Kurban Bayramı’nı geride bıraktık. Tatil boyunca etrafımı izledim, insanları gözlemledim, geçmişi düşündüm. Çocukluğumdaki bayramlarla bugünkü bayramları kıyasladım. Sonra kendi kendime birçok soru sordum:

Eskiden bayramlar nasıldı?

Şimdi neden farklı?

Ve en önemlisi gelecekte nasıl olacak? Niye hiçbir şeyin eski tadı yok?
Evet, maalesef artık yok. Bunun sebebi zamanın değişmesi kadar insanların değişmesi. En komik tarafı da bundan herkes şikayetçi. O zaman nasıl oluyor ki?

Bir zamanlar bayram; büyüklerin ziyaret edildiği, sofraların birlikte kurulduğu, çocukların heyecanla harçlık beklediği, kapıların hiç kapanmadığı özel günlerdi. Şimdi tatil planı yapma fırsatına dönüştü. Gücü yeten bir yerlere gitmeye çalışıyor, kimi de “Biri gelir belki?” diye kaçıyor.
Elbette kimseyi yargılayamayız. Zaman değişti, insanlar yoruldu, ilişkiler zedelendi. Ancak unutmamamız gereken önemli bir gerçek var: Bugün kaçtığımız kalabalık, yarın dayanılmaz yalnızlık olarak başımıza gelebilir.
Çocuklarımızı anneannelerine, babaannelerine, dedelerine götürmezsek; yarın bizim kapımızı çalacak bir nesil yetişmeyebilir. Burada mesele “İleride bana da gelsinler” düşüncesi değil. Mesele; sevginin, vefanın ve aile bağlarının hissedilerek yaşatılmasıdır. Çocuklar nasihatten çok örneğe bakar.

Elimizi taşın altına koymazsak, yarının insanı sevgiyi de saygıyı da kitaplarda okuyacak. Güzel örnek olmak, değerli bir eğitimdir. İnsan bazen içinden gelmese bile; doğru olanı yapmak, gelenekleri yaşatmak ve yeni nesle aktarmak zorundadır.

“Eski bayramlar yok…” Peki neden yok biliyor musunuz? Çünkü eski insanlar da yok. Annelerimizin, babalarımızın yaptığı birçok şeyi biz çocuklarımıza yapmıyoruz. Çocuklarımız hiç yapmayacak. Sonra da değişen zamandan şikâyet edeceğiz.

Bazı gelenekler geleceği ayakta tutar. Bayramlar da bunların başında gelir. Bayram; kırgınlıkları onarma fırsatıdır. Bayram; gönül alma vesilesidir. Bayram; insanın kalbine merhameti hatırlatan özel bir zamandır.
Belki de bu güzel duyguların son demlerini yaşıyoruz. Bu yüzden elimizde kalan değerlere sahip çıkmalıyız.

Dilerim ki Yüce Rabbim bizlere bayramların, özel günlerin ve sevdiklerimizin kıymetini unutturmasın. Bir kapıyı çalmak, el öpmek, hâl hatır sormak; yıllarca unutulmayan bir anıya dönüşebilir.
Geçmiş Kurban Bayramı’nızı gönülden kutluyor; tüm inananlara sağlık, huzur, bereket ve mutluluk diliyorum.