Tolga Şardan T24'teki bugünkü yazısında yeni nesil çetelere yapılan operasyonları yazdı. Şardan, Türkiye’de özellikle pandemi sonrasında faaliyetleri artan “yeni nesil suç örgütleri”nin, kamu güvenliğini tehdit eden suç gruplarının başında geldiğini belirtti.
Cinayet, adam yaralama, kurşunlama, adam kaçırma, yağma ve haraç alma gibi eylemlerle gündeme gelen silahlı çetelerin faaliyetlerinin önlenmesi amacıyla Emniyet Genel Müdürlüğü'nün, geçen yıldan itibaren farklı mücadele yöntemlerini uygulamaya başladığına dikkat çeken Tolga Şardan, Savcılıklar koordinasyonunda ülke genelinde yürütülen adli soruşturmaların bu yöntemlerin başında geldiğine dikkat çekti.
Şardan'ın dikkat çeken yazısındaki ilgili bölümler şöyle;
Örgütlerin lider kadrolarının, eylemlerde rol alacak kişileri bulup görevlendirdiği, operasyonlar kapsamında onlarca hatta yüzlerce şüphelinin gözaltına alınıp tutuklandığı belirtiliyor.
Soruşturmalardan elde edilen bilgilere göre suç örgütlerinin hem yurt içinden hem de yurt dışından ciddi miktarda yasa dışı geliri bulunuyor.
ÇETELERİN YURT DIŞINDAKİ FİNANS KAYNAKLARI HEDEF ALINDI
Emniyet Genel Müdürlüğü, silahlı çetelerle mücadeleye yeni bir boyut getirerek örgütlerin yurt dışındaki finansal kaynaklarının kontrol altına alınması için harekete geçti.
Ülkelerle kamu güvenliğinin sağlanması çerçevesinde yapılan görüşmeler sonucunda çetelerin yurt dışındaki finans kaynaklarının kurutulmasına yönelik çalışmalar başlatıldı. Türkiye’deki hesaplara para girişinin de bu süreçte ciddi şekilde kısıtlandığı ifade edildi.
Çetelerin yurt dışında gerçekleştirdiği eylemlerin de bu sürecin yansımalarından biri olduğu değerlendiriliyor. Özellikle Avrupa ülkelerinin, Türkiye’nin çetelerin gelirlerine yönelik finansal mücadelesine kendi ülkeleri üzerinden destek sağlamasına karşı suç örgütlerinin eylemlerle tepki verdiği belirtiliyor.
TÜRK POLİSİ İLK KEZ GÜRCİSTAN’DAKİ OPERASYONDA AKTİF GÖREV ALDI
Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yeni mücadele yöntemlerinden biri de yurt dışı operasyonları oldu. Kamuoyuna açıklanan verilere göre hemen her hafta çok sayıda firari, yurt dışından Türkiye’ye getiriliyor. Bu ülkelerin başında ise Gürcistan geliyor.
Türkiye ile Gürcistan arasında güvenlik ve suçla mücadele konusunda yakın iş birliği bulunuyor. Türkiye’de suç işledikten sonra Gürcistan’a kaçan kişilerin yakalanıp teslim edilmesi için İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü düzeyinde çalışmalar yürütülüyor.
Yakın zamanda yaşanan bir olay ise polis teşkilatının tarihinde dikkat çeken bir gelişme olarak kayıtlara geçti.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, beraberinde Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakçı ve üst düzey yetkililerle Tiflis’e gitti. Ziyaretin ardından Türk polisi, Gürcü güvenlik güçleriyle birlikte gerçekleştirilen bir operasyonda ilk kez yurt dışında aktif görev aldı.
Türkiye’den özel bir polis ekibi, “yurt dışı görev” onayıyla Gürcistan’a götürüldü. Türk polisleri, Gürcü meslektaşlarıyla daha önceden belirlenen adreslere yapılan baskınlarda görev aldı.
Operasyonda polislerin silah kullanmadığı, ancak firarilerin gözaltına alınmasına bizzat eşlik ettiği belirtildi. Yakalananlar arasında henüz kamuoyunda adı duyulmamış yeni nesil suç çetelerinin üyelerinin de bulunduğu ifade edildi.
