Okurlarımdan biri, "Gözden kaçan şu ki büyük yolsuzluklarla elde edilen paralar, siyasetin finansmanı için kullanılır" diye mesaj gönderdi.
Fon sistemiyle 455 bin vatandaştan çarpılan para nakit 23 milyar dolar ise bu parayı 40 milyon yetişkine dağıtacak olsanız adam başı 575 dolar eder. Yani 28 bin 750 lira ki bu miktar, bir asgari ücret demektir.
Denilebilir ki "iyi de bu miktarda para, tek elde mi toplandı ki, tek elden dağıtılabilsin?"
Bunun çözümü de basittir: Havuz sistemi! Parayı havuza getirmeyen yanar!
***
Washington Times'ta yayınlanan bir habere göre ABD'de ara seçimler öncesinde yayınlanan Beyaz Saray'ın bilgilendirme notunda, yaşlılara bir defaya mahsus 90 dolarlık çek verileceği doğrulandı.
Beyaz Saray bilgi notunda, Kongre'nin, federal sağlık sigortası programında iyileştirmeler yapılması için yürütme organına harcama yapma yetkisi sağlamak amacıyla 2008 yılında bir fon kurduğu, belirtilerek "Trump, Medicare İyileştirme Fonlarının özel çıkarlara değil, doğrudan Medicare'den yararlanan kişilere yardım etmek için kullanılması gerektiğine inanıyor ve sağlık hizmetleri için ayrılan parayı Amerikan halkının eline geri veriyor" denildi.
Beyaz Saray'ın bilgi notunda, "Amerikalılar, Cumhuriyetçiler ara seçimleri kazanırsa, son derece popüler olan 5.000 dolarlık Trump Temettüsü'nün her ABD vatandaşına dağıtılacağından emin olabilir" de denildi.
Haberde şu bilgiler de verildi:
-Federal Bütçe Komitesi adlı düşünce kuruluşu, böyle bir para dağıtılmasının toplam 1,2 trilyon dolara mal olacağını ve bunun da "COVID dönemi teşvik ödemelerinin toplamından çok daha fazla" bir bütçe açığı artışı anlamına geleceğini tahmin ediyor.
-Bu arada, yaklaşık 1 milyon özel sigorta üyesine de fazla ödeme yaptıkları gerekçesiyle 500'e dolarlık iade çekleri gönderildi.
-Geri ödemeler, Trump'ın sağlık politikalarıyla övündüğü bir mektupla birlikte postalandı.
***
Anlaşılan o ki ABD'de artık bir oy, yaşlılar için 90 dolar, özel sigortalı 1 milyon kişi için 500 dolar ve bütün Amerikan vatandaşları için 5000 dolar demek! Trump bu paraları yolsuzluk fonlarından değil, sağlık sigortası gibi devlet fonlarından ödemeye başladı bile.
Türkiye'de seçmene, makarnadan kömüre ayni yardımlar yapıldığı gibi zaman zaman ve yer yer nakit para da dağıtılmaktadır. Oysa bir seçimin adil ve demokratik hatta meşru sayılabilmesi için finansmanının da meşru olması gerekir.
Para dağıtan bir iktidar partisi ile seçim yarışına girmek, muhalefette kalmaya razı olmaktır. Muhalefetin elindeki belediyeleri, yargı yoluyla ele geçirmekte bir sakınca görmeyen iktidar, para dağıtmaya da Trump gibi yasal kılıflar bulabilir. Geçmişte, Süleyman Demirel, iktidarın taban fiyat politikasını seçim yatırımı olarak kullanmasını, “Kim ne verirse beş lira fazlası benden” söylemiyle aşmış ve seçimlerden birinci çıkabilmişti.
Ancak şimdi, seçim öncesi ve sonrası için doğrudan nakit ödemeler söz konusu...
***
Bir de vatandaşlık maaşı uygulaması var. Türkiye’de resmi adı Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi olan modelle, geliri belirlenen seviyenin altında kalan hanelerin ekonomik olarak desteklenmesi ihtiyaç sahibi hanelerin gelirlerinin belirli bir seviyeye tamamlanması hedefleniyor.
GETAD'ın pilot uygulama ve hazırlık süreci devam ediyor. Sistemin 2027 yılında Türkiye genelinde yaygınlaştırılması planlanıyor.
Sistemin resmen uygulamaya geçmesinin ardından başvurular, e-devlet üzerinden Sosyal Yardım Başvuru Hizmeti ve ilçelerdeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları aracılığıyla alınacak.
Yani bu paralar da siyasi hedeflere göre dağıtılırsa, muhalefet ne yapacaktır? Gerçi Türkiye’de vatandaşlık maaşını ilk olarak gündeme getiren Haydar Baş olmuştu ama sonradan bütün partiler bu fikri benimsedi. Model Almanya’da uzun süredir uygulanıyor. Belirli bir kazanç sınırının altında kalan her vatandaşa Alman devleti çeşitli yardımlarda bulunarak, sosyal devlet olmanın gereğini yerine getiriyor. Avrupa’da bu model yaygınlaşıyor. Fakat oralarda vatandaşlık maaşının veya aylık kazancı asgari geçim düzeyine çıkaracak sosyal yardımların iktidar partisi tarafından istismar edilmesi söz konusu değil. Yardımı devlet yapıyor.
Türkiye’de 2027 yılında böyle bir uygulama başlarsa, sizce yardımlar nasıl kullanılır?