TBMM 28. dönem 5. yasama yılı resmen başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Meclis Genel Kurulu'na hitap etmek üzere TBMM'ye geldi. YENİ Parti ve CHP grupları, Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu Erdoğan'ı alkışlamadı ve ayağa kalkmadı. Erdoğan kürsüye çıktığı sırada YENİ Parti lideri Özgür Özel, grubuyla birlikte Genel Kurul'u terk etti.
Özgür Özel, Genel Kurul'u terk etmelerine ilişkin şu açıklamayı yaptı:
Özgür Özel'den Cumhurbaşkanı Erdoğan'a: Partimize yargı darbesi yapan, cumhurbaşkanı adayımızı hapse atan birisini, daha bu sabah Mersin Belediye Başkanı'na operasyon yapan birisini dinlemeye harcayacak vaktimiz yok.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Genel Kurul'a hitap ediyor. Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:
"Yeni yasama yılının hayırlara vesile olmasını diliyorum. Dünyada Gazilik ile iki kez müşerref olan Tek Meclis Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir. Bu Meclis milletin ayağına pranga, boynuna urgan geçirmeye çalışanlara karşı milli mücadeleyi başarıyla sevk ve idare etmiştir. Milli iradenin tecelligahı olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin itibarını her şeyin üzerinde tutmamız gerektiği açıktır. Siyasetçiler olarak birinci vazifemiz, emanetini taşıdığımız aziz milletimize layıkı veçhile hizmet etmektir.
"FON SORUNUNU ÇÖZÜYORUZ"
Sermaye piyasası kuralları çerçevesinde, hakkaniyet ve adaleti gözeterek, kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, bu meseleyi süratle çözüyoruz. Bu konunun, iktisadi güvenliğimize ve toplumsal barışımıza yönelik bir tehdit unsuruna dönüşmesine inşallah fırsat vermeyeceğiz.
"TÜRK MİLLETİNİN ARTIK KAYBETMEYE TAHAMMÜLÜ YOKTUR"
Türkiye'nin ayarlarının bozulması, siyasetin işine yaramaz, sadece ve sadece Türkiye'nin hasımlarının işine yarar. Ne Türkiye'nin ne de Türk milletinin artık kaybetmeye tahammülü yoktur. Hiç kimsenin de Türkiye'ye ve Türk milletine kaybettirmeye hakkı yoktur. Türkiye'de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu 'cephe siyasetinin' raf ömrü dolmuştur. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır. Ya kutuplaşmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz ya da asgari müşterekte buluşmayı esas alan yeni siyaseti Türkiye'ye hakim kılacağız. Her siyasi partinin önceliği Türkiye olmak zorundadır. Türkiye'nin kendi iç dinamiklerinden güç alarak, Türkiye merkezli siyaset icra etmelidir.
Çerçeve yasada vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. Türkiye'nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları inanıyorum ki daha da olgunlaşacaktır.
YENİ ANAYASA VE TERÖRSÜZ TÜRKİYE MESAJI
Çerçeve yasada vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. Türkiye'nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları inanıyorum ki daha da olgunlaşacaktır. Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye'nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye'nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye'yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir. Yeni ve sivil anayasa hedefi Türk demokrasisinin rüştünü ispat mücadelesidir. Gazi Meclisimiz, her dönem ve her koşulda anayasa yapmaya ehildir, yetkilidir. Türkiye'nin ufkunu genişletecek yeni bir anayasa, kutuplaşma siyasetinin değil, mutabakat içinde rekabeti esas alan yeni siyasetin eseri olacaktır. Milletimizin yeni bir anayasa özlemi üretilmiş korkuların, esiri haline getirilmemeli. Anayasanın yürürlükteki ilk 4 maddesiyle ilgili tavrımız bellidir."