Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini açıkladı. Verilerine göre Türkiye ekonomisi 2025’te bir önceki yıla kıyasla yüzde 3,6 büyüdü. Açıklanan rakamları değerlendiren eski Hazine Müsteşarı Mahfi Eğilmez, büyümenin ‘niteliğine’ ilişkin dikkat çeken tespitlerde bulundu.
BÜYÜME POTANSİYELİN ALTINDA
Eğilmez, yüzde 3,6’lık büyüme oranının Türkiye için potansiyel büyüme olarak kabul edilen yüzde 5 seviyesinin altında kaldığını belirtirken bununla birlikte, dalgalı bir ekonomik konjonktürde bu oranın “makul” sayılabileceğini ifade etti.
Ancak sektörlere bakıldığında tablonun daha karmaşık bir hal aldığına işaret eden Eğilmez, özellikle tarım ve inşaat verilerinin büyümenin niteliği konusunda soru işaretleri doğurduğunu vurguladı.
TARIM KÜÇÜLDÜ, GIDA FİYATLARI ARTTI
2025’te tarım ve hayvancılık sektörü yüzde 8,8 oranında daraldı. Aynı dönemde gıda fiyatlarının yükselmesi dikkat çekti. Eğilmez, arz-talep dengesine işaret ederek, üretimin talebi karşılamadığı durumlarda fiyat artışının kaçınılmaz olduğunu ifade etti.
Tarımda yaşanan daralmanın yalnızca hava koşullarıyla açıklanamayacağını belirten Eğilmez, uzun süredir biriken yapısal sorunların belirleyici olduğuna dikkat çekti.
SANAYİ ZAYIF, İNŞAAT ÇİFT HANELİ BÜYÜDÜ
Sanayi üretimi yüzde 2,9 artarken, inşaat sektörü yüzde 10,8 büyüdü. Eğilmez’e göre, tarımın küçüldüğü, sanayide kapasite kullanım oranlarının düşük seyrettiği bir ortamda inşaatın çift haneli büyüme kaydetmesi, ekonominin üretim temelli değil, farklı dinamiklerle büyüdüğüne işaret ediyor.
Sanayi üretim endeksi ve kapasite kullanım oranlarının yıl içinde zayıf bir tablo sunduğunu hatırlatan Eğilmez, bu verilerin açıklanan büyüme oranlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
REEL BÜYÜME SINIRLI
TÜİK verilerine göre 2024’te GSYH nominal olarak yüzde 64,6 artarken, 2025’te artış yüzde 41,3 oldu. Enflasyondan arındırılmış (zımni deflatörle düzeltilmiş) büyüme oranları ise sırasıyla yüzde 3,3 ve yüzde 3,6 olarak gerçekleşti.
Teknik olarak tutarlı bir görünüm bulunduğunu belirten Eğilmez, asıl dikkat çekici unsurun dolar cinsinden GSYH artışı olduğunu söyledi. Buna göre Türkiye’nin dolar bazındaki milli geliri 2024’te yüzde 18, 2025’te de yine yüzde 18 arttı.
“DAHA BÜYÜK MÜ GÖRÜNÜYORUZ?”
GSYH’nin Türk Lirası cinsinden cari fiyatlarla hesaplandığını, ardından ortalama kur üzerinden dolara çevrildiğini hatırlatan Eğilmez, enflasyonun kur artışının üzerinde seyretmesi durumunda yerli paranın reel olarak değer kazanmış gibi göründüğünü belirtti.
Son dönemde uygulanan yüksek faiz politikası ve artan sermaye girişlerinin kur artışını sınırladığını, buna karşılık enflasyonun görece yüksek kaldığını kaydeden Eğilmez, dolar cinsinden milli gelir artışının bu nedenle hızlanmış göründüğünü ifade etti.
Eğilmez, “Asıl mesele, bu artışın ne kadarının üretimden, ne kadarının fiyat-kur ilişkisinden kaynaklandığıdır. Kurla büyüyen ekonomiyle üretimle büyüyen ekonomi aynı şey değildir” değerlendirmesinde bulundu.
Dolar bazında iki yıl üst üste aynı oranda artış yaşanmasının büyümenin kaynağı konusunda tereddüt yarattığını dile getiren Eğilmez, “Büyüyor muyuz, yoksa yalnızca daha büyük mü görünüyoruz?” sorusunu gündeme taşıdı.
BÜYÜMENİN KALİTESİ TARTIŞILIYOR
Eğilmez, üretim ve verimlilik artışıyla desteklenmeyen bir milli gelir artışının, yalnızca ölçü biriminin yarattığı bir büyüklük etkisi olarak kalabileceğini belirtti. Kur ve enflasyon arasındaki dengenin dolar bazlı göstergeleri şişirebileceğini ifade eden Eğilmez, refah artışı için kalıcı üretim artışının şart olduğunu vurguladı.
İşsizlik rakamları açıklandı: Gerçek işsizlik yüzde 29,9 oldu Resmi işsizlik yüzde 8,1Ekonomi
ABD-İsrail-İran savaşı Türkiye'yi nasıl etkiler? Mahfi Eğilmez'den kritik ekonomi uyarısıEkonomi