Aracına gerçeği yansıtmayan kaza kaydı işlendiğini öne süren bir kişinin hukuk mücadelesinde, davaya hangi mahkemenin bakacağı Yargıtay incelemesiyle netlik kazandı. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığın tüketici mahkemesinin görev alanına girdiğini belirterek dosyaya ilişkin kararı kanun yararına bozdu.
Resmî Gazete'de yayımlanan kararda, araç sahibinin yaşadığı süreç ayrıntılarıyla aktarıldı. Buna göre kişi, kendi adına kayıtlı otomobilin 2010 yılında bir trafik kazasına karıştığı yönünde tutanak hazırlandığını ve söz konusu bilginin Sigorta Suistimalleri Bilgi Paylaşım Sistemi'ne (SİSBİS) kaydedildiğini dokuz yıl sonra öğrendi.

SİGORTA ŞİRKETİNE YAPILAN BAŞVURULAR SONUÇ VERMEDİ
Aracının belirtilen trafik kazasında yer almadığını savunan vatandaş, sistemdeki yanlış bilginin kaldırılması için ilgili sigorta şirketine birden fazla kez başvurdu. Taleplerinin karşılanmaması üzerine İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde dava açtı.
İLK DERECE MAHKEMESİ KAYDIN SİLİNMESİNE KARAR VERDİ
Davayı inceleyen yerel mahkeme, kaza tespit tutanağında araç sahibinin imzasının bulunmadığını belirledi. Belgede sürücü olarak başka bir kişinin gösterilmesi ve kazaya ilişkin araç fotoğrafının dosyada yer almaması da değerlendirmeye alındı.
Mahkeme, bu eksiklikler nedeniyle kaydın doğruluğunun teyide muhtaç olduğu sonucuna ulaştı. Davacının talebini kabul eden mahkeme, SİSBİS sistemindeki kaza bilgisinin silinmesine hükmetti.

ADALET BAKANLIĞI KANUN YARARINA BOZMA TALEBİNDE BULUNDU
Kararın kesinleşmesinin ardından Adalet Bakanlığı, davanın görevli olmayan bir mahkemede görüldüğü gerekçesiyle kanun yararına bozma başvurusu yaptı.
Dosyayı temyiz kapsamında inceleyen Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını ulaşılan sonucu değiştirmemek üzere kanun yararına bozdu.
YARGITAY, ARAÇ SAHİBİNİ TÜKETİCİ OLARAK DEĞERLENDİRDİ
Dairenin kararında, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun açısından sigorta şirketinin hizmet sağlayıcı, davacının ise tüketici statüsünde olduğu belirtildi.

TÜRK TİCARET KANUNU'NDAKİ DÜZENLEMELER DE ELE ALINDI
Kararda, sigorta hukukuna ilişkin hükümlerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda bulunduğu hatırlatıldı. Bununla birlikte, tüketicinin taraf olduğu işlemlerin başka kanunlarda düzenlenmesinin, söz konusu işlemlerin tüketici işlemi sayılmasına engel oluşturmadığına dikkat çekildi.
Ayrıca bu durumun, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'da yer alan görev ve yetki hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği ifade edildi.
DAVAYA TÜKETİCİ MAHKEMESİ BAKACAK
Yasal düzenlemeleri birlikte değerlendiren Yargıtay, somut uyuşmazlıkta Türk Ticaret Kanunu'nun uygulanamayacağını belirtti.
Kararda, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73. maddesi uyarınca davayı görme görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu sonucuna varıldı.