Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Borsa İstanbul’da 16 Eylül’de yaşanan sert satışların ardından dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

BIST 100 endeksinin günü yüzde 5,54 kayıpla 13.122,58 puandan tamamlaması ve gün içindeki düşüşün yüzde 7’ye kadar ulaşmasının ardından Erbakan, yaşananların sıradan bir piyasa hareketi olmadığını savundu. Sert satışlar sırasında endekse bağlı devre kesici de devreye girdi.

Erbakan, yaşananları “iş kazası” ya da “piyasa dalgalanması” olarak değerlendirmediğini belirterek, “göz göre göre gelen, doyumsuzluğun, denetimsizliğin ve liyakatsizliğin eseri olan çok ağır bir dolandırıcılık vakası” ifadelerini kullandı.

Küçük yatırımcıların ağır kayıplarla karşı karşıya kaldığını söyleyen Erbakan, piyasanın denetimine ilişkin peş peşe sorular yöneltti.

YRP Genel Başkanı Fatih Erbakan x platformu üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

''Dün, Borsa İstanbul'da yaşanan büyük çöküş, bir 'iş kazası' veya 'piyasa dalgalanması' değil; göz göre göre gelen, doyumsuzluğun, denetimsizliğin ve liyakatsizliğin eseri olan çok ağır bir DOLANDIRICILIK vakasıdır. Yıllardır kuruş kuruş biriktirdiklerini Devlet’in kurduğu sisteme emanet eden milyonlarca küçük tasarruf sahibi, Borsa’daki büyük çöküşün ardından bugün gözyaşlarını biriktiriyor! Yazık, günah değil mi? Şimdi bu kirli oyunu tezgahlayan failleri bulmak için soruyoruz: S&P ve MSCI gibi uluslararası kuruluşların, aylar öncesinden Türkiye'ye yaptığı açık uyarılar neden kulak ardı edildi?


Hiçbir ekonomik dayanağı, üretimi ve karşılığı olmayan şirketlerin halka arz değerlerinin 80-100 katına çıkmasına kimler, hangi menfaatler karşılığında göz yumdu? Türkiye'nin, 50 yıllık, dişiyle tırnağıyla büyümüş köklü sanayi şirketlerinin ulaştığı değere, birkaç ayda ulaşan içi boş şirketlere kim onay verdi, kim teşvik etti, kimler göz yumdu? Fon şirketlerinin, sahip oldukları tasarruf finansmanı şirketlerinden borçlanabilmelerinin önünü kim açtı? Yıllar öncesinde mevzuata konulan "inançlı mülkiyet esası" kavramını, hangi fonların çiğnemesine müsaade edildi? ​Küçük yatırımcı bu enkazın altında can çekişirken, yaklaşan kaosu önceden haber alıp sermayesini kurtaran siyasetçi ve bürokratlar var mıdır? Mutlaka vardır, bunlar kimlerdir?

Sosyal medyada dolaşıma sokulan ve borsa çöküşünün tüm faturasını, küçük yatırımcının kâr iştahına kesmeye çalışan ahlaksız algı operasyonları ile kaostan önce gemiyi terk eden fareler arasındaki bağlar ortaya çıkarılacak mıdır? Borsadaki tarihi çöküş; küresel finans otoritelerinin bağıra bağıra yaptığı uyarıları duymayan, kendi bildiğini okuyan kontrolsüz, denetimsiz, doyumsuz ve işbirlikçi bir oyunun eseridir. Türkiye’nin kaynakları, imtiyazlı zümrelerin oyun ve sömürü alanına çevrilmiştir. Bu büyük suistimalin hesabı yargı önünde mutlaka sorulmalıdır. Bu organize dolandırıcılığın hesabını hukuk sormayacaksa kim soracaktır?


Açıkça söylüyorum; SİZ sormazsanız BİZ soracağız. Yeniden Refah Partisi olarak; bu ağır suistimalin üzerinin kapatılmasına ve sorumluların adaletten kaçmasına müsaade etmeyeceğiz, rıza göstermeyeceğiz, izin vermeyeceğiz. 16 Eylül 2026 tarihini not alıyoruz! İktidarımızda, bu günü yaşatan suistimalcilerden ve işbirlikçilerinden hukuk önünde hesap soracağız.''