MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında “Askeri Hastaneler” ile ilgili yeni bir tartışma başlattı.

Aslında askeri hastaneler konusu uzun süredir muhalefetin gündemindeydi.

Mutlak butlan kararından önce CHP Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan emekli Amiral Yankı Bağcıoğlu, neredeyse her hafta bu konuya ilişkin açıklama yaparak önemini vurguluyordu.

İYİ Parti ve Zafer Partisi de konu üzerinde duruyor, iktidara askeri hastanelerin yeniden açılması çağrısını yapıyorlardı.

MHP lideri Bahçeli bugün askeri hastaneler konusuna ilişkin şu net çağrıyı yaptı:

“Askeri hastanelerin yeniden açılması ve ordu bünyesine kazandırılması meselesi hayati değerdedir. Askeri hastaneler yeniden yapılandırılmalı, bu bir milli beka meselesidir.”

Şamil Tayyar yanlış biliyor: Askeri hastaneleri kimin kapattığını açıklıyoruz - Resim : 1

Bahçeli, Askeri Hastaneler konusunu gündeme taşıyınca eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar da topa girdi.
Şamil Tayyar, Askeri Hastanelerin kapatılmasının arkasında AKP’nin olduğunu bilerek durumu toparlamaya çalıştı.

AKP’li Tayyar şöyle diyordu:

“MHP Lideri Devlet Bahçeli, askeri hastanelerin yeniden açılmasını önerdi.
15 Temmuz sonrası alınan kapatma kararının temel gerekçesi, askeri hastanelerin vesayet odakları ve FETÖ gibi örgütlerin istismar alanına dönüşmesiydi.
O günkü şartlarda hızlı bir refleksle bu kararın alınması doğru ve yerinde bir karardı.
Ancak.
Aradan geçen süre içinde kapatılan askeri hastaneler ciddi bir boşluk oluşturdu.
Mesela.
Sınır dışındaki Barış Pınarı, Zeytin Dalı gibi operasyonlarda savaş şartlarına uyum sağlayacak sağlık personeli bulmak güçleşti.
Malum savaş şartlarında görev yapabilmek ve ihtiyaca cevap verebilmek ayrı bir eğitim gerektiriyor.
Yine aynı hastane koridorunda yan odada teröristle tedavi görmek zorunda kalan askerin durumu risk oluşturdu.
Bunun gibi uygulamada yaşanan zorluklar askeri hastanelere olan ihtiyacı sürekli artırdı.
Gelinen noktada yeniden açılması önerisine katılıyorum.
Elbette, geçmişteki sorunların bir daha yaşanmaması için gerekli tedbirleri almak şartıyla.”

Şamil Tayyar yanlış biliyor: Askeri hastaneleri kimin kapattığını açıklıyoruz - Resim : 2

Şamil Tayyar da “FETÖ” deyip geçiyordu. Ancak GATA’nın kapatılmasını isteyen komutan, hiç FETÖ’den bahsetmeden bunu gündemine almıştı!

Gülhane Askerî Tıp Akademisi (GATA) dünyaca ünlü profesörleri bünyesinde yetiştiren bir hastaneydi, kapandı.

Askeri Hastaneler konusunda emekli komutanların neredeyse tamamı harp kabiliyeti bakımında en önemli unsurlardan biri olarak görüyor.

KİM BU GATA’NIN KAPATILMASINI İSTEYEN KOMUTAN

Peki, Askeri Hastanelerin kapatılmasının perde arkasında kim var?
FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri’nde büyük değişimler yaşandı.
Bu büyük değişimlerin arkasında SADAT’ın kurucusu emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi vardı.

Adnan Tanrıverdi, 15 Temmuz’dan getirdikleri tüm önerilerin uygulandığını şöyle anlatmıştı:

“Sunduğumuz Anayasa teklifimizdeki Silahlı Kuvvetler'in yeniden yapılandırılması ile ilgili tespitlerimizin aşağı yukarı tamamı 15 Temmuz’dan sonra kongreye girmiştir. Biz o zaman, ‘Harp Okulları, Askeri Okulların tamamı Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanmalı’ dedik, bağlandı. ‘Jandarma Genel Komutanlığı, Genelkurmay’la İçişleri Bakanlığı’na bağlansın’ dedik, bağlandı. ‘Yüksek Askeri Şura’nın yapısı değişsin’ dedik, ‘Askeri Yüksek Yargı kalksın’ dedik, o da gerçekleşti. ‘Başkanlık sistemi gelsin’ dedik, o da geldi. Bu önermelerimizin tamamına yakını 15 Temmuz’dan sonraki yeniden yapılanmada gerçekleşti.”

GATA’nın kaldırılması ve eğitim ve araştırma hastanesine dönüştürülmesi 2013 Yüksek Askeri Şura toplantısında görüşülmüştü.

Bu toplantıdan sonra Adnan Tanrıverdi şunları söylemişti:

“Gülhane Askerî Tıp Akademisi içerisinde zaten bir tıp fakültesi var, doktor yetiştiren. Bir üniversite yapısı var. Genelkurmay ikinci başkanlığına bağlı bir kurum halinde bulunuyor. Üniversite statüsünde YÖK’te temsil ediliyordu. Bu artık bir üniversite haline dönüştürülecek, bunun iyi bir gelişme olduğunu düşünüyorum. Askeri doktorlarla mutlaka asker olmayan doktorlar arasında belki branş olarak bazı farklılık vardır ama netice itibariyle doktorluk doktorluktur. Askeri ihtiyaçlar diğer tıp fakültesinden de karşılanabilir.”