Pınar Karaman “Işığın Aurası” ile Paris’te: Renklerin dili sınırları aşıyor - Resim : 1

Sanatın sözcüklere ve sınırlara ihtiyaç duymayan evrensel bir anlatım biçimi olduğuna inanan ressam Pınar Karaman, 25. kişisel resim sergisi “Işığın Aurası” ile Paris’te sanatseverlerin karşısına çıkıyor.

Cumhuriyetimizin 103. doğum günü vesilesiyle T.C. Paris Büyükelçiliği Kültür ve Tanıtma Müşavirliği ev sahipliğinde gerçekleşen sergi, 7 Ekim 2026 Çarşamba günü saat 18.30’da Champs-Élysées’de açıldı. Davet metninde sergi, “kültürler ve sınırlar arasında süregelen sanatsal diyaloğun Paris’teki özel bir durağı” olarak tanımlanıyor. Türkiye Paris Başkonsolosu Kerem Yılmaz da açılışta bulundu.

Çocuklukta başlayan sanat yolculuğu Paris’e uzandı

1975 doğumlu, evli ve üç çocuk annesi olan Karaman’ın sanatla ilişkisi, yaşamının farklı dönemlerinden ve deneyimlerinden besleniyor. Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nde başlayan akademik hayatı, sanat tutkusunun ağır basmasıyla farklı bir yöne evrildi.

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde özel öğrencilik eğitimi alan Karaman, yıllarca değerli ressam Ebülfez Ferecoğlu atölyesine devam etti.

Pınar Karaman “Işığın Aurası” ile Paris’te: Renklerin dili sınırları aşıyor - Resim : 2

Karaman’ın şu andaki yolculuğuna 9 Eylül Üniversitesi güzel Sanatlar fakültesi resim bölümünün değerli akademisyenleri Prof. Dr. Ahmet Feyzi Korur, Doç. Dr. Sait Toprak ve Özgür Özkan da eşlik ediyor.

Karaman için sanat, insanın yaşam boyunca kendisini yeniden keşfettiği bir yolculuk.

Bugüne kadar 720 eser üreten Karaman’ın çalışmalarında yağlı boya ve kuru pastel teknikleri öne çıkıyor.

Cumhuriyetimizin 103. Yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleşen “Işığın Aurası” sergisi bu uzun yolculuğun Paris’teki yeni durağını oldu.

Pınar Karaman “Işığın Aurası” ile Paris’te: Renklerin dili sınırları aşıyor - Resim : 3

Işık, insanın iç dünyasının metaforu

Sanatçının dünyasında ışık; estetik bir unsur olmanın yanısıra insanın kaybettiği, aradığı, yeniden bulduğu ve kimi zaman bir başkasında keşfettiği duyguların metaforuna dönüşüyor.

Bir anne, kadın, öğrenci ve sanatçı olarak farklı yaşam deneyimlerinden beslenen Karaman; eserlerinde aşkı, şefkati, yalnızlığı, umudu ve insanın kendi varlığıyla yüzleşmesini resmin diliyle anlatıyor.

Pınar Karaman “Işığın Aurası” ile Paris’te: Renklerin dili sınırları aşıyor - Resim : 4

Pınar Karaman’ın “hissedilenin ve duygunun izini sürdüğü”, sanatın onun dili, renklerin ise bu dilin sözcükleri olduğu vurgulanıyor.

Pınar Karaman “Işığın Aurası” ile Paris’te: Renklerin dili sınırları aşıyor - Resim : 5

Bu nedenle “Işığın Aurası”, farklı kültürlerin aynı duyguda buluşup buluşamayacağına dair sanatsal bir soruyu ortaya koyuyor.

Pınar Karaman “Işığın Aurası” ile Paris’te: Renklerin dili sınırları aşıyor - Resim : 6

Bu soruya Karaman’ın cevabı ise tuvallerinde saklı: İnsanların dilleri ve coğrafyaları değişse de aşkın, sevginin, şefkatin ve umudun tercümeye ihtiyacı yok.