Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığına gelen Kemal Kılıçdaroğlu ile bu görevden ayrılmak zorunda kalan Özgür Özel’in bundan sonra amansız bir mücadeleye girişecekleri anlaşılıyor.

Peki, bu mücadelede kim galip gelir?

İki tarafın güçlü ve zayıf yanlarını 10 maddede özetleyelim:

1-Kemal Kılıçdaroğlu 77, Özgür Özel 51 yaşında.

Bu durum Özel’in önemli bir avantajı.

2- Kılıçdaroğlu sakin kişiliğiyle zor zamanlarda bile sinirlerine hakim oluyor, sert çıkışlar yapmıyor.

Özel zaman zaman öfkesine yenik düşebiliyor, tartışılacak sözler söyleyip davranışlar sergileyebiliyor.

3- Kılıçdaroğlu’nun enerjisi ve hitabet yeteneği sınırlı. Meydanlara çıktığında büyük heyecan dalgası yaratacağını söylemek zor.

Özel ise meydanlarda yüksek enerjisi ve konuşma ustalığıyla öne çıkıyor, saatler boyu konuşarak binlerce insanı coşturabiliyor.

4- Kılıçdaroğlu, mahkeme kararının ardından CHP’nin para kasasının da başına geçti. Hazine’den gelen yüzlerce milyon lirayı partinin propaganda çalışmalarında etkin biçimde kullanması mümkün.

Özel birkaç gün öncesine kadar o kasanın başındaydı, Hazine yardımını kullanabiliyordu. Meydanların tıklım tıklım dolmasında bunun da etkisi vardı. Şimdi sağdan soldan bağışlanacak paralarla çalışmalarını sürdürmek zorunda.

5- Kılıçdaroğlu’nun yakın çalışma arkadaşları arasında Faik Öztrak, Bülent Kuşoğlu, Müslim Sarı gibi tecrübeli ve sağduyulu siyasetçiler bulunuyor.

Özel’in yakınında Veli Ağbaba, Mahmut Tanal, Cemal Enginyurt gibi zaman zaman tümüyle duygusal davranabilen, öfkelerine ve heyecanlarına yenilebilen isimler yer alıyor.

6- Kılıçdaroğlu sosyal demokrat medyanın desteğini arkasında bulamıyor, açıklamaları geniş biçimde ancak iktidar yanlısı televizyon ve gazetelerde yer alabiliyor. Yorumcu ve yazarlar arasında da kendisini haklı bulup destekleyen sınırlı sayıda isim var.

Özel, medya desteği açısından şanslı konumda. Bazı medya kuruluşları adeta ona çalışıyor. Yaptığı konuşmalar, düzenlediği mitingler naklen yayınlanıyor. Yorumcu ve yazar desteği açısından da açık ara önde görülüyor.

7- Kılıçdaroğlu’nun en zayıf yanları arasında sosyal medya da var. CHP’deki gelişmeler ve mutlak butlan kararıyla ilgili atılan mesajların çok büyük bir bölümünde Kılıçdaroğlu’na tepki yağıyor.

Özel, sosyal medya desteğini net biçimde arkasına almış durumda. Ancak bu büyük desteğin içinde trollerin katkısının olduğu da iddia ediliyor.

8- Kılıçdaroğlu, partinin kuruluş kodlarına döneceğinin, büyük bir arınma sürecinin başlayacağının, adı yolsuzluk olaylarında anılanların ve mahkemelerde bu nedenle davaları görülenlerin parti üyeliklerinin askıya alınabileceğinin ya da tümüyle iptal edilebileceğinin işaretlerini veriyor. Bu tutumu seçmen üzerinde olumlu etki yaratabilir.

Özel ise partili arkadaşları hakkında açılan davaları siyasi kabul ediyor, onların masumiyetine kesinlikle inandığını sık sık tekrarlıyor.

9- Kılıçdaroğlu, partiyi 7-8 aydan önce kurultaya götürmeyi düşünmüyor. Kurultay kararına kadar geçecek sürede partinin delegelerinin yeniden seçilmesinin yollarını arıyor.

Özel, 45 gün içinde olağanüstü kurultay toplanması gerektiğini savunuyor. Bu konuda adım atılmazsa Parti Meclisi’nden karar çıkarabileceğini söylüyor. Planları arasında mevcut delegelerden imza toplayarak olağanüstü kurultaya gidilmesi de var.

10- Kılıçdaroğlu, CHP’den kopuşlar yaşanmasını, alternatif bir parti kurulmasını istemiyor, bunun iktidarın işine yarayacağını, CHP’nin önümüzdeki seçimi kazanmasını zorlaştıracağını düşünüyor. Sadece yolsuzlukla anılan kişilerle yollarını ayırmak istiyor.

Özel, CHP’de disiplin sürecinin başlatılıp birçok yol arkadaşının ihraç edilmesi ya da üyeliklerinin askıya alınmasının endişesini duyuyor. Ancak böyle bir durumda yeni bir partinin gündeme gelebileceğini düşünüyor.

***

Evet, iki lider arasındaki mücadelede kim galip gelir kim mağlup olur, bilmek mümkün değil.

İkisinin de güçlü ve zayıf yanları var.

Ama şu net olarak söylenebilir:

CHP’de tsunami kolay kolay bitmeyecek, kasırga kısa sürede sona ermeyecek.

***

KURBAN KESİM KAZALARI

Kurban bayramının birinci gününde kurban kesimi sırasında 2 kişi kalp krizi geçirip hayatını kaybetti, 13 bin 513 kişi ise yaralanarak hastaneye kaldırıldı.

Geçtiğimiz yıllarda da benzer nitelikte olaylar olmuştu.

Bunları önlemek hiç de zor değil aslında.

Kurbanlık hayvanlara elektrik şoku ve narkoz uygulayıp kesim onlar bayıldıktan sonra yapılsa tek bir kişi ne ölür ne yaralanır.

Hayvanlar da eziyet çekmemiş olur.

Böyle bir uygulamanın dini açıdan hiçbir sakıncası yok.

Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun görüşü son derece açık:

“Kurbana fazla eziyet vermemek yani ölüm acısını azaltmak maksadıyla elektrik şoku, narkoz veya benzeri bir yöntemle bayıltılarak kesilmesi caizdir. Ancak hayvanın bayıltıldıktan sonra ölmeden boğazından kesilmesi gerekir.”

***

Kurban kesim kazalarını yazarken ünlü yazar Yaşar Kemal’in çocukluğunda yaşadığı son derece üzücü olay geldi aklıma.

Onu da hatırlatayım:

Yaşar Kemal henüz 3.5 yaşındaydı.

Kurban kesmekte olan amcasını seyrediyordu.

Bir anda hayvan ürktü ve amcanın elindeki bıçağı kaydırdı.

O bıçak geldi sağ gözüne saplandı.

Kanlar içinde hastaneye kaldırıldı.

Yapılan müdahale ile hayatı kurtuldu ama sağ gözü bir daha görmemek üzere kapandı.

91 yaşında ölünceye kadar hayata hep tek gözle baktı, o muhteşem eserleri tek gözle yazdı.