 saliselik marjı yakalamasını engelledi. “+4.919s”
Hafta sonunun genel resmine baktığımızda, pist koşullarının oldukça zorlayıcı olduğu yarışta, saf aerodinamik verimlilik ile stratejik lastik koruma becerisini birleştiren paketlerin öne çıktığını gördük. Red Bull-Verstappen ikilisi kusursuz sürüş ve hassas araç ayarlarıyla zirvedeki yerini korurken, Mercedes Antonelli’nin soğukkanlı temposuyla şampiyona takibini ve araç potansiyelini bir kez daha kanıtladı. Ferrari ise Hamilton ile güçlü bir podyum elde etmesine rağmen kirli havada ve değişken pist dengesinde rakibini geçecek hamle aralığını bulamayarak bir tık geride kaldı.