Türkiye bu sabaha da zam dalgasıyla uyandı. Motorinde tabelalar değişti. Yakın tarihin en büyük zamlarından biri geldi. Türkiye’de bunlar olurken dün akşam saatlerinde İtalya Başbakanı Meloni, motorlu taşıtlarda vergiyi kaldırdığını duyurdu.

Bizde ne mi oldu?

Kişisel sosyal medya hesabım, çoğu kişinin aksine, haber bülteni gibidir. Motorine gelen zamlardan sonra özellikle Instagram’a baktım. Yurttaş, motorine gelen zamları öyle bir tiye almıştı ki “Gülerim ağlanacak hâlimize” diye saatlerce hayıflandım.

X’te de durum aynıydı. Gecenin en güzel göndermesi ise Saadet Partisi’nden gelmişti. Genel Başkan Mahmut Arıkan, “Türkiye Yüzyılı dediklerinde anlamalıydık” notuyla partisi tarafından hazırlanan görseli paylaştı.

Çoğu kullanıcı da paylaşımı alıntılayarak fikrini beyan etti. Ben buralarda gündemi takip ederken önüme, yıllar önce bir programda bir araya gelen liderlerin konuşmalarından bir kesit düştü…

Programda yer alan isimler Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan, İsmet İnönü ve Mesut Yılmaz…

Demirel konuşuyor:

“Esasen enflasyon devletleri yıkan bir olaydır. Milletleri içinden bozan bir olaydır. Enflasyon sadece bir pahalılık olayı da değildir.

Ahlakı bozar. Borcu olan borcunu ödemez. Alacağı olan alacağını alamaz. Ve hırsızlıktan, soygundan, fuhuşa kadar hemen hemen bütün yolları açar. Toplumun içini bozan bir olaydır.

Onun için Batılılar enflasyona ‘bir numaralı halk düşmanı’ derler ve ‘tek kollu canavar’ derler. Batı, enflasyondan fevkalade çekinir.

Hatta bir zamanlar Batı’da yüzde beşi geçen enflasyon savaştan daha önemliydi. Nitekim bugün baktığınız zaman, serbest piyasa ekonomisini uygulayan ülkelerde enflasyon hemen hemen çoğunda yüzde beşin altındadır. İsviçre gibi bir ülkede de yüzde birdir.

Demek ki enflasyon bir ülkenin kaderi değildir.”

“ENFLASYON AHLAKI BOZAR”

Demirel’in bu yaklaşımına ya alkış tutmalı ya da içinden geçtiğimiz ekonomik duruma dönüp yeniden bakmalı şimdi…

“Ahlakı bozar. Borcu olan borcunu ödemez. Alacağı olan alacağını alamaz. Ve hırsızlıktan, soygundan, fuhuşa kadar hemen hemen bütün yolları açar. Toplumun içini bozan bir olaydır.”

TikTok’taki videolar aklınıza gelsin, müstehcenlik operasyonları aklınıza gelsin, Müge Anlı’ya konu olan olaylar aklınıza gelsin… Sanırım hepimiz kamuoyuna yansıyan bu içerikleri anımsadık.

Şimdi dönüp düşünelim: “Ailem neden güvende değil?”

Okullarında bir öğün yemek veremeyen ve fakat PISA rakamlarıyla —üstelik saçma sapan bir dayanakla— övünenler mi?

İnşaatlarda çalışırken ölen gençlere sosyal destek veremeyenler mi?

Emekli maaşı yetmediği için, maaşından olmamak adına sigortasız çalışırken yaralanan ya da ölen emekliler mi?

Cuma hutbelerinde “Şatafattan uzak durun” diye salık verip son model araçlara binenler mi?

“Enflasyonda hedefler tutmuyor, böyle bir algı var; bu doğru değil” diyenler mi?

Toplumu bozan kim, kimler ya da ne?

Bana sorarsanız, bu soruya Süleyman Demirel yanıt versin…

“Esasen enflasyon devletleri yıkan bir olaydır. Milletleri içinden bozan bir olaydır. Enflasyon sadece bir pahalılık olayı da değildir.

Ahlakı bozar. Borcu olan borcunu ödemez. Alacağı olan alacağını alamaz. Ve hırsızlıktan, soygundan, fuhuşa kadar hemen hemen bütün yolları açar. Toplumun içini bozan bir olaydır.

Onun için Batılılar enflasyona ‘bir numaralı halk düşmanı’ derler ve ‘tek kollu canavar’ derler. Batı, enflasyondan fevkalade çekinir.

Hatta bir zamanlar Batı’da yüzde beşi geçen enflasyon savaştan daha önemliydi.”

Bizlerse oturup düşünelim:

Ailem güvende mi?

“Ailem Güvende” operasyonlarına alkış tutalım mı şimdi?!