Özel operasyonda yakalanan firarilerden 22’si geçen hafta Türkiye’ye iade edildi. Diğer firarilerin ise Gürcistan’da işledikleri suçlarla ilgili cezalarını çektikten sonra Türkiye’ye iade edileceği belirtildi.
ÇETELERİN SİLAHLI EYLEMLERİ YÜZDE 61 AZALDI
Farklı yöntemlerle yürütülen mücadelenin etkisini göstermeye başladığı ifade edildi. Eldeki verilere göre çetelerin silahlı eylemleri bu yıl, geçen yıla oranla yüzde 61 azaldı. “Motorlu” çete eylemlerinde ise yüzde 50 düşüş görüldü.
Aynı verilere göre özellikle Casperler adına gerçekleştirilen telefonlu tehdit ve para isteme eylemlerinin yüzde 90’ından fazlasının “dolandırıcılık çetelerinin işi olduğu” belirtildi.
Öte yandan dosyada dikkat çeken bir diğer gelişme de FETÖ’yle mücadele sürecinde adı gündeme gelen eski AKP İzmir İl Başkan Yardımcısı Ahmet Kurtuluş cinayetiyle ilgili. Kurtuluş, İzmir’de savcılık ve emniyetten bazı isimlerin adının karıştığı “FETÖ Borsası” iddialarının merkezindeki isimdi.
Adli ve idari soruşturmalarda ortaya çıkan bilgilere göre, 17-25 Aralık 2013 ve 15 Temmuz 2016 süreçlerinin ardından İzmir’de bazı iş insanlarına yönelik yürütülen FETÖ soruşturmalarına ilişkin bilgilerin Ahmet Kurtuluş’a sızdırıldığı iddia edildi.
Kurtuluş’un da bu bilgileri İzmir ve çevresinde faaliyet gösteren suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Serkan Kurtuluş’a aktardığı öne sürüldü. Ahmet Kurtuluş, yürütülen yargı sürecinde itirafçı oldu ve süreçte yer alan bazı siyasiler hakkında mahkeme önünde ifadeler verdi.
Beş ay kadar cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilen Kurtuluş, 30 Mayıs 2019 akşamı polis kılığına giren bir tetikçinin silahlı saldırısında, küçük çocuğunun gözü önünde öldürüldü.
Cinayeti gerçekleştiren Yener Toğa, Erzurum’da berberlik yapan bir esnafken cinayet için İzmir’e getirildi. Yargılama sonucunda tasarlayarak kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının yanı sıra silahlı örgüte üye olmak ve ateşli silahlar ve bıçaklar kanununa muhalefet suçlarından toplam beş yıl hapis cezasına çarptırıldı.
SERKAN KURTULUŞ İLK KEZ MAHKEMEYE ÇIKACAK
Dosyadaki son önemli gelişme ise 2019’dan bu yana firari olan Serkan Kurtuluş’un Türkiye’ye getirilmesi oldu.
Olayın ardından önce Gürcistan’a, daha sonra Arjantin’e kaçan Kurtuluş, Interpol’ün kırmızı bülteniyle aranırken 2020 yılında Arjantin’de yakalandı. Türkiye’ye iade edilmek amacıyla tutuklanan Kurtuluş, yerel kovuşturma sürecinin ardından 13 Ağustos’ta Türkiye’den giden polis ekibine teslim edildi. Ertesi gün İstanbul’a getirildi. FETÖ Borsası dosyasının “kilit ismi” olarak anılan Serkan Kurtuluş, bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak.
Kurtuluş, “silahlı örgüt, insan kaçırma, yağma” suçlarından gıyabında yargılandığı İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde heyet tarafından ilk kez dinlenecek.
Kurtuluş’un yer aldığı Ahmet Kurtuluş cinayeti dosyasının duruşması ise kasım ayında görülecek. Kurtuluş’un mahkemede vereceği ifadeler, dosyanın yanı sıra FETÖ’yle mücadelenin yürütüldüğü dönemde yaşananlara ilişkin yeni bilgilerin ortaya çıkıp çıkmayacağı açısından da yakından takip edilecek.