Gaziosmanpaşa AK Parti Meclis Üyesi Zeynep Vurmaz Yiğit, emekli maaşlarına yönelik “Emekli maaşlarının ve asgari ücretin bugün için yetersiz kaldığını görüyoruz. Bunları görmezden gelmiyoruz, hepsinin farkındayız. Ancak şunun altını çizmem gerekir; emekli maaşları düşük de olsa düzenli alıyor mu emeklimiz? Alıyor. Zamanında ve istikrarlı bir şekilde alıyor. Bunun da ben bu kadar ekonomik zorluklara rağmen, bu kadar yaşadığımız pandemilerden ve afetlere rağmen istikrarlı bir şekilde yönetiliyor olması ve ödeniyor olmasından ayrıca gurur duyduğumu da belirtmek istiyorum. Ve bu salondaki herkesin de çok iyi hatırladığını da biliyorum; CHP'nin yönettiği dönemde emekliler maaşlarını dahi doğru düzgün alamıyor, aylarca beklemek zorunda kalıyordu. Bugün ise emeklilerimiz en azından maaşını hangi gün alacağını biliyor ve devletine güvenebiliyor. Emekli kuyruklarını burada bilmeyen yoktur. Yani bunu da unuttuysanız bilmiyorum yani... Emekli maaşlarının aylarca ödenmediği dönemleri biliyoruz. Tabii bu yeterli mi? Değil... Daha iyisini yapmak için hükümetimiz canla başla çalışıyor.” dedi.

Maaş kuyrukları bir dönem ciddi bir sorundu ama cumhuriyet tarihinde “emekli maaşlarının aylarca ödenmediği bir dönem” hiç yaşanmadı. 1994’te Çiller döneminde, o güne kadar 15 gün erken ödenmekte olan maaşlar zamanında ödendi...

Kaldı ki, 1950’den sonra CHP, Ecevit’in azınlık hükümetleri dışında iktidar olmadı. Herkes bilir ki Ecevit döneminin eleştirilecek çok yönü vardır ama memur ve emeklinin en iyi maaş aldığı dönemlerdendir.

Zeynep Vurmaz Yiğit, 1981’de doğdu. Yani Yiğit, Ecevit’in ilk başbakanlığı döneminde henüz doğmamıştı. Yiğit, Gaziosmanpaşa Belediyesi’ndeki görevi dışında AKP Kadın Kolları’nda da aktiftir, iki üniversite mezunudur.

***

TBMM Genel Kurulu'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, Suriye'nin Halep kentinde Suriye geçici hükümeti ile terör örgütü PKK/SDG arasında yaşanan çatışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunurken “Yıllarca, on üç yıl boyunca Suriye'de Müslümanlar katledilirken gıkını çıkarmayanlar bugün ‘Aleviler öldürülüyor.’ diye ortalığı ayağa kaldırıyor. İnsanca olun, insanca, insanca konuşalım; dili, dini, ırkı ve kimlik siyaseti üzerinden konuşmayalım.” dedi.

Leyla Şahin Usta, 1973 doğumlu, Uludağ Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Viyana Tıp Üniversitesi mezunu bir doktor ama “Müslümanlar ve Aleviler” diye ayırım yapılamayacağını düşünemiyor. Alevilerin de Müslüman olduğunu kabul etmiyor olsa gerek. Ayrıca Suriye’de Müslümanları katledenler, Allahüekber diyerek kafa kesen, Türk askerini diri diri yakan da yine Müslümanlar değil miydi?

***

Samsun'da 2023 yılında türbanlı bir kadın, sokak röportajında, “Sonuna kadar Reis. Neler yaptı, neler etti, bir 25 sene öncesini hatırlamazsınız siz. Benim eşim devlet hastanesinde çalışırken, sigortada ben çocuğumu gösteriyordum. Birimiz bir kuyrukta, birimiz diğer kuyrukta. Doktor beni azarladı, ‘hadi yürü git fakültede uğraş’ dedi. Böyle bir muamele görüyorduk. Şu an biz doktor dövüyoruz. Şu an doktorları beğenmiyoruz. Doktor dövüyoruz. O rahatlık, daha bunun ötesi mötesi yok” diye konuştu...

Şikâyet üzerine açılan soruşturmada “doktor dövüyoruz” diyen kadın hakkında takipsizlik kararı verildi Kadının adı ve eğitim durumu hakkında bir kayıt bulamadım...

***

Üçü de kadın, biri iki üniversite mezunu ve belediye meclis üyesi, diğeri, üç üniversite mezunu ve milletvekili... Üçüncüsü hakkında bilgi yok ama üçü de AKP’li ve üçü de türbanlı...

Biri emekli maaşlarının düzenli ödenmesini lütuf gibi sunuyor! Oysa emekli maaşı, maaştan her ay kesilen primlerin karşılığıdır. Yani bir haktır. Hükümet, emeklinin gerçek maaşını düşük tutarak ona zulmetmiş oluyor. Bu kadar prim, bireysel emeklilik sitemine yatırılmış olsaydı, en düşük emekli maaşı en az 50 bin lira olurdu...

Diğeri, Suriye’deki olayları değerlendirirken, Müslümanlar ve Aleviler diyor! Üstelik o bir doktor...

Üçüncüsünün eğitim durumu hakkında bilgi yok ama üçünün de ideolojik bir eğitimden geçtiği belli. Yalnız, akademik eğitim seviyesi yükseldikçe, ideolojik katılık artıyor!

Bunun sebebi, devlet aklının ideolojik akılla zehirlenmesidir. Devleti ve iktidar partisini yönetenler, her soruna ideolojik akılla yaklaşırsa, milletvekili, meclis üyesi veya sokak röportajında konuşan kadın da böyle bakar...