Türkiye'nin dış politikasını ayna gibi gösteren fotoğraf, Milli Savunma Bakanlığı İnternet sayfasında yayınlandı.

Haberde "Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ı kabul etti. Kabulde, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu da yer aldı." denildi ama fotoğraftaki oturma düzeni, kabul edenin Tom Barrack olduğunu gösterdi...

Görüşmede Büyükelçi Barrack'ın ortada, tekli koltukta, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in ise yan tarafta oturması dikkat çekti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, konuyla ilgili olarak "Görüşme Millî Savunma Bakanlığı makamında yapılıyorsa ve Türkiye’nin Millî Savunma Bakanı kendi makamında, kendi bayrağının altında, kendi kurumunda 'kenara düşmüş' bir görüntü veriyorsa, buna 'kötü fotoğraf' deyip geçemeyiz. Orada kadraj hatası yok devlet ciddiyetine zarar veren bir tablo var. Bu kare 'eşitiz' demiyor. Tam tersine, 'bir taraf merkezde, bir taraf kenarda' diyor. Ve kenarda kalan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Millî Savunma Bakanı. Biz egemen bir devletiz. Bu topraklar da müstemleke değildir" dedi.

***

Bilindiği gibi 2010 yılında, İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon, Türk Büyükelçisi Oğuz Çelikkol'u davet etmiş ancak kendisinden aşağıda bulunan bir kanepede oturtmuştu. Ayalon, görüşmeyi izleyen gazetecilere de İbranice seslenerek bunun kasıtlı olduğunu söylemişti. Görüşmede Türk bayrağı da yoktu... Ayalon daha sonra Çelikkol'a bir mesaj göndermiş ve "Sizi küçük düşürmek gibi bir niyetim hiçbir şekilde yoktu. Girişimimin yapılış biçimi ve algılanışı nedeniyle özür dilerim. Lütfen bunu büyük saygı duyduğumuz Türk halkına iletiniz." demişti...

Yalnız bu olay, İsrail’de yaşanmıştı... Barrack ise Türkiye’nin Milli Savunma Bakanlığı’nda başrolde...

ABD Başkanı Trump'ın dünyaya meydan okuduğu, saraydan devlet başkanı kaçırdığı, Güney Amerika ülkelerini tehdit ettiği, kendisini Venezuela başkanı ilan ettiği, İran'ı vurmaya hazırlandığı bir ortamda, ABD Büyükelçisi'nin, Türkiye'nin Milli Savunma Bakanlığı'nda, ev sahibi gibi davranarak Bakanı, Genelkurmay başkanını ve komutanları kabul pozu vermesi ise millet adına utanç vericidir. Bu adam, “Akdeniz'e açılan çok sayıda fosil yakıt kaynağının bulunduğu Hazar Denizi'miz var ve Yunanistan ile Türkiye buraya bir kapı ancak 1919'dan beri ulus devletler tarafından engelleniyoruz. Yeni bir bölgesel düzenlemenin zamanı geldi” dediğinde, doğrudan 19 Mayıs 1919'da başlayan Türk Kurtuluş Savaşı'nı hedef almış ama kendisine hiçbir resmi tepki gösterilmemişti.

Barrack, Türkiye'de bir büyükelçi gibi değil bir sömürge valisi gibi davranmakta, Türkiye'yi temsil edenler de bunu içlerine sindirmektedir!

***

Bu fotoğraf yayınlanmadan bir gün önce emekli general Nejat Eslen'in "Genel durum özeti" başlığı altındaki notları ise şöyleydi:

"Kuzey'de Ukrayna savaşının ne zaman biteceği belli değil. Karadeniz savaş alanına dönüşmüş. Güneyde Irak'ta istikrar hala sağlanamamış. Bu ülkenin kuzeyinde fiilen Kürt devleti kurulmuş. PKK da üslerini bu ülkenin kuzeyinde oluşturmuş. Yine güneyde Suriye parçalanmış. Eski terörist El Şara bu ülkede devlet başkanı olmuş. ABD-İsrail destekli PKK-PYD Fırat'ın doğusunda özerk bölge kurmuş. Doğu Akdeniz'de İsrail-GKRY-Yunanistan ittifakı oluşmuş. Bu ittifak Kıbrıs-Girit-Yunanistan güney ve batı çevreleme hattını oluşturmuş. Doğuda Güney Kafkasya hâlâ istikrarsız. Doğuda İran'da isyan başlamış. Ortadoğu'yu şekillendirme projesinin ne zaman nasıl sona erecek belli değil. Özetle; Çatışma ve istikrarsızlık denizinin ortasında yüzen bir ada gibiyiz. Üstelik iç cephemizde istismara açığız, zafiyet içindeyiz. Savaş uçaklarımız eskimiş. Hava savunma sistemi tamamlanmamış. Sanki çatısı olmayan bir evde yaşıyor gibiyiz. Ama biz bu tehlikeli süreçte her gün nedense kokain kullanan ünlü kadınları izlemekteyiz..."

***

Türkiye'nin etrafı ateş çemberine dönmüşken yargının magazinleştirilmesi, bu arada Amerikan Büyükelçisi'nin Türkiye topraklarında söylemi ve eylemiyle Türk egemenliğini hiçe sayması, siyasi iradenin de buna boyun eğmesi, Türk tarihine kara bir sayfa olarak geçmiştir